Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3814 E. 2022/2122 K. 09.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3814 E.  ,  2022/2122 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3814
Karar No : 2022/2122

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … San. İşletmeleri İç ve Dış Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 08/04/2021 tarih ve E:2018/4888, K:2021/1715 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün, davacı adına düzenlenen … numaralı Onaylanmış Kişi Statü Belgesi kapsamında yararlanılan hak ve yetkilerin askıya alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin, söz konusu işlemlerin dayanağını oluşturan Gümrük Yönetmeliği’nin 25. maddesinin 6. fıkrasının ve Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Sıra No:1)’nin 42/A maddesinin 5. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 08/04/2021 tarih ve E:2018/4888, K:2021/1715 sayılı kararıyla;
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 10., 71. ve 73. maddeleri, 07/10/2009 tarih ve 27369 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 1., 2., 22., 23., 24. ve 25. maddeleri, 30/12/2011 tarih ve 28158 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Sıra No:1)’nin 1., 2., 4., ve 42/A maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine atıfta bulunularak;
Dava Konusu Düzenleyici İşlemlerin İncelenmesi:
Onaylanmış kişi statüsü ve bu statünün sağladığı hak ve uygulamaların; ticari kayıtlarını genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olarak tutan, mali yeterliliği bulunan, belli sayıda kişi istihdam eden ve belli bir dış ticaret performansına sahip firmalara gümrük işlemlerinde bazı kolaylıklar getirdiği, statünün kazanılması için aranan koşulların, statünün devamı süresince de arandığı, bu bakımdan statü sahiplerinin gümrük mevzuatına uygun hareket edecekleri konusundaki güvene dayalı bir sistem olduğunun anlaşıldığı,
Bu bakımdan, dava konusu düzenleyici işlemlerin masumiyet karinesini ihlal eder bir boyutunun bulunmadığı, kendi içlerinde idari düzenleme alanında bir faaliyetin risk analizi ile güvenliğinin sağlanması amacına yönelik olduğu, düzenleniş biçimleri itibarıyla birbiriyle çelişen hükümler içermediği, ayrıca beyanın kontrol türüne ilişkin kolaylaştırmalardan yararlanma izni askıya alındığında bunun gümrük işlem ve uygulamalarının geçici bir süre basitleştirilmiş usullere göre değil normal usullere göre yapıldığı, bu haliyle iddia edilen suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin uygulama alanı dışında bir düzenleme olduğu ve normlar hiyerarşisine uygun olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, dava konusu düzenleyici işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu işlemlerin incelenmesi:
Dava konusu işlemlerde iptali istenen düzenleyici işlemlere yer verilerek, bu düzenlemelerde belirtilen şartların gerçekleşmediği değerlendirmesinde bulunulduğu, davacı şirket yönetim kurulu üyesi hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının içeriğine yönelik bir yorumda bulunulmadığı, faaliyet alanındaki risk analizi ve güvenlik koşulları değerlendirilerek dayanağı düzenleyici işlemlerin amacına da uygun olarak tesis edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu bireysel işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, onaylanmış kişi statüsü kapsamında yararlanılan hak ve yetkilerin askıya alınmasına ilişkin dava konusu kuralların idari yaptırım niteliğini haiz olduğundan kanunla düzenlenmesi gerektiği, bu nedenle dava konusu düzenlemeler ve bu düzenlemelere dayanılarak tesis edilen işlemlerin Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suç ve cezaların kanuniliği” ilkesine aykırı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 5. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinin düzenlendiği, onaylanmış kişi statüsü kapsamında yararlanılan hak ve yetkilerin askıya alınmasına ilişkin dava konusu düzenleme ve işlemlerin anılan hükme de aykırı olduğu, davanın reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 08/04/2021 tarih ve E:2018/4888, K:2021/1715 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 09/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.