Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2109 E. , 2022/3508 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2109
Karar No : 2022/3508
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, … Müdürlüğünde … olarak görev yapmakta iken yaralanan ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca vazife malulü sayılarak, idari polis olarak görevine devam eden davacının, maluliyetinin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek, 6495 sayılı Kanun’un 98. maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 14. maddesi uyarınca görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davanın reddine ilişkin ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/10/2021 tarih ve E:2021/262, K:2021/1985 sayılı kararıyla bozulması üzerine; bozma kararına uyularak; 25/07/2010 tarihinde meydana gelen olayları çıkaranların tespitini sağlamak amacıyla kamera ile çekim yaparken kim tarafından atıldığı tespit edilemeyen bir taş ile sağ gözünden yaralanan davacının, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 06/06/2011 tarihli kararıyla vazife malulü olduğuna karar verildiği ve görevine vazife malulü idari polis olarak devam ettiği, öte yandan, Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 27/10/2011 tarihli kararıyla da vazife malulü sayılmasına neden olan olayın, 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabul edildiği dikkate alındığında, davacının 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi uyarınca görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının idareye başvuru tarihi olan 24/09/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince, davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 27/10/2011 tarihli kararıyla, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca davacıya nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmış olsa da davacının 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesine göre vazife malulü olduğu, yaralanmasının 2330 sayılı Kanun kapsamına girmediğinin tespit edilmiş olması ve davacının kurum işleminin aksine yaralanmasının 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiğinin tespitine ilişkin açılmış herhangi bir davanın da bulunmaması karşısında Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 27/10/2011 tarihli kararıyla, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca davacıya nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle, davacının yaralanmasının 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiği ve bu nedenle hakkında 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi kapsamında görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında olduğu, keyfi ya da şahsi bir işi için değil vazifesi gereği olay yerinde bulunduğu, vazifesini yerine getirirken yaralandığı, ancak yaralanmasının ortaya çıkardığı risk için öngörülen yasal hakların kendisine tanınmadığı, iptal – kabule ilişkin Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının idareye başvuru tarihi olan 24/09/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.