Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7113 E. , 2022/3125 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7113
Karar No : 2022/3125
DAVACILAR : 1- … Birliği 2- … Derneği
3- … Derneği
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : 24/11/2017 tarih ve 30250 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin tamamı ile anılan Yönetmelikle değiştirilen 20/10/2016 tarih ve 29863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin, 6. maddesinin ikinci fıkrasının, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 9. maddesinin birinci fıkrasının, 11. maddesinin üçüncü fıkrasının, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının ve 18. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu Yönetmelik ile Danıştay tarafından yürütmesi durdurulan ve uygulanma olanağı kalmayan Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik’te değişiklik yapıldığı, bu eksikliğin tüm maddeleri yoklukla malûl kıldığı; dava konusu hükümler ile kişisel sağlık verisi sahiplerinin verilerini yönetme ve silme hakkının Yönetmelik’ten çıkarıldığı; Yönetmeliğin uygulamayı somut, objektif ve denetlenebilir kurallarla düzenlemediği, idare tarafından ne zaman çıkarılacağı ve içeriğinin ne olacağı belirsiz olan idari tasarruflara atıf yapmakla yetinildiği; kişisel sağlık verilerinin işlenmesine ilişkin süreçte denetim ve gözlem görevi olan ‘bilgi güvenliği yetkilisi’ ile siber saldırılara karşı sistemi koruma görevi bulunan ‘siber olaylara müdahale ekibi’ kavramlarının Yönetmelikten çıkarıldığı, zaten yetersiz olan düzenlemelerin içinin daha da boşaltılmış olduğu; kişisel verilerin mahremiyetinin korunması için gereken tedbirlerin neler olduğunun düzenlenmediği, subjektif ve soyut ifadelerle içi doldurulmamış tedbirlerin alınacağının ifade edilmekle yetinildiği, verilerin kanuni olmayan yöntemlerle işlenmesi halinde sorumlulara uygulanacak yaptırımlara da yer verilmediği iddia edilerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Sağlık Bakanlığı tarafından; 6698 sayılı Kanun uyarınca Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyelerinin ancak 2017 yılının Ocak ayında belirlenebildiği ve bu nedenle esas Yönetmelik hakkında Kurul görüşünün alınmasının mümkün olmadığı, Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyelerinin belirlenmesini müteakip görüşmelere başlandığı, Yönetmelik hakkında Kurul üyelerinden şifahi görüşlerin alındığı, toplantılarda dile getirilen görüşler çerçevesinde Yönetmeliğin revize edilmesine yönelik çalışmalara başlanıldığı, hazırlanan esas Yönetmelik’te değişiklik yapmak üzere hazırlanan Yönetmelik Taslağının Kişisel Verileri Koruma Kuruluna gönderildiği ve görüşünün alındığı, Kurul görüşü çerçevesinde revize edilen Taslağın Kurula ikinci kez gönderildiği ve görüşlerin tamamının Taslağa yansıtıldığı ve esas Yönetmelik’te gerekli değişikliklerin yapıldığı; esas Yönetmelik hakkında açılan davada henüz yürütmenin durdurulması kararı verilmeden önce kararda gerekçe gösterilen “Kurul’dan görüş alınmamış olması” eksikliğinin giderilmesine yönelik çalışmalara başlanmış olduğu; yürütmenin durdurulması kararının verildiği 06/07/2017 tarihinden önce Kurul görüşünün alındığı, dolayısı ile yürütmenin durdurulması kararı henüz verilmeden, gecikmeksizin işlem tesis edildiği ve yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirildiği, eksik bulunan hususun tamamlanmış olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından; usule ilişkin olarak, 12/01/2017 tarihinde, 6698 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükümlerine göre seçilen Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyelerinin Yargıtay 1. Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ettikleri, 30/01/2017 tarihinde Başkan ve 2. Başkanın seçildiği, Kurulun bu tarihten itibaren, 6698 sayılı Kanuna tabi olup kişisel veri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanun’dan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri, Kanun’da düzenlenen usul ve esaslara uygun kişisel veri işleme faaliyetleri gerçekleştirmeleri, ayrıca Kanun’un yayımı tarihinden önce işlenmiş kişisel verilerin Kanun’a uyumlu hale getirilmesi yönünde çalışmalara başlandığı, 20/10/2016 tarihinde henüz usulüne uygun olarak teşekkül etmemiş Kurulun esas Yönetmeliğin hazırlanma sürecinde herhangi bir görüş, katkı ya da değerlendirme yapma imkânının bulunmadığı, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce ise Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca Sağlık Bakanlığına görüş verildiği, Yönetmeliğin hazırlanma sürecinde başkaca bir görevi ve sürece dahli bulunmadığı, işbu davada taraf sıfatını haiz olmadıkları; esasa ilişkin olarak, usulüne uygun olarak 6698 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat yönünden değerlendirme yapılarak Kurul tarafından görüş bildirilen dava konusu Yönetmeliğin mevzuata ve hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 24/11/2017 tarih ve 30250 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin tamamı ile 20/10/2016 tarihli ve 29863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmeliğin değiştirilen 4. maddesinin , 6. maddesinin 2. fıkrasının, 7. maddesinin 4. fıkrasının, 9. maddesinin 1. fıkrasının, 11. maddesinin 3. fıkrasının, 15. maddesinin 1. ve 5. fıkralarının ve 18. maddesi hükümlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
20/10/2016 tarihli ve 29863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer yandan, 24/11/2017 tarih ve 30250 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin değişiklik yaptığı 20/10/2016 tarihli ve 29863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesince verilen 29/06/2010 tarih ve E:2019/7042, K:2020/2340 sayılı karar ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda, dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davalı Kişisel Verileri Koruma Kurumunun husumete yönelik usul itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, 24/11/2017 tarih ve 30250 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin tamamı ile anılan Yönetmelikle değiştirilen 20/10/2016 tarih ve 29863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin, 6. maddesinin ikinci fıkrasının, 7. maddesinin dördüncü fıkrasının, 9. maddesinin birinci fıkrasının, 11. maddesinin üçüncü fıkrasının, 15. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının ve 18. maddesinin iptali istenilmektedir.
Anılan Yönetmelik, 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir. (Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 23/11/2020 tarih ve E:2019/2658, K:2020/2485 sayılı kararı da bu yöndedir.)
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davalı idareler tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen … TL avukatlık ücretinin ve aşağıda dökümü yapılan toplam … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
4. Bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.