Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/1322 E. , 2022/3967 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1322
Karar No : 2022/3967
DAVACI : … Turizm Yatırım A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. 31/12/2018 tarih ve 30642 (4.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (4) numaralı alt bent ile
2. 31/12/2018 tarih ve 30642 (4.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Birinci dava konusu düzenleme yönünden; düzenlemenin rekabeti engelleyici nitelikte olduğu, dayanağının bulunmadığı, taşımacılar için ekonomik koşulları zorlayacağı, lüks taşımacılığa neden olunarak tekelleşme sonucu doğuracağı, belirlilik ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, mevzuata uygun olarak yetki belgesi aldıktan sonra mevzuatta meydana gelen değişiklikle haklı beklentilerin zarar gördüğü; ikinci dava konusu düzenleme yönünden; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nda yer almayan ve taşımacıların 6 ay süre ile çalışma özgürlüklerini elinden alan, buna ek olarak bir aracın 6 ay taşımacılıkta kullanılmamasına yol açan bir yaptırımın Yönetmelikle getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, çalışma hak ve özgürlüğünü engellediği, taşıma belgesi sahipleri taşıma faaliyetlerini şoförler aracılığıyla yürüttüğünden yetki belgesi sahiplerinin bilgisi olmadan araç şoförlerinin yetki belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunması halinde yetki belgesi sahibinin de cezalandırılmasının öngörüldüğü, bunun cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, düzenlemenin belirli bir meslek grubunun (taksiciler) menfaatini korumak amacıyla yapılmış olduğu ve yine belirli bazı meslek gruplarının (A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri) ölçüsüz ve ciddi mağduriyetine sebep olacağı, bu haliyle eşitlik ilkesine de aykırı olduğu, 6 aylık kısıtlamanın nedeninin de belirtilmediği, maddede belirtilen ihlali hangi kurumun ne şekilde tespit edeceğinin belirsiz olduğu, aynı fiilden dolayı yetki belgesi iptal edilirken aynı zamanda kişilere 6 ay süre ile yetki belgesi verilmeyeceği belirtildiğinden aynı fiilden dolayı iki kez yaptırım uygulanmasının öngörüldüğü ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın ehliyet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği ve davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak, ilgili mevzuat uyarınca karayolu taşımacılığının düzenlenmesi konusunda yetkili bulunduğu, A1 veya D2 yetki belgesi sahibi kişilerin uber platformu üzerinden yolcu taşıdığı ve taksiciler aleyhine bir durum yarattığı, yolcu taşımacılığında komisyonculuğun 4925 sayılı Kanunda yasaklandığı, A1, B2, D2 yetki belgesi ile belediyelerin yetki ve sorumluluğunda bulunan ticari taksi taşımacılığı yapılmasının yasak olduğu, A1 ve D2 yetki belgesi sahipleri ile D1 ve D4 yetki belgesi sahipleri arasında anlaşmazlıkların çıktığı, daha çok kısa mesafelerde veya güzergah üzerinde indir-bindir şeklinde kuralsız yolcu taşımacılığı yapıldığı, bu durumda da şehir içi trafiği düzenlemekten sorumlu yerel makamların tarifesiz yolcu taşıması yapan araçlarla ilgili yetkileri ve yapılacak uygulamalar konusunda tereddüte düştükleri, mülga Karayolu Taşıma Yönetmeliğine göre adlarına A1 yetki belgesi düzenlenmiş kişilerin müracaatları sonucunda geçiş süreci öngörüldüğü, Yönetmeliğin dava konusu edilen hükümlerinde dava devam ederken değişiklik yapıldığı, davanın konusuz kaldığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (4) numaralı alt bent yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, 10. maddesi ile 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişiklik yönünden ise; kısmen davanın reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : Fikriye DOĞRU
DÜŞÜNCESİ : Dava; 08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 24. maddesinde değişiklik yapan 31/12/2018 tarih ve 30642 sayılı (4.Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 8. maddesi ile 30. maddesinin 4. fıkrasında değişiklik yapan Yönetmeliğin 10. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 24. maddesinde değişiklik yapan Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden;
31/12/2018 tarih ve 30642 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin dava konusu 8. Maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “yetki belgesi eki taşıt belgesine en fazla 20 adet,” ibaresi “veya” olarak değiştirilmiş, aynı bendin (3) numaralı alt bendinde yer alan “yapılacak taşıma sözleşmesine istinaden” ibaresinden sonra gelmek üzere “A1 yetki belgesi eki taşıt belgesine” ibaresi eklenmiş, aynı bende (4) numaralı “4) Kamu kurumu/kuruluşu haricindekilere hizmet vermek üzere A1 yetki belgesi alacakların, yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek taşıtlarının 2.900 cm3 silindir hacminden az ve 4 yaşından büyük olmaması zorunludur.” alt bent eklenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “Emniyet Genel Müdürlüğü” ibaresi “tescil biriminin” olarak değiştirilmiştir.
