Danıştay Kararı 13. Daire 2021/3309 E. 2022/2524 K. 08.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3309 E.  ,  2022/2524 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3309
Karar No:2022/2524

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Zirai Ürünler Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonundan alınan numunenin analizi sonucunda teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiği ve bu fiilin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendine aykırı olduğundan bahisle, anılan Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 67.962,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 15/12/2020 tarih ve E:2015/3801, K:2020/3666 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin E:2014/4860 dosyasında yapılan 16/10/2019 tarihli ara kararına İnönü Üniversitesi Petrol Analiz Laboratuvarı tarafından verilen ara kararı cevabında; diğer bütün parametreler sınır değerlerde olduğu hâlde yalnızca “Mevcut Gom” değerinin aykırı olmasının tamamen ürünün rafinasyon aşamasında gerçekleştirilen süreçlerle ilgili bir sonuç olduğu, rafineri üretim sürecinde elde edilen ürünler standart ayırma süreçlerine tâbi tutulduğundan sonradan müdahale ile laboratuvarlarda “Mevcut Gom” oranının değiştirilmesinin teknik olarak ve akredite laboratuvar için mümkün olmadığı, numunenin alındığı tarihten teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uygun koşullarda saklanmazsa numunenin yapısında “Mevcut Gom” parametresi ve diğer parametrelerde saklama koşullarına bağlı sapmaların olabileceği hususlarına yer verildiği;
Bu durumda, davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan numunenin analizi sonucunda düzenlenen raporda, analizi yapılan akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun ve “Mevcut Gom” dışında diğer parametrelerde bir aykırılık olmadığının tespit edildiği, akredite laboratuvar tarafından verilen görüşte de, “Mevcut Gom” parametresinin tamamen ürünün rafinasyon aşamasında gerçekleştirilen süreçlerle ilgili bir sonuç olduğu ve bu parametrenin sonradan müdahale ile değiştirilemeyeceği yönündeki cevabı göz önünde bulundurulduğunda, davacının akaryakıta bir müdahalesinin olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması karşısında, davacının, akaryakıtı teknik düzenlemelere uygun olarak arz etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu itibarla dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, bu nedenle temyize konu kararda aleyhlerine harca hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği, yakıtın standardında belirtilen parametrelerin olması gereken değerin ya da oranın altında veya üzerinde bulunması durumunun yakıtın kalitesini doğrudan etkileyeceği ve teknik düzenlemesine aykırılık teşkil edeceği, bir ürünün ilgili teknik düzenlemelere aykırı kabul edilebilmesi için bir parametresinin dahi standartlara aykırı olduğunun tespit edilmesinin yeterli olduğu “Mevcut Gom” parametresinin üretim aşamasından sonra da değiştirilebileceği, TÜBİTAK ve ODTÜ’den görüş alındığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.