Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/4875 E. , 2022/2600 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4875
Karar No:2022/2600
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’den tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsil edilmesi amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı, 336.153,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacının 24/05/2004 ila 30/03/2007 tarihleri arasında … Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğu, anılan şirketin 30/03/2007 tarihinde … Fonu (… ) tarafından devralındığı, devir sonrasında dava konusu ödeme emrine dahil olan idari para cezasına karşı … Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı, açılan dava sonucunda verilen görevsizlik kararı üzerine … Asliye Ceza Mahkemesi’nde itirazen incelenen dava hakkında itirazın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve şirketten tahsil edilemediğinden bahisle söz konusu amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden, 6183 sayılı Kanun kapsamında amme alacağının şirketten tahsil edilmeye çalışıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, ilgili mevzuatta amme alacağının ödenmesinden birinci derecede asıl borçlu şirketin sorumlu olduğunun kurala bağlandığı, bu itibarla, söz konusu amme alacağının öncelikle şirketten tahsile çalışılması, tahsil edilememesi halinde ikinci derecede sorumlu kanuni temsilcilere yönelinmesi gerektiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, anılan Kanun gereğince, asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip yolları tüketilmeden tesis edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu alacağın asıl borçlu şirketten tahsilinin mümkün olmadığının alenen ortada olduğu, hiçbir borcunu ödeyemeyen, gayrifaal olan, paraya çevrilebilir değerlerine … tarafından el konulan şirket yerine kanuni temsilcilerin takibine başlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrine dahil borca ilişkin idari yaptırım kararının tesis edildiği tarihte davacının şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili olduğu, bu nedenle söz konusu borçtan sorumlu tutulacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirket hakkında takip ve tahsil yollarının tüketilmediği, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.