Danıştay Kararı 8. Daire 2018/125 E. 2022/3924 K. 08.06.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/125 E.  ,  2022/3924 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2018/125

Karar No : 2022/3924

DAVACI : … Müteahhitlik Hafriyat ve Tic. Ltd. Şti.

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :

İstanbul İli dahilinde IV. Grup maden işletme ruhsatı bulunan ve kömür madeni üretimi yapan davacı şirket tarafından, kömür madeni için 2013 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :

Maden mevzuatında, MİGEM’in komisyon raporu yayımlamak suretiyle ocakbaşı satış fiyatı belirleyip ilan edeceğine yönelik hüküm bulunmadığı, bu işleme yönelik olarak 18.02.2015 tarihli mevzuat değişikliği ile MİGEM’e yetki verilmiş olduğu, ülke geneli için belirlenen emsal ocak başı satış fiyatının hesaplanmasında, bölgelere göre herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm ülke geneli için aynı hesaplama yönteminin kullanıldığı, geçmiş yıllara ait komisyon raporları esas alınarak hesaplama yapıldığı ve geçmiş yıllarda belirlenen emsal ocak başı satış fıyatının sadece Manisa İli dahilindeki sınırlı sayıda maden sahası incelenerek, işletme farklılıkları dikkate alınmaksızın belirlendiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :

3213 sayılı Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde, üretilen madenin emsallerinin altında düşük fiyattan satılmasından kaynaklanabilecek Devlet hakkı kaybını önlemek amacıyla emsal fiyat uygulamasının düzenlendiği, 2013 yılı kömür madeni emsal fiyatının mevzuatta belirtildiği gibi bölgesel faktörler gözönüne alınarak, ülkemizde farklı bölgelerde farklı özelliklerde kömür oluşumları mevcut olduğundan, satış fiyatı ve pazarını belirlemede en önemli parametre olan kalorifik değer baz alınarak hesaplandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Kömür madeni üretimi yapan davacı şirket tarafından, kömür madeni için Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.

Dava konusu işlemde Genel Müdürlük kayıtları ve TKİ Genel Müdürlüğü yazılarının değerlendirilmesi üzerine; termik santrallerde, sanayi amaçlı ve ısınma amaçlı kullanılan kömürler için kalori değerleri de esas alınmak suretiyle ayrı ayrı ocak başı satış fiyatı tespit edilmiş olup; 2013 yılı ocak başı satış fiyatının tespitinde pazar farklılıklarının göz önüne alındığı ve zenginleştime faaliyeti yapılması durumunda zenginleştirme maliyetlerinin de düşürülerek ocak başı satış fiyatının tespit edileceği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : İstanbul İli dahilinde IV. Grup maden işletme ruhsatı bulunan ve maden kömürü üretimi yapan davacı şirket tarafından, kömür madeni için 2013 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

3213 sayılı Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde, üretilen madenin emsallerinin altında düşük fiyattan satılmasından kaynaklanabilecek Devlet hakkı kaybını önlemek amacıyla emsal fiyat uygulamasının düzenlendiği, hesaplamanın bölgesel faktörler, kalori değerleri dikkate alınarak ve TKİ Genel Müdürlüğüne ait veriler gözönünde bulundurularak yapıldığı, ülkemizde üretilen yerli kömürü gerçek değerinin altında satmanın enerji stratejisi bakımından uzun vadede önemli zararlara sebebiyet vereceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 08/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’in ve davalı idare vekili Av. …’un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı.

HUKUKİ SÜREÇ :

İstanbul İli sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:…sayılı IV. Grup kömür maden işletme ruhsatlı saha ile ilgili olarak, Bakanlık Heyeti tarafından mahallinde yapılan tetkikte 2013 yılına ilişkin devlet hakkının eksik ödendiği tespit edilmiştir.

Davacı şirketten, 2013 yılı için oluşan ve tekli tabloda belirtilen devlet hakkı farkının faiziyle yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzlarının Genel Müdürlüğe verilmesi gerektiğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiştir.

Dava, MİGEM’in … tarih ve … sayılı işleminin dayanağı olan kömür madeni için 2013 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:

İlgili Mevzuat:

Devlet Hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 4. maddesinin (j) bendinde de, maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır.

3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madenler” başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü

madde bu Kanuna göre madendir.

Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:

IV. Grup madenler



b) Turba, Linyit, Taşkömürü, ….” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun “Devlet hakkı” başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, “(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.

(Ek fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.

(Ek fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır.



(Ek fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. …” hükmüne yer verilmiştir.

06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Devlet hakkına ilişkin genel hükümler” başlıklı 86. maddesinde, “(1) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.

(2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.

(3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. Bu fiyat, işletme yöntemi, tenör/kalite, üretilen bölge, aynı pazar ortamı ve diğer özellikler göz önünde bulundurulduğunda benzer işletmelerdeki emsal fiyatlardan az olamaz. Benzer ürünün piyasada satış fiyatının oluşmaması durumunda, gerektiğinde piyasada fiyatı oluşan aynı veya benzer proses maliyeti olan tesisler emsal alınarak madenlerin ocak başı satış fiyatı belirlenir.

(4) Üretilen madenin ruhsat sahibine ait tesiste kullanılıyor olması halinde, aynı madenin piyasadaki ocak başı satış fiyatı emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.

(5) Aynı tesiste birden çok aşamada piyasa satış fiyatı oluşan ürünleri üreten tesislerde ocak başı satış fiyatı, tesisteki üretim sürecinde piyasa satış fiyatı olan ilk ürünün fiyatından madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak hesaplanır.

(6) Devlet hakkı hesabında madenin tüvenan olarak satış fiyatının olması, emsal fiyatının tespitinde üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Üçüncü fıkra uygulanarak tespit edilen tüvenan madenin ocak başı satış fiyatı, emsal fiyatından az olamaz…” düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava Konusu İşlemin İncelenmesi:

Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda

eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle asgari emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Nitekim bu durum 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, “Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir.” denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur.

Öte yandan, davacı tarafından bölgesel farklılıklar dikkate alınmadan sadece Manisa İlinde yer alan işletme ruhsatlı sahaların verileri esas alınarak 2013 yılı ocak başı satış fiyatının tespit edildiği iddia edilmektedir.

Dava konusu işleme dayanak alınan komisyon raporunun incelenmesinden; Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğün 31.01.2014 tarih ve … sayılı Olur’u ile kömür işletme izinli ruhsatlı sahalar ile ilgili olarak ocak başı satış fiyatının tespit edilebilmesi için komisyon kurulmasına karar verildiği, yine bu kapsamda, Genel Müdürlüğün 26.02.2014 tarih ve … sayılı Olur’u ile ise Manisa İli dahilinde bulunan iki adet ruhsatlı sahada Maden Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında satış fiyatlarının ve emsal fiyat tespitine yönelik ocak başı satış bedellerinin araştırılması için komisyon üyeleri görevlendirildiği, bu çalışma kapsamında komisyon üyelerine; sahaların üretim yöntemleri, madenin özellikleri, kalorisi, zenginleştirme tesisindeki işlemler, tesis maliyeti ve ocak başı satış fiyatı hesaplama gibi bilgiler verildiği, diğer bir deyişle hesaplama yöntemleri açısından sektörel bazda Manisa İli dahilindeki sahaların incelendiği, emsal fiyatın tespitinde Manisa İlinde bulunan sahalardan çıkan kömürün fiyatının esas alınmadığı, Türkiye Kömür İşletmelerinin fiyatlarının esas alındığı anlaşılmaktadır.

Davalı idarece farklı bölgelerde farklı kaolirifik değerde kömür istihracı olduğunu göz önüne alınarak kömür madeninin kalorifik değeri esas alınmak suretiyle 2013 yılı ocak başı satış fiyatının tespit edildiği ve böylece kalori değeri baz alınarak bölgesel farklılıkların bertaraf edildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir.

Ayrıca, dava konusu işlemde Kanun ve Yönetmelikte yer alan ilkeler uyarınca, kömür madeninin herhangi bir işleme tabi tutularak satışının oluşması durumunda yani zenginleştirme işlemine tabi tutularak satılması durumunda tesis için ortalama 5 TL/ton, torbalama için ise 15 TL/ton maliyetin düşülmesi sonucu ocak başı satış fiyatının hesaplanacağı da belirtilmiştir.

Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

1. Davanın REDDİNE,

2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,

08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.