Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/185 E. 2022/2098 K. 08.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/185 E.  ,  2022/2098 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/185
Karar No : 2022/2098

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-…
VEKİLİ: Huk. Müş. …
2-… Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Kurumu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2016/15311, K:2021/3646 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 16/06/2016 tarih ve 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesinde atıfta bulunulan “Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları” başlıklı Ek Listenin “Cep telefonları” başlıklı 7. maddesi ile “Bilgisayarlar (Tabletler dâhil)” başlıklı 8. maddesinde yer alan düzenlemelerin iptali ve anılan düzenlemelerin dayanağı olan 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun 4. maddesinin “d” bendinde yer alan “…(a) fıkrasının 6 numaralı bendi kapsamında bandrole tabi olan cihazları türleri ve özellikleri itibarıyla gruplandırmaya ve her bir grup için farklı bandrol oranları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2016/15311, K:2021/3646 sayılı kararıyla;
Usul yönünden;
Davacının Anayasa aykırılık iddiasının ciddi, davalı idarelerin usule ilişkin itirazlarının ise yerinde bulunmadığı,
Esas yönünden;
Dosyadaki teknik rapor ve görüş yazılarında yer verilen değerlendirmeler dikkate alındığında; cep telefonlarında radyo-tv alıcısının ayrı bir eklenti olmadığı; bu nedenle, cihazın bünyesindeki radyo alıcısı işlevini görebilecek olan parçanın, tek başına, cihazdan ayrı olarak anlam ifade etmediği, birçok fonksiyona sahip bu cihazlarda yer alan parçaları ortak olarak kullanan radyo alıcısı ve diğer kısımlarının değer tespitinin, objektif kriterlere dayalı olarak yapılmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Öte yandan, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, radyo, televizyon, video ve bunlardan oluşan birleşik cihazlar tek tek sayıldıktan sonra, maddeye, 15/06/1987 tarih ve 3383 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle, yukarıda sayılan cihazların dışında kalan ve radyo televizyon yayınını almaya yarayan her türlü cihazlar ibaresine yer veren 6. bendin eklendiği; maddenin (d) fıkrasında, 16/06/2009 tarih ve 5904 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle yapılan değişiklik sonucunda, bu maddede belirtilen oranları topluca veya ayrı ayrı iki katına kadar artırmaya veya kanuni oranı sıfıra kadar indirmeye, 1. fıkrasının 6. bendi kapsamında bandrole tabi olan cihazları türleri ve özellikleri itibarıyla gruplandırmaya ve her bir grup için farklı bandrol oranları belirlemeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğunun belirtildiği,
3093 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulu tarafından 16/06/2016 tarihinde kabul edilen ve 28/06/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 2. maddesiyle bandrol ücretlerinin oranlarının yeniden belirlendiği, dava konusu edilen “Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları” başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) alt bendinde, cep telefonlarının, dahili tüner ile radyo ve/veya televizyon yayınlarını alabilenlerin %7 ve (b) bendinde, internet bağlantısı vasıtasıyla doğrudan veya herhangi bir yazılım veya donanım ilavesi ile radyo ve/veya televizyon yayınlarını alabilenlerin %6 oranında bandrol ücretine tabi olduğu, 8 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde de aynı özelliklerdeki bilgisayarların (tabletler dahil) sırasıyla %3 ve %2 oranında bandrol ücretine tabi olduğunun kararlaştırıldığı,
Anılan kanuni düzenlemelere göre, kanun koyucu tarafından sayılan cihazlar üzerinden belli oranlarda bandrol ücreti alınması yönünde hüküm koyulduğu, radyo ve/veya televizyon yayını almaya yarayan her türlü cihazın bu özelliği itibarıyla bizatihi kendisinin bandrole tabi tutulduğu, asli işlevi radyo ve/veya televizyon yayını almak olmasa da bu cihazın tümünün kastedildiğinin açıkça anlaşıldığı,
Bunun yanında, kanunun amacına uygun olarak radyo ve televizyon gibi doğrudan yayın alma işlevine sahip cihazlar için %16 oranında bandrol ücreti alınması hüküm altına alınmış iken, radyo ve/veya televizyon yayını almaya yarayan cihazlardan biri olan cep telefonları için, kanunun verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulu tarafından %6 ve %7, tabletler dahil bilgisayarlar için de %3 ve %2 gibi daha düşük oranların belirlendiği, böylece, cihazların işlevlerindeki farklılıklar dikkate alınmak suretiyle bandrol ücreti belirlenerek cihaz özelliklerinin göz önünde bulundurulduğu ve bandrol ücretinde yayın alma özelliğinin esas alınarak ücret belirlendiği,
Anılan nedenlerle iptali istenilen düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu Daire kararında, Bakanlar Kurulunun 3093 sayılı Kanun’da belirtilmeyen cihazları bandrole tabi kılmasının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle mümkün olmadığı ve bu durumun vergilerin kanuniliği ilkesi ile de bağdaşmadığı yönündeki iddialarının karşılanmadığı, dava konusu edilen cihazların radyo veya televizyon yayını almaya yarayan kısımları üzerinden bandrol ücreti alınması yönündeki iddialarını karşılamak üzere Daire kararında yer verilen teknik rapor ve içtihatların yargılama safhasında bilgilerine sunulmadığı, Bakanlar Kuruluna sadece, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, aynı Kanun’un 1. maddesinde belirlenen cihazlara ilişkin oranları artırma yetkisinin verildiği, ayrıca bandrole tabi yeni cihaz belirleme konusunda Bakanlar Kuruluna yetki tanınmadığı, bu nedenle dava konusu Bakanlar Kurulu kararının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle hukuka aykırı olduğu, ayrıca, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının Anayasa’nın 73. maddesinde hükme bağlanan “vergilerin yasallığı” ilkesi ile de bağdaşmadığı, 3093 sayılı Kanun’un 1. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, ancak asli fonksiyonu radyo ve televizyon yayını alma olan cihazların bandrol ücretine tabi tutulabileceği, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan “…(a) fıkrasının 6 numaralı bendi kapsamında bandrole tabi olan cihazları türleri ve özellikleri itibarıyla gruplandırmaya ve her bir grup için farklı bandrol oranları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” şeklindeki düzenlemenin Anayasa’nın 73. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması ve Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 24/06/2021 tarih ve E:2016/15311, K:2021/3646 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 08/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.