Dava konusu bu düzenleme ile (A1) veya (A2) yetki belgesi eki taşıt belgesine en fazla 10 araç kaydedilebileceği; A1 yetki belgeli araçların 2900 cm³ silindir hacminden az ve 4 yaşından (10/1/2020-31004 R.G.!de yayımlanan değişiklik ile 3 yaşından) büyük olmamasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış olup; davacının ise (D2) yetki belgeli taşımacılık yaptığı görülmekle anılan düzenlemenin iptalini istemede hukuki yararı bulunmamaktadır.
Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 30. maddesinde değişiklik yapan Yönetmeliğin 10. maddesi yönünden;
Dava konusu bu düzenleme ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 2. fıkrasında bir takım değişiklikler yapılmış, ayrıca 4. fıkrada yer alan ve (A1), (B2) ve (D2) yetki belgesi sahiplerinin araçlarını yetki belgesi kapsamı dışında kullandırması halinde uygulanacak yaptırımı belirleyen düzenlemede değişiklik yapılmıştır.
Dava dilekçesinde yalnız 4. fıkrada yapılan değişikliklere ilişkin hukuka aykırılık nedenlerinin öne sürülmesi ve 4. fıkranın hukuka aykırılığından söz edilmiş olması nedeni ile inceleme 4. fıkraya hasren yapılmıştır.
Davaya konu düzenlemenin değişiklikten önceki halinde ”Yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” kuralı yer almakta iken, davaya konu düzenleme ile ”A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” şeklinde kural konulmuştur.
Dava devam ederken; Yönetmeliğin bu hükmünde, 15.11.2019 gününde yapılan değişiklik ile “A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.” kuralı getirilmiş olmakla; davacı tarafından öne sürülen hukuka aykırılık nedenlerinin ortadan kalktığı görüldüğünden, Yönetmeliğin bu kısmı yönünden istemin esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 24. maddesinde değişiklik yapan 31/12/2018 tarih ve 30642 sayılı R.G.’de yayımlanan Yönetmeliğin 8. Maddesinin iptali isteminin Ehliyet Yönünden Reddine; 30. maddesinin 4. fıkrasında değişiklik yapan Yönetmeliğin 10. Maddesi yönünden ise dava hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığı kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
31/12/2018 tarih ve 30642 (4.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine (4) numaralı alt bent eklenmesi ve 10. maddesi ile 30. maddesinin 4. fıkrasında değişiklik yapılması üzerine bakılan dava açılmıştır.
Dava konusu düzenlemeler şu şekildedir:
“Taşıtların yaşı, cinsi ve diğer şartlar
MADDE 24 – (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki taşımalarda kullanılacak ve yetki belgesi eki taşıt belgesine kaydedilecek veya asgari kapasite hesabında değerlendirilecek taşıtların aşağıdaki şartlara uygun olması gerekir. Buna göre;
a) A türü yetki belgesi ile ilgili olarak:
(…)
4) Kamu kurumu/kuruluşu haricindekilere hizmet vermek üzere A1 yetki belgesi alacakların, yetki belgesi eki taşıt belgesine ilave edilecek taşıtlarının 2.900 cm³ silindir hacminden az ve 4 yaşından büyük olmaması zorunludur.”
2. “Taşıt belgelerine kayıtlı taşıtların kullanılması ve istisnai haller
MADDE 30 –
(4) A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenemez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.”
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (4) numaralı alt bendinin iptali isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde iptal davaları, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; aynı Kanun’un 15. maddesinin 1/b bendinde ise, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdare hukukunun yerleşik içtihatları gereği; idarî işlemlerin, bu idarî işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından, iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan subjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali” kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı mercilerince belirlenmekte; davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından D2 yetki belgesi kapsamında yolcu taşımacılığı yapıldığı, dava konusu edilen Yönetmeliğin 8. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (4) numaralı alt bentte ise A1 türü yetki belgesi kapsamında taşımacılık yapacakların kullanacakları taşıtlara ilişkin düzenlemeler getirildiği görülmektedir.
