Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/1351 E. , 2022/3359 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1351
Karar No : 2022/3359
DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU :
Davacı Dernek tarafından; Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün “Radyoloji Uzmanlarının Mesai Dışında Raporlama Hizmeti Vermeleri” konulu … tarih ve … sayılı Genel Yazısı’nda yer alan;
1- “Radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin haftalık 35 saatlik çalışmasına ilişkin düzenlemenin, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı güttüğü”,
2- “ancak radyasyon görevlisi sayılmasını gerektirmeyecek alanlarda ve ulturasonografi, manyetik rezorans görüntüleme cihazı, teleradyoloji ve/veya teletıp sistemleri üzerinden yapılacak her türlü yerinde ve/veya verilecek raporlama hizmeti gibi radyasyon kaynağı sayılmayan cihazlarla olmak ve radyasyona maruz kalmamak şartıyla”,
3- “Radyasyon görevlilerinin, alt birim çalışma alanlarının mer’i mevzuatta belirlenen radyasyon görevlisi tanımına uygun şekilde belirlenmesi, örneğin rapor okuma ve radyasyon görevlisi kapsamındaki iş/işlemlerin ayrı ayrı görev tanımları belirlenerek çalışma listelerinin düzenlenmesi, eksik veya fazla hak durumu oluşmasına mahal verilmemesi önem arz etmektedir.”,
ibarelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Genel Yazı’yla, radyoloji uzmanlarının mevzuata aykırı biçimde “radyasyon görevlisi olan” ve “radyasyon görevlisi olmayan” şeklinde ikiye ayrıldığı, 3153 sayılı Kanun uyarınca, esas olan radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırma yapılan yerlerde çalışıyor olmak olduğu halde, dava konusu işlemle kişiye göre tasnif yapıldığı, hangi cihazın kullanıldığı değil, nerede çalışıldığının önemli olduğu; “radyasyon görevlisi” şeklinde bir ayrım yapılması yerine, radyasyonla teşhis ve tedavi yapan bir bölümde çalışmanın yeterli olması gerektiği; yine dava konusu Genel Yazı’yla radyasyon görevlisi kabul edilmeyen personelin çalışma süresinin 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi (haftalık 35 saat) yerine, 657 sayılı Kanun’un 99. maddesindeki genel çalışma sürelerine göre belirleneceğinin belirtildiği, Anayasa’nın 128. maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarının kanunla düzenlenmesi gerektiği halde, Genel Yazıyla, kanunda öngörülmeyen biçimde “radyasyon görevlisi olan” ve “radyasyon görevlisi olmayan” şeklinde ayrıma gidilerek personelin özlük haklarının sınırlandırıldığı ve radyasyon görevlisi sayılmayan personelin, haftalık 35 saatlik çalışma süresi, sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasının engellendiği; ayrıca dava konusu Genel Yazı’yla, radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin, mesai dışında, gönüllülük esasına dayalı olarak çalışmayı yazılı olarak talep etmesi ve idarenin de hizmetine ihtiyaç duyması halinde, ancak radyasyon görevlisi sayılmayı gerektirmeyecek alanlarda ve ultrasonagrafi manyetik rezonans görüntüleme cihazı gibi radyasyon kaynağı sayılmayan cihazlarla olmak ve radyasyona maruz kalmamak şartıyla, idarece de her türlü tedbir alınmak şartıyla çalışabilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği, radyasyon görevlisi personelin haftalık çalışma saatleri dışında ve hastanenin başka hizmetlerinde çalıştırılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, Genel Yazı’nın dava konusu edilen kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : İlgili mevzuatta radyasyon görevlisinin, denetimli