DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/160 E. , 2022/2089 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/160
Karar No : 2022/2089
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
2- … Başkanlığı
VEKİLLERİ :Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/6707, K:2021/11291 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, … Mahallesi içerisinde bulunan ve ekli krokilerde sınırları belirtilen alanın 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, 25/03/1963 tarih ve 6/1547 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından hazırlanan 25/09/1962 tarihli jeolojik raporun ve 22/01/1963 tarihli Küçükçekmece heyelan sahası hakkındaki raporun iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 19/02/2020 tarih ve E:2019/2516, K:2020/2166 sayılı kararının, 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2020/1654, K:2020/3258 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/6707, K:2021/11291 sayılı kararıyla;
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu alanda jeolojik dönemde oluşmuş heyelanın aktivitesini büyük ölçüde yitirdiği ve durağan heyelan alanı olduğu, alandaki mevcut yapıların kalitesinin orta-iyi seviyesinde olduğu ve yapısal hasarlarının bulunmadığı, mevcut durumun can ve mal güvenliği açısından risk oluşturmadığı, yapılarda mühendislik hizmeti alınarak uygulanacak fore kazık, drenaj sistemi, ankrajlı duvar sistemi gibi önlemlerin, heyelan etkilerini ortadan kaldırabileceği, gerekli mühendislik önlemleriyle yeni inşaat yapılabileceği anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu alanın, yeni bir jeolojik-jeoteknik çalışma yapılmadan afete maruz bölge olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, davacıya ait taşınmaz yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, bölgede düşük hıza sahip heyelan riski olduğu, ancak yeterli veri bulunmadığından etkilerinin tam olarak bilinememesi nedeniyle, uygun yer ve sayıda uzun süreli yapılacak inklinometreler yardımıyla bölgenin izlenerek hareketin hızı, sınırı, derinliği, mekanizması belirlenmek suretiyle elde edilecek bilimsel verilerin sonucuna göre yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle, dava konusu işlemlerden 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, davacının taşınmazının bulunduğu İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, taraflarının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, esasa ilişkin olarak dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, imar planlarına esas teşkil edecek şekilde 2007 yılında hazırlanan jeolojik-jeoteknik etüt raporunda alanın önlemli alan ve yerleşime uygun olmayan alan olarak belirlendiği, keyfi şekilde idari işlem tesis edilmediği, 7269 sayılı Kanun’un amacı doğrultusunda tesis edilen işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Temyize konu Daire kararında, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapora dayanılarak bir karar verildiği belirtilmekte ise de; dava dosyasında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yönelik alınmış bir karar ve düzenlenmiş bir bilirkişi raporunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak, dava konusu 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle (kapatılan) Danıştay Ondördüncü Dairesinin E:2017/1730 sayılı dosyasında açılan bir başka davada mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra düzenlenen rapor esas alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verildiği ve bu durumun Daire kararında sehven belirtilmediği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2020/1654, K:2020/3258 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemlerden 25/01/2016 tarih ve 8466 sayılı Bakanlar Kurulu kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 13/10/2021 tarih ve E:2021/6707, K:2021/11291 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.