Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/262 E. , 2022/2805 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/262
Karar No : 2022/2805
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Metal Dış Ticaret Anonim Şirketi’nden alınamayan 2010 ila 2014 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece yapılan malvarlığı araştırmalarında asıl borçlu şirket adına kayıtlı dört adet araca haciz konulduğu, davalı idarenin 2. sırada olduğu, buna karşılık söz konusu araçların satış işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bir kısım bankalara e-haciz bildirisi gönderilmekle birlikte haciz bildirisi tarihlerinin davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tanzim tarihinden sonra olduğu, halen faal olan asıl borçlu şirketin 3. kişiler nezdindeki hak ve alacaklarıyla ilgili olarak ise yapılmış herhangi bir araştırmaya dosyada yer verilmediği anlaşılmakla, ödeme emirlerinin düzenlendiği tarih itibarı ile asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yolları tüketilmeksizin ve kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin imkansızlığı açıkça ortaya konulmaksızın davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenerek takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında, şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen araçlara haciz konulduğu, ancak henüz satış işleminin yapılmadığı görülmekte ise de kesinleşen amme alacağının tutarı dikkate alınarak, söz konusu araçların satışı yapılsa dahi borcun şirketten tahsil imkanının olmadığı da göz önüne alındığında, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının, ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek, Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket nezdindeki yasal takip yolları tüketilmeden adına ödeme emirleri düzenlendiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu … Metal Dış Ticaret Anonim Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda 4 adet şirket adına kayıtlı araca haciz konulduğu ancak, araçların kasko değerleri ve dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun miktarı göz önüne alındığında, söz konusu araçların satışı halinde de şirket mal varlığının vergi borcunu karşılamayacağından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmişse de; tahsilat işlemlerine devam edilerek, vergi borcunu karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve kamu alacağının şirketten tahsil edilebilmesi için tüm takip yollarının tüketilmesi gerekirken, bu yollar tüketilmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.