Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1720 E. , 2022/2582 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/1720
Karar No:2022/2582
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Menkul Kıymetler Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortaklarından …’nin paylarını, bir diğer ortak …’ya devretmesi üzerine, devre onay verilmesi için yapılan başvuru sürecinde verilen beyannameye ilişkin olarak standart belge ve formların amacına uygun hazırlanmadığı, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (Kurul) yanıltılmasına yol açıldığı ve Kurul’ca belirlenen standart ve formlara aykırılık oluşturulduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca davacı hakkında 22.407,00-TL idarî para cezası uygulanmasına yönelik … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptaliyle ihtirazi kayıtla yatırılan 16.809,15-TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya haciz müzekkeresinin 07/08/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacının yetkililerinin anılan tarih itibarıyla söz konusu haciz kararından haberdar oldukları, Kurul’a haciz kararı hakkında herhangi bir bilgi vermedikleri, yalnızca “paylar üzerinde herhangi bir rehin ve takyîdât olmadığına ilişkin” 22/08/2014 tarihli beyanname verdikleri, davacının yaptığı savunmada her ne kadar hukuken geçerli bir haciz işleminin bulunmaması nedeniyle bu şekilde ifade edildiği belirtilmişse de, davacının pay devri başvurusu dosyasında sunduğu söz konusu beyannameye ilişkin olarak Kurul tarafından belirlenen formun gereği gibi hazırlanmadığı, eksik bilgi verildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği;
İlgili mevzuat uyarınca, şirketlerin pay devirlerinde başvuru yazısı ekinde yer alması gereken standart belge ve formların Kurul tarafından önceden belirlendiği, Kurul’un internet sitesinde kamuoyuna duyurulduğu, söz konusu formlardan “Pay Devri Gerçek Kişi (İzne Tabi)” başlıklı formun 11. maddesinde, devredilen paylar üzerinde herhangi bir rehin ve takyîdât olmadığına ilişkin olarak ilgili şirket yetkilileri tarafından beyanname verilmesinin zorunlu olduğu, beyannamede yer alacak bilgilerin içeriği itibarıyla doğru ve Kurul’un yanıltılmasına yol açmayacak şekilde tam ve eksiksiz olması gerektiği, ancak davacının, şirket yetkilileri tarafından verilen beyannameye ilişkin olarak, devre konu paylar üzerinde geçerli bir haciz bulunmamakla birlikte, söz konusu beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, İcra Müdürlüğü’nün haciz kararının davacı şirkete tebliğ edilmiş olması sebebiyle, davacı şirket ortağı …’nin paylarının icra takibine konu edildiği, icra takibinde haciz aşamasına gelindiği, davacı tarafından bu bilgiye sahip olunmasına rağmen, konuya ilişkin Kurul’a herhangi bir bilgi verilmeksizin, yalnızca devredilen paylar üzerinde herhangi bir rehin ve takyîdât olmadığı yönünde beyanname verilmesinin, 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükümlere aykırı olduğu;
Bu itibarla, davacı tarafından “Pay Devri Gerçek Kişi (İzne Tabi)” başlıklı formun gereği gibi hazırlanmadığından bahisle davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, paylar üzerinde geçerli bir haciz bulunmadığı, takyîdât bulunmayan paylara yönelik olarak doğru beyanname verildiği, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.