Bu durumda, güncel bir A1 yetki belgesi bulunmayan davacının söz konusu düzenlemenin iptalini istemekte meşru, güncel ve kişisel menfaati bulunmadığı ve bu kısım yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı idarenin diğer usuli itirazları ise yerinde görülmeyerek iptali istenen diğer Yönetmelik hükmü yönünden işin esasının incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 1. maddesinde; Kanunun, karayolu taşımalarının ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlenmesi, taşımada düzen ve güvenliğin sağlanması, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarının belirlenmesi, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerinin, haklarının ve sorumluluklarının saptanması, karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasının sağlanması amacıyla çıkarıldığı, 2. maddesinde; Kanunun, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsadığı, 4. maddesinde; taşımaların; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirileceği, 5. maddesinin birinci fıkrasında; taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, üçüncü fıkrasında; taşımacılara, yetki belgesinden ayrı olarak taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verileceği, dördüncü fıkrasında; taşıma işleri işletmecilerinin sayısı, yolcu ve eşya kapasitesi, taşıtların durumu, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlığın yetki belgelerinin verilmesinde sınırlamalar ve yeni düzenlemeler getirebileceği; 27. maddesinde; bu kanunda yazılı idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma Bakanının yetkilendirdiği bakanlık personeli, trafik polisi ve zabıtası, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde rütbeli jandarma personeli, sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ve gümrük muayene memurları ile bunların amirleri, terminallerde görevli belediye zabıtası yetkili olup; bu kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideler uygulanacağına ilişkin hususların yönetmelikle düzenleneceği; bu kanuna göre verilen idari para cezalarının, yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, 34. maddesinde; bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri ve taşıt belgeleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları, uygulanacak idari müeyyideleri düzenleyen yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazete’de yayımlanacağı belirtilmiştir.
08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin “Yetki belgesi türleri” başlıklı 6. maddesinde, D2 türü yetki belgesinin, otobüsle ticari ve tarifesiz olarak yolcu taşımacılığı yapacaklar için düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Dava Konusu Yönetmeliğin 10. maddesi ile 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin iptali isteminin incelenmesi:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri değerlendirildiğinde, davalı Bakanlığın, davaya konu edilen Yönetmelik ile yaptığı düzenlemelerde yetki sahibi olduğu görülmekle, düzenlemelerde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davaya konu düzenleme ile ”A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” şeklinde kural konulmuştur.
Ne var ki Yönetmeliğin bu hükmünde 15.11.2019 gününde yapılan değişiklik ile “A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.” kuralı getirilmiş olduğundan ve her ne kadar İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 21.10.2019 tarih ve Yd İtiraz No: 2019/942 sayılı kararıyla “Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” hükmünün yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ise de anılan kararın davalı idareye 30.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idare tarafından bu tarihten önce kendi iradesiyle söz konusu hükmün yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden yürürlükten kaldırılan “(…) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez.” ve “(…)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez” ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu hükmün diğer kısımlarının incelenmesinden ise dava açmayı gerektiren koşulların varlığını koruduğu anlaşıldığından söz konusu hükmün hukuken değerlendirilmesi gerekmektedir.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 5. maddesinde taşımacılık yapılabilmesi için yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, 26. maddesinde yetki belgesi kapsamı dışında taşımacılık yapanlara idari para cezası uygulanacağı, 27. maddesinde bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyide uygulanacağının Yönetmelikte belirleneceği, Kanuna göre verilen idari para cezalarının Yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kural altına alınmış, özellikle uygulamada A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerince kapsam dışı faaliyette bulunulduğuna yönelik davalı idareye ulaşan şikayetler de dikkate alınarak dava konusu maddede yetki belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunanlara ve/veya yetki belgesi sahibi olmayan gerçek ve tüzel kişilerin faaliyeti için taşıtlarını kullandıranlara uyarma müeyyidesinin uygulanacağı, yasaklı faaliyetin tekrarının belli bir sayıya ulaşması halinde de yetki belgesinin iptaline karar verileceğine ilişkin düzenleme getirilmiş olup, söz konusu düzenlemelerde dayanak Kanuna, ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığından anılan hükümler yönünden iptal isteminin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 31/12/2018 tarih ve 30642 (4.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (4) numaralı alt bent yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 31/12/2018 tarih ve 30642 (4.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin “(…) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez. ” ve “(…)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez” ibareleri yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, diğer kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin …-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan …-TL’nin ise davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
09/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.