Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/341 E. , 2022/6957 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/341
Karar No : 2022/6957
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : İzmir İli, Torbalı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı Hazinenin hissesi bulunan taşınmaz ile yaklaşık 2245 m2 yüzölçümlü Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici alanda, Torbalı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı Kararnamenin 99. maddesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, Hazineye ait taşınmazlara ilişkin olarak İzmir Defterdarlığı yerine, İzmir Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) davacı olarak alınarak, gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 13/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY : Dava, İzmir İli, Torbalı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı Hazinenin hissesi bulunan taşınmaz ile yaklaşık 2245 m2 yüzölçümlü Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici alanda, Torbalı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, … ada, … sayılı parsel ve eş değer alanı … ada, … sayılı parsel haricindeki alanlardaki kullanım kararlarının değişikliğine ilişkin nesnel ve teknik gerekçelerin bulunmadığı, dava konusu plan değişikliğine konu tescil harici alandan kaldırılan dini tesis alanının üst ölçekli planlarda kentsel gelişme alanı olarak planlanmış bölgede konumlanması nedeniyle gelecekte söz konusu bölgede plan kararları ile belirlenmiş bir nüfusa hizmet etmesinin beklendiği, ancak mevzuat ile tarif edilen en az 250 m. koşulunun sağlanmadığı hususları dikkate alındığında, … ada, … sayılı parselin güneybatı köşesinde konumlanan dini tesis alanı kullanımının gerek eş değer alan, gerekse hizmet çapı temelli mesafe koşullarının sağlanmaması yönünden planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve imar mevzuatına aykırı olduğu, dava konusu dini tesis alanlarının kent içindeki bütünsel dağılımını etkileyen, kullanım alanlarını ve hizmet çaplarını değiştiren ve kullanımların birbirleriyle ilişkilerinin diğer çevre kullanımların da etkilendiği türden plan kararları içeren değişikliklerin nazım plan çerçevesinde ele alınması gerektiği hususu dikkate alındığında, dava konusu alanda nazım planlama ölçeğinde bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle gerçekleştirilen plan değişikliklerinin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, anılan istinaf kararı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
İdare Mahkemesince, esas olarak dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda mevcut 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığından bahisle 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu gereğince uygulama imar planının nazım imar planı esas alınarak çizileceği, diğer bir deyişle öncelikle nazım imar planının yapılması gerektiğinde duraksama bulunmamakta ise de, somut olayda nazım imar planı bulunmadan onaylanan dava konusu uygulama imar planına karşı açılan davada davacı tarafından … ada … parselin mevcut uygulama imar planında kısmen rekreasyon kısmen jandarma alanında kaldığı, değişiklik ile rekreasyon alanı olarak belirlenen alanın kısmen dini tesis alanı olarak değiştirildiği ve azalan yeşil alan ihtiyacının plan genelinden karşılanması için yaklaşık 2.245 m2 tescil harici (dini tesis alanının), park alanına dönüştürüldüğü, park alanının azalan rekreasyon alanını karşılayacak kullanımda bir alan olmadığı, tescil harici alanın, mevcut imar planında tescile tabi bir kullanım olan dini tesis alanı iken terke konu edilebilecek park alanı kullanımına ayrılmasının Hazine zararına yol açabileceği ileri sürülerek iptali isteminde bulunduğu, planın taşınmazlarına ilişkin kısmının iptalini talep etmedeki temel amaçlarının bu olduğu gözetilerek uygulama imar planının planlama ilkelerine uygunluk yönünden iddiaları gözetilerek esasa dair inceleme yapılması suretiyle ulaşılan sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Söz konusu imar planının tamamının iptali istemiyle bir dava açılıp iptal kararı verilmediği sürece, sadece tek bir parsele yönelik kullanım kararının iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı tek bir parsele özgü nazım imar planı yapılmasının fiili ve hukuki imkansızlığı göz önünde tutulduğunda somut olay bazında sonuç olarak uyuşmazlığın esası incelenmeden yol ve yeşil alan gibi sosyal donatı dengesinin bozulması sonucunu doğuracağı gibi davacının dava açmadaki amacı yönünden de lehine bir uygulama imar planı değişikliği yapılması olanağını ortadan kaldırmayacağı açıktır.
Uygulama imar planının tek bir imar parseliyle ilgili olarak verilen kullanım kararının iptali istemiyle açılan davada; söz konusu alanda nazım imar planı bulunmadığı gerekçesiyle uygulama imar planının sadece uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmının iptali yolunda verilen kararın esasında davacının dava açmadaki amacına hizmet etmeyeceği, taşınmazı plansız konuma getirmesi nedeniyle bilakis aleyhlerine sonuç doğuracağı açıktır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince; uygulama imar planıyla ilgili olarak uyuşmazlığın esasıyla ilgili inceleme yapılarak, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken planlama usulüne yönelik gerekçelerle verilen iptal kararında hukuka ve usule uygunluk bulunmadığı görüş ve kanaati ile temyize konu kararın bozulması gerekeceği oyu ile daire kararına katılmıyorum.