Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/7197 E. , 2022/2913 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7197
Karar No : 2022/2913
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’i olan 296.977,20-TL’nin ödenmesi gereken kurumlar vergisi üzerinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin 296.977,20-TL’lik kısmının kaldırılması ile 296.977,20-TL geçici vergi tutarının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığı davacı şirketin 2015 yılının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergisi beyannamesini süresinde vermediğinden bahisle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen, beyannamelerin kanuni süresinde verilmiş olma şartını ihlâl edip etmediği hususuna ilişkin olduğu, davacı şirketin üretimde kullandığı petrol kokunun, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli I sayılı listede yer almakla birlikte, bu ürünün tesliminde özel tüketim vergisi tutarının, kg başına sıfır (0) TL olması nedeniyle özel tüketim vergisine tabi olmadığı, ancak boş da olsa beyanname verildiği dolayısıyla beyannameler üzerine tahakkuk eden ve ödenmeyen bir verginin bulunmadığı, davacı şirketin herhangi bir vergi kaybına neden olmadığı, Kanun’da vergi indiriminden yararlanmak için aranan diğer şartların da davacı tarafından taşınmadığına yönelik herhangi bir ihtilaf bulunmadığının anlaşılmasının yanında 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121’inci maddesinde yer alan; vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indiriminden faydalanabilmeleri için ilgili beyannamelerin zamanında verilmesi ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması gereğine ilişkin hüküm ile her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemelerin bu şartın ihlali sayılmayacağına ilişkin hükmün birlikte değerlendirilmesi sonucunda, maddede sayılan şartları taşıdığı görülen davacı şirkete indirim hakkı tanınmayarak 2017 yılına ilişkin hesaplanan kurumlar vergisinin %5’ine tekabül eden 296.977,20 TL vergi tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu kurumlar vergisi tahakkuku iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergilendirme alanında muafiyet, istisna ve indirim hükümlerinin yorum yoluyla genişletilmesi veya daraltılmasının Anayasanın 73. maddesinde ifade edilen verginin yasallığı ilkesine aykırı düşeceği gibi kanunda yer alan bir kuralın, nitelikleri ve kuruluşları ona benzeyen fakat kanunda düzenlenmemiş olan diğer bir olaya uygulanması olan “kıyas”ın, vergi hukukunda uygulanmasının yasaklanmış olması karşısında, (0) matrahlı da olsa özel tüketim vergisi beyannamesini kanuni süresi içinde vermediği ihtilafsız olan davacı şirketin, 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesinin açık hükmüne göre 2017 yılı kurumlar vergisi yönünden vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden faydalanma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121.maddesinde yer alan düzenlemenin amacı vergi ödevlerini yerine getiren mükelleflere bir ayrıcalık tanınması olup değinilen düzenlemeyle vergiye uyumlu oldukları kabul edilen gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yıllık beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5 inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilmesine imkan sağlandığı, (0)-Tl özel tüketim vergisinine tabi olan ürünler için mükellefiyet tesis edilmesini zorunlu kılan hükümler bulunmadığı gibi beyanname verme zorunluluğu olmayan, boş verilen beyannamenin süresinde verilmemesinin vergi beyannamelerini süresi içerisinde verme şartının ihlali anlamına gelmeyeceği, aksi yöndeki yaklaşımın hükmün getiriliş amacına aykırı olacağı, yapılan tahakkuk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirketin, (0)-TL matrahlı da olsa bir kısım özel tüketim vergisi beyannamesini süresi içerisinde vermediği açık olup, 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121.maddesindeki düzenlemenin şartlarını taşımadığı anlaşılan davacı adına yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacı şirketin üretimde petrol koku kullandığı, petrol koku Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli I sayılı listede yer almakla birlikte bu ürünün tesliminde özel tüketim vergisi tutarının, kg başına sıfır (0) TL olduğu ve bu nedenle ürünün esasında özel tüketim vergisine tabi olmadığı, ancak boş da olsa beyanname verildiği, boş verilen beyanname nedeniyle özel tüketim vergisi tahakkuk etmediği, sadece beyannameden doğan damga vergisinin tahakkuk ettiği, tahakkuk eden bu miktarın da Kanun’da belirtilen 250-TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, (0) matrahlı beyan edilen özel tüketim vergisi beyannamelerinin salt kanuni süresinden sonra verilmesinin kanunda yazılı şartların ihlal edildiği sonucuna ulaşılarak özel tüketim vergisi beyannamelerinin süresinde verilmediğinden hareketle davacı şirketin vergiye uyumlu mükelleflere tanınan indirim hakkından faydalandırılmaması işleminde hukuka uygunluk görülmemiş olup, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi” başlıklı mükerrer 121. maddesinin 1.fıkrasında, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği düzenlenmiştir.
Mükerrer 121’inci maddesinin genel gerekçesinde ise, yatırımın, üretimin, istihdamın artırılması için yapılan yasal düzenlemelere ilave olarak hazırlanan kanun teklifiyle, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla, uyumlu gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yıllık beyanname ile beyan ettikleri gelir ve kurumlar vergisinin belli bir kısmına kadar indirim yapılması yönünde düzenlemeler yapıldığı belirtilmektedir.
Olayda davacı şirketin üretimde petrol koku kullandığı, petrol koku Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli I sayılı listede yer almakla birlikte bu ürünün tesliminde özel tüketim vergisi tutarının, kg başına sıfır (0) TL olduğu ve bu nedenle ürünün esasında özel tüketim vergisine tabi olmadığı, ancak boş da olsa beyanname verildiği, boş verilen beyanname nedeniyle özel tüketim vergisi tahakkuk etmediği, sadece beyannameden doğan damga vergisinin tahakkuk ettiği, tahakkuk eden bu miktarın da Kanun’da belirtilen 250-TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, (0) matrahlı beyan edilen özel tüketim vergisi beyannamelerinin salt kanuni süresinden sonra verilmesinin kanunda yazılı şartların ihlal edildiği sonucuna ulaşılarak özel tüketim vergisi beyannamelerinin süresinde verilmediğinden hareketle davacı şirketin vergiye uyumlu mükelleflere tanınan indirim hakkından faydalandırılmaması işleminde hukuka uygunluk görülmemiş olup, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.