DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/676 E. , 2022/2090 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/676
Karar No : 2022/2090
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
2- … Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …, 2…, 3-…, …, 41-…
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2021/4982, K:2021/12643 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, Şenlik Mahallesi içerisinde bulunan ve ekli krokilerde sınırları belirtilen alanın, 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca “afete maruz bölge” olarak ilanına ilişkin 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu kararın dayanağı olan 24/08/2015 tarihli jeolojik etüt raporunun iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 19/02/2020 tarih ve E:2019/2500, K:2020/2165 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/10/2020 tarih ve E:2020/1707, K:2020/1904 sayılı kararıyla usule yönelik olarak bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2021/4982, K:2021/12643 sayılı kararıyla;
Davanın, 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin kısmının incelenmesinden;
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu alanda jeolojik dönemde oluşmuş heyelanın aktivitesini büyük ölçüde yitirdiği ve durağan heyelan alanı olduğu, alandaki mevcut yapıların kalitesinin orta-iyi seviyesinde olduğu ve yapısal hasarlarının bulunmadığı, mevcut durumun can ve mal güvenliği açısından risk oluşturmadığı, yapılarda mühendislik hizmeti alınarak uygulanacak fore kazık, drenaj sistemi, ankrajlı duvar sistemi gibi önlemlerin, heyelan etkilerini ortadan kaldırabileceği, gerekli mühendislik önlemleriyle yeni inşaat yapılabileceği anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu alanın, yeni bir jeolojik-jeoteknik çalışma yapılmadan afete maruz bölge olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, davacılara ait taşınmaz yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, bölgede düşük hıza sahip heyelan riski olduğu, ancak yeterli veri bulunmadığından etkilerinin tam olarak bilinememesi nedeniyle, uygun yer ve sayıda uzun süreli yapılacak inklinometreler yardımıyla bölgenin izlenerek hareketin hızı, sınırı, derinliği, mekanizması belirlenmek suretiyle elde edilecek bilimsel verilerin sonucuna göre yeniden işlem tesis edilebileceği,
Öte yandan; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle Dairelerinin E:2019/2516 sayılı dosyasında açılan başka bir davada; 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yönünden davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 19/02/2020 tarih ve E:2019/2516, K:2020/2166 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2020/1654, K:2020/3258 sayılı kararıyla; anılan Bakanlar Kurulu Kararı yönünden bozulması üzerine; Dairelerinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/6707, K:2021/11291 sayılı kararı ile bozma kararına uyularak, 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacının taşınmazına ilişkin olarak iptaline karar verildiği,
Davanın, 24/08/2015 tarihli Jeolojik Etüt Raporuna ilişkin kısmına gelince;
Afete maruz bölge kararının alınması, kararın kaldırılması veya sınırlarının genişletilip daraltılması önerilerini içeren jeolojik etüt raporlarının, asıl işlemlerin hazırlayıcısı, diğer bir ifade ile ön işlem niteliğinde teknik bir rapor olduğundan, nihai ve icrai bir işlem olarak tek başına idari davaya konu edilemeyeceği gibi, dayanağı olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile birlikte yargısal denetime tabi olacağı dikkate alındığında, 24/08/2015 tarihinde onaylanan jeolojik etüt raporu, idari davaya konu olabilecek, kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olmadığından incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu işlemlerden 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, davacılara ait taşınmazlar yönünden iptaline, diğer işlem yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, taraflarının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, esasa ilişkin olarak dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, imar planlarına esas teşkil edecek şekilde 2007 yılında hazırlanan jeolojik-jeoteknik etüt raporunda alanın önlemli alan ve yerleşime uygun olmayan alan olarak belirlendiği, keyfi şekilde idari işlem tesis edilmediği, 7269 sayılı Kanun’un amacı doğrultusunda tesis edilen işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemlerden 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, davacılara ait taşınmazlar yönünden iptaline, diğer işlem yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2021/4982, K:2021/12643 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 08/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.