DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/30 E. , 2022/2125 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/30
Karar No : 2022/2125
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 20/08/2014 tarihinde tedavi amacıyla başvurduğu Şarköy Devlet Hastanesinde yapılan enjeksiyon neticesinde sağ bacağının diz altı kısmının felçli hale gelmesinin, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisle, uğranıldığı iddia olunan zarara karşılık 250.000,00-TL maddi, 250.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…286, K:… sayılı kararıyla;
Davacının, 20/08/2014 tarihinde mide bulantısı şikayetiyle müracaat ettiği Şarköy Devlet Hastanesi Acil Polikliğinde yapılan enjeksiyon sonucu sağ bacağında uyuşma meydana geldiği ve bilahere sağ siyatik sinirde kronik nöropati tespit edildiğinden bahisle felçli kalmasının idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisle 01/09/2014 tarihli dilekçe ile hatası ve kusuru bulunduğunu iddia ettiği görevliler hakkında şikayetçi olduğu ve uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevi zaraların tazminine karar verilmesi istemiyle Mahkemeleri nezdinde ilk olarak 19/08/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı, Mahkemelerinin 06/10/2016 tarihli kararı ile dava dilekçesi ve eklerinin merciine tevdiine karar verildiği ve bu kararın davalı idareye 26/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarece cevap verilmeyerek davacının tazminat talebinin zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı,
Davacıya tıbbi ameliyeyi gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde açılan ceza davasında alınan ve dosya kapsamına da yer alan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun … tarih ve … karar sayılı raporunda sonuç olarak; “davacı hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin Genel Kurulca değerlendirilmesinden, dava konusu olayda kişiye sağ gluteal bölgeden intramasküler enjeksiyon yapıldığının belirlendiği, gluteal bölgeden enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğe uygun yapılması durumunda da daha önceden öngörülemeyecek ve önlenemeyen hasarlara sebep olabildiği, bu durumun her türlü özene rağmen oluşabilecek herhangi bir kusur ve ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon olarak nitelendirildiği, enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil de tanımlanmadığından, tüm bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, enjeksiyonu uygulayan sağlık personeline ve enjeksiyon yapılma talimatı veren ilgili hekime tıbben herhangi bir kusur izafe edilmediği” kanaatine varıldığı, anılan raporun Mahkemelerince de karara esas alınabilecek nitelikte görüldüğü,
Davacıya enjeksiyon uygulayan sağlık personeli hakkında, görevi kötüye kullanma suçlaması ile açılan ceza davasında, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığı, fiil taksirle yaralama kapsamında değerlendirilse de, şahsa yüklenen suç açısından taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedildiği,
Olayla ilgili olarak hazırlanan Adli Tıp Genel Kurulu raporunda da belirtildiği üzere, davacıya yapılan tıbbi ameliyelerin tıp kurallarına uygun olduğu, olayda davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bu kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrasındaki kaldırma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı, davacının bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerektiği,
İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden;
Anayasa’nın 125. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi, Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi’nin (İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi) 1., 4., ve 5. maddeleri, Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 26. maddesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 22. ve 31. maddelerine atıfta bulunularak,
Dosyada yer alan Adli Tıp Genel Kurulu Raporunda; “gluteal bölgeden enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği” denilmesine rağmen yapılan enjeksiyonun komplikasyonları ve riskleri hakkında davacının, yeterince bilgilendirildiğine dair davacı tarafından imzalanmış aydınlatılmış tedavi onam formunun bulunmadığı ve enjeksiyonun bu uygulamayı yapma konusunda görevli ve yetkili olmayan gönüllü stajyer öğrenci tarafından gerçekleştirildiği, bu durumda davacının aydınlatılma ve onay verme hakkının elinden alınmış olduğu ve yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği, işletilmiş olsa sağlığına kavuşacağını düşünen davacıda endişe ve üzüntüye yol açacağı gerekçesiyle,
İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, kararın manevi tazminata ilişkin kısmının kısmen kaldırılmasına ve 50.000-TL manevi tazminatın, merciine tevdi kararının idareye tebliğ edildiği 02/11/2016 tarihinden itiberen işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 01/04/2021 tarih ve E:2019/4946, K:2021/1542 sayılı kararıyla;
Davalı idarece dosyaya sunulan hasta dosyasının incelenmesinden, enjeksiyon öncesinde davacının uygulamanın komplikasyonları hakkında bilgilendirilerek rızasının alındığına ilişkin aydınlatılmış onam belgesinin olmadığının görüldüğü, belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemiş olmasının sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği konusunda davacıda endişeye, üzüntüye yol açacağının açık olduğu,
Ancak, olayda, idarenin belirtilen yükümlülüğü yerine getirmemesi kapsamında kusurunun ağırlığı, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, fazla olduğu, bu durumda manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak hükmedilecek manevi tazminat tutarının yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle .. Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, kararın manevi tazminata ilişkin kısmının kısmen kaldırılmasına ve 50.000-TL manevi tazminatın merciine tevdi kararının idareye tebliğ edildiği 02/11/2016 tarihinden itiberen işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, enjeksiyon uygulamasının, büyük cerrahi uygulama olmadığı, bu nedenle yazılı onam alınmasına gerek olmadığı, hekim muayenesi üzerine reçete edilen iğnenin, sağlık personelince şifahi bilgilendirme üzerine uygulanabileceği, davacıda gelişen sakatlığın bir komplikasyon olduğu ve gerekli özenin gösterildiği ve yazılı onamın alınmış olduğu durumda dahi gelişebileceği, enjeksiyonun stajyer öğrenci tarafından yapılmış olması nedeniyle idarelerine kusur atfedilemeyeceği, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kısmen kaldırılarak, …-TL manevi tazminatın merciine tevdi kararının idareye tebliğ edildiği 02/11/2016 tarihinden itiberen işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.