Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3345 E. , 2022/4419 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3345
Karar No : 2022/4419
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verilen davacı tarafından, hakkında uygulanan ek yaptırımların kaldırılması talebini içeren 16/02/2021 tarihli başvurusunun davalı idarece reddine yönelik 25/03/2021 tarihli işlem ile dayanağı 24/04/2019 tarih ve 2019/9 sayılı Genelge’nin “37- KHK ile kamu görevinden çıkarma” şeklindeki kısmının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması sonrası Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru yapıldığı ve henüz bir karar verilmediği, ihracından neredeyse bir yıl geçtikten sonra SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarihli yazısı ile 2013/11 sayılı Genelgede değişiklik yapılarak 37 numaralı kodun oluşturulduğu, Genelgede yapılan bu değişikliğin ihraç olduğu günlerde değil, ihracından bir yıl sonra yapılmış olmasının bu durumun ilave tedbir olarak kabul edilmesi gerektiğini gösterdiği, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarmanın kendisi yargı kararına dayanmayan bir idari tedbir iken, bu idari tedbire dayanarak her türlü idari işlemde KHK’lı olma ibaresinin bulunmasının Devlet ve kamu kurumları dışındaki alanlarda da toplumsal yaşam içinde var olma olanaklarını ortadan kaldırdığı, bu durumun özel hayata saygı hakkının, unutulma hakkının ve yaşama hakkının ihlali niteliğinde ilave tedbir niteliğinde olduğu, insanı yaşadığı süre boyunca cezalandırılan, bireysel haklarını elinden alan bu uygulamanın hakların özüne dokunulmaksızın sınırlandırılması yaklaşımına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : 2019/9 sayılı Genelgenin “A- Genelgenin Birinci Kısmında Yapılan Düzenlemeler” başlığı altında yer alan 27 nci maddesi ile 2013/11 sayılı Genelgenin, “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olan sigortalılar”a ilişkin Birinci Kısmının “Sigortalılığın Sona Ermesi ve Kuruma Bildirilmesi” başlıklı Altıncı Bölümünün” “2.1- İşten ayrılış nedeni” alt başlığında yer alan tablodaki 37 numaralı işten ayrılış sebebinin “37-KHK ile kamu görevinden çıkarma” şeklinde değiştirilmiş olup bu kısımda ve bu bölümde yapılan açıklamalar ve değişikliklerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılara ilişkin olup 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi çalışmakta iken 701 sayılı KHK ile görevine son verilen davacıya uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı, özetle, 2019/9 sayılı genelgenin değişiklik yaptığı 2013/11 sayılı genelgenin birinci kısmının yalnızca 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılara uygulandığı, bu nedenle hukuken muhatabı olmadığı bir düzenleyici işlemin iptalinin istemesi açısından 2577 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca iptal davalarında aranan “menfaat” koşulunun yerine getirilmediğinin açık olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçeleri üzerinde 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiş; aynı Kanunun 7. maddesinin 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; Mersin Üniversitesinde doktor öğretim üyesi kadrosunda görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevine son verilen davacı tarafından, hakkında uygulanan ek yaptırımların kaldırılması talebini içeren 16/02/2021 tarihli başvurusunun davalı idarece reddine yönelik 25/03/2021 tarihli işlem ile dayanağı 24/04/2019 tarih ve 2019/9 sayılı Genelge’nin “37- KHK ile kamu görevinden çıkarma” şeklindeki kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 7/4. maddesi uyarınca, uygulama işlemi ile birlikte düzenleyici işleme karşı birlikte dava açılabilmesi için, düzenleyici işlemin, uygulanan işlemin dayanağı olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, iptali istenen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca çıkarılan 22/02/2013 tarih ve 2013/11 sayılı Genelge’de değişiklik yapan 24/04/2019 tarih ve 2019/9 sayılı Genelge’nin; “A- Genelgenin Birinci Kısmında Yapılan Düzenlemeler” “başlıklı bölümünde yer alan 27. maddesi ile 2013/11 sayılı Genelge’nin birinci kısmının “Sigortalılığının Sona Ermesi ve Kuruma Bildirilmesi” başlıklı altıncı bölümünün 2.1-İşten ayrılış nedeni” alt başlığında yer alan tablodaki 37 numaralı işten ayrılış sebebinin “37- KHK ile kamu görevinden çıkarma” şeklinde değiştirilen kısmının, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalılara ilişkin olup, davacının ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı anlaşıldığından, hakkında uygulanan ek yaptırımların kaldırılması talebini içeren 16/02/2021 tarihli başvurusunun davalı idarece reddine yönelik 25/03/2021 tarihli işlem ile 24/04/2019 tarih ve 2019/9 sayılı Genelge’nin “37- KHK ile kamu görevinden çıkarma” şeklindeki kısmı arasında maddi ve/veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmamakta olup, anılan işlemlere karşı tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesine uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasına uygun olmayan DAVA DİLEKÇESİNİN, aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde ayrı ayrı dava açılmak üzere REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ve varsa artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine,
4. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına,
5. 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 09/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.