Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2817 E. , 2022/3329 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2817
Karar No : 2022/3329
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Bakanlığı … Bölge Başkanlığı emrinde … olarak görev yapan davacı tarafından, … tarihinde tebliğ edilen sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işleminin iptali ile yoksun kalınan özlük hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; uyuşmazlıkta, davacı hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, davacının geçmiş yıllarda FETÖ/PDY terör örgütü ile müzahir öğrenci yurtlarında kaldığına dair bilgi edinildiği, davacının annesinin ise 2014 yılı sonrasında FETÖ/PDY ile müzahir bankada yeni hesap açtırarak para yatırdığının tespit edildiği görülmüş olup, davacı hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin niteliği ile yürütülen görevin önem ve özelliği dikkate alındığında, davacının subaylık için gerekli olan şartlarından, güvenlik ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olmasına dair şartı sağlamadığı ve subay statüsünde görev yapan davacının sözleşmesinin feshine dair haklı ve makul gerekçelerin oluştuğu, işlem tesisinde kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında başkaca bir saikle hareket edildiğine dair dosyada veri bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince Danıştay Onikinci Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2019/6788, K:2021/3624 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun’un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete’de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe girdiği, bu duruma göre, Kanun’un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanun’a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne, …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi …’un açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede bentler halinde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, yedinci fıkrasında ise; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde, altıncı fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idareye 07/03/2022 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 07/04/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle esastan incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2.Temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.