Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4909 E. , 2022/3741 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4909
Karar No : 2022/3741
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı tarafından verilen davaya cevap ve 28/09/2017 tarihli ara kararına cevap dilekçelerine ekli olarak sunulan evraklardan; dava konusu … sayılı ödeme emrinin konusu 27,70 TL yargı harcı ile ilgili olarak düzenlenen iki numaralı ihbarnameye ilişkin tebliğ alındısına ulaşılamadığının bildirildiği, bu durumda amme alacağının ödenmediğinden bahisle düzenlenen bu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu …, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin, davacının 6111 sayılı kanun kapsamında matrah arttırımı üzerine tahakkuk eden ve ödenmeyen alacağın tahsili için düzenlendiği anlaşılmakla bu ödeme emirlerinin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin, davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk eden ve ödenmeyen alacağın tahsili için düzenlendiği anlaşılmakla, bu ödeme emirlerinin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu … sayılı ödeme emrinden önce düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin 25/11/2015 tarihinde davacı şirket müdürüne usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kesinleşip ödenmeyen alacağın tahsili için düzenlendiği anlaşılmakla, bu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, ödevli o an orada olmadığı için, ödevlinin bildirdiği adresin, hatta ödevlinin işyeri olan adresin kapısına yapıştırılmak suretiyle tebligatın yapılamasını iptal kararına gerekçe göstermenin hukuka aykırı olduğu, yapılan işlemlerin yerinde olduğu, kararın aleyhe olan hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … ve …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tebligat ve cevap verme” başlıklı 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın da davacıya tebliğ olunacağı; (2) numaralı fıkrasında da, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyasının işlemden kaldırılacağı ve varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği kuralına yer verilmiş; “Yürütmenin durdurulması” başlıklı 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasında ise vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri malî yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı, ancak, 26. maddenin üçüncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işleminin devam edeceği, bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulmasının tahsil işlemini durdurmayacağı ve bu durumda yürütmenin durdurulmasının istenebileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde gösterdiği adresin “… Mah. … Cad. … Sitesi … Apt. … Blok No:… D:… …/…” olduğu, Mahkeme ara kararının ve davalı ilk savunma dilekçesinin bu adreste tebliğe çalışıldığı, ancak gösterilen adresten adı geçenin tanınmadığı gerekçesiyle tebliğ evrakının iade edildiği, bunun üzerine davacının imza sirkülerinde belirtilen şirket adresine gidildiği, bu adreste evrakın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereği kapıya haber kağıdı yapıştırıldığı, dosyada geri kalan tüm tebliğ işlemlerinin de aynı usulle şirket adresine yapıldığı görülmektedir.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin (3) numaralı fıkrası ile davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması haline özgü bir usul kuralı getirildiği ve olayda Tebligat Kanunu’nun sözü edilen kuralının uygulanma olanağı bulunmadığından, Vergi Dava Dairesince anılan hüküm dikkate alınmaksızın dosya tekemmül ettirilmek suretiyle verilen kararda hukuka uygunluk görülmediği, bu nedenle kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.