YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13397
KARAR NO : 2015/20915
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2015/123961
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2012/528 (E) ve 2013/308 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık . hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 42.maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında temyiz talebi ile birlikte ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Dairemizce ve öncelikle karar verilmesi gerektiğinden, sanık .’in 29.01.2015 havale tarihli temyiz hakkının tanınması konulu eski hale getirme istemi üzerine, yerel mahkemenin talebin reddine dair 30.01.2015 tarihli ek kararı ile sanığın 09.02.2015 havale tarihli temyiz hakkının tanınması istemi üzerine, yerel mahkemenin talebin reddine dair 10.02.2015 tarihli ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen 25.06.2013 tarihli hükmün, sanığın sorgusu sırasında bildirdiği bilinen son adresinde 11.07.2013 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ olunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın geçerli bir sebebe dayanmayan eski hale getirme istemi ile 25.06.2013 tarihli hükme yönelik süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık . hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında temyiz talebi ile birlikte ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Dairemizce ve öncelikle karar verilmesi gerektiğinden, sanık ..’in 15.01.2015 havale tarihli temyiz hakkının tanınması konulu eski hale getirme istemi üzerine, yerel mahkemenin talebin reddine dair 20.01.2015 tarihli ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık ‘in yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği ve bilinen son adresi olan “İçmeler mahallesi, adresine tebliğe çıkartılmadan, doğrudan sanığın daha önce bildirmediği “” mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca (muhtara teslim edilerek) tebliğ olunduğu anlaşılmakla, gerekçeli hükmün sanığın duruşmada bildirdiği bilinen son adresine yöntemine uygun şekilde tebliğ olunmadan, mernis adresinde muhatabın adresten ayrılması nedeniyle muhtara teslim edilmek suretiyle yapılan 19.07.2013 tarihli tebliğ işlemi geçerli olmayacağından, sanığın 25.06.2013 tarihli hükme yönelik öğrenme üzerine yaptığı 15.01.2015 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçundan dolayı uygulanan maddede öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi halinde artık hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.