Danıştay Kararı 6. Daire 2019/16135 E. 2022/6781 K. 08.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/16135 E.  ,  2022/6781 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16135
Karar No : 2022/6781

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, Kızılhisar-Serince Toplu Konut Alanı 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama Revizyon İmar Planının onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının ve söz konusu plana yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, davayı belediye meclis üyesi sıfatı ile birlikte kent sakini, hemşehri sıfatı ile Gaziantep ilinde mevzuata göre olması gereken, asgari 10 m2, kişi başı aktif yeşil alan miktarının altında 6 m2 olduğu, dava konusu imar planı revizyonu ile yoğunluk artışı getirildiği, yapılaşmaya açılan alanla ilgili mevzuatta aranan asgari sosyal ve teknik donatı alanları ayrılmadığı iddialarıyla açılan davada davacının sübjektif dava açma ehliyetli bulunduğundan temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 08/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY : Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi belediye meclisi üyesi olan davacı tarafından, Şahinbey ilçesi, Kızılhisar-Serince Toplu Konut Alanı Revizyon İmar Planının onaylanmasına ilişkin … tarih ve… sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının ve söz konusu plana yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali” doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir. Öte yandan iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanması, hukukun üstünlüğünün sağlanması, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesi ve sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesi amaçlandığından bu davalarda menfaat ilişkisinin dar yorumlanmaması gerekmektedir. Yerleşik İdare Hukuku ilkelerine göre; iptal davası açılabilmesi ve davanın görülebilmesi için davacının iptali istenilen işlem nedeniyle davanın açıldığı sırada menfaatin ihlal edilmesi yeterli olup, yargılamanın devamı süresince bu menfaat ilişkisinin devam etmesi zorunlu bulunmamaktadır. Davacıların idari işlemde menfaat ilişkisinin davanın sonuçlanmasına kadar devamının zorunlu tutulması halinde, alınacak yeni bir idari kararla davacının iptali istenilen işlemle ilişkisini kesmek ve böylece hukuka aykırılığı ileri sürülen işlemi yargısal denetim dışında bırakmak yolu açılmış olacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının davayı belediye meclis üyesi sıfatı ile birlikte kent sakini, hemşehri sıfatı ile Gaziantep ilinde mevzuata göre olması gereken, kişi başı asgari 10 m2 aktif yeşil alan miktarının 6 m2 olduğu, dava konusu imar planı revizyonu ile yoğunluk artışı getirildiği, yapılaşmaya açılan alanla ilgili mevzuatta aranan asgari sosyal ve teknik donatı alanları ayrılmadığı iddialarıyla açılan davada davacının dava konusu işlem ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağı bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, hemşehri sıfatıyla açılmış objektif nitelikteki bu iptal davasında kamu yararı ölçütü mutlak olduğundan davacının da bu ölçüte dayanarak, iddia edilen aykırılıkların uyuşmazlık bazında somutlaştırılarak açmış olduğu bu davada, davacının güncel, kişisel bir menfaatinin etkilenmediği gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine yönelik temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.