Danıştay Kararı 10. Daire 2021/6136 E. 2022/3123 K. 08.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6136 E.  ,  2022/3123 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6136
Karar No : 2022/3123

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ :…
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan “…” isimli gece kulübüne 01/01/2017 tarihinde yapılan silahlı saldırıda davacıların yakını olan …’nin hayatını kaybetmesi nedeniyle İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu tarafından 35.947,10 TL maddi tazminat ödenmesinden sonra, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, müteveffanın eşi …, annesi … ve babası … için ayrı ayrı 250.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi, kardeşleri …, …, …, … için ayrı ayrı 125.000,00 TL manevi tazminatın, maddi tazminata olay tarihinden, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacılar tarafından dava konusu olay sebebiyle meydana gelen zararın karşılanması talebiyle İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda 35.947,10 TL maddi tazminat ödendiği, davacılar vekili tarafından sulhname imzalandığı, 5233 sayılı Kanun kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların yakını olan …’nin ölümü neticesinde yaşam süresince duyacakları üzüntü, acı, psikolojik çöküntü nedeniyle müteveffanın eşi …, annesi …, babası … için ayrı ayrı 50.000,00 TL , kardeşleri …, …, …, … için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2020 tarih ve E:2019/1163, K:2020/4442 sayılı bozma kararına uyularak davalıların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılardan … ve … lehine hükmedilen toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 40.000,00 TL’lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, kalan 60.000,00 TL’lik kısma yönelik istinaf başvurularının reddi suretiyle 60.000,00 TL’nin idareye başvuru tarihi olan 24/10/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte … ve … ‘ye yarı yarıya davalılarca ödenmesine, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesince müteveffanın kardeşleri olan …, … , …, … için ayrı ayrı 7.000,00 TL olmak üzere toplam 28.000,00 TL manevi tazminatın yeniden takdiri suretiyle her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın (toplam 60.000,00 TL) idareye başvuru tarihi olan 24/10/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte …, …, …, …’ye yarı yarıya ödenmesine, davacıların fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayda hizmet kusuru bulunduğu, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayda idarelerinin kusurunun bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun’un manevi tazminatı kapsamadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının emsal davalarda hükmedilen meblağların üstünde olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İstanbul Valiliği tarafından, 5233 sayılı Kanun’un manevi tazminatı kapsamadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, tazminata faiz işletilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan “…” isimli gece kulübüne 01/01/2017 tarihinde yapılan silahlı terör saldırısı sonucu davacıların yakını olan …’nin hayatını kaybetmesi nedeniyle 02/02/2017 tarihinde idareye yapılan başvuru sonucunda, İstanbul Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan 1 No’lu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı işlemi ile 35.947,10 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiş ve davacılar vekili tarafından sulhname imzalanmıştır. Davacılar tarafından, manevi zararlarının karşılanması amacıyla 24/10/2017 tarihininde İçişleri Bakanlığı’na yapılan başvuruya cevap verilmemesi üzerine olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, müteveffanın eşi …, annesi …, babası … için ayrı ayrı 250.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi, kardeşleri …, …, …, … için ayrı ayrı 125.000,00 TL manevi tazminatın, maddi tazminata olay tarihinden, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A-) Temyize konu kararın, davacılar …, …, …, … yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, davacılar …, …, …, …, …’ye ilişkin kısmı yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B-) Temyize konu kararın, davacılar … ve … yönünden incelenmesi:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında, ”Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır.”; 77. maddesinin 1. fıkrasında, ”Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.” hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davanın vekil aracılığıyla açıldığı, dava dilekçesi ekinde Av. … tarafından dosyaya sunulan Kuveyt Büyükelçiliğince düzenlenen … tarih ve … yevmiye numaralı davacılardan …’ye ait vekaletnamenin 28/02/2018 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olduğu, yine Kuveyt Büyükelçiliğince düzenlenen … tarih ve … yevmiye numaralı davacılardan … adına tevkil yetkisine dayanılarak davacılardan … tarafından verilen vekaletnamenin 05/10/2018 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olduğu görülmüş, vekaletnamelerin süresinin dolduğunun anlaşılması üzerine Dairemizin 18/11/2021 ve 21/02/2022 tarihli ara kararları ile Av. …’dan davacılara ait geçerli vekaletnamelerin sunulması iki kez istenmesine rağmen herhangi bir cevap verilmemiş ve vekaletname sunulmamıştır.
Buna göre; davacılardan … ve … adına yetkisiz işlem yapıldığından Bölge İdare Mahkemesince, yurt dışında bulunan davacı asillere 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılacak tebligat ile dava dosyasına Av. …’a verilmiş geçerli bir vekaletname sunulmasının veya yetkisiz vekil tarafından yapılan işlemlerin kabul edildiğini bildirir dilekçe sunulmasının istenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacılar … ve … yönünden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar …, …, …, …, … yönünden ONANMASINA, … ve … yönünden BOZULMASINA,
2. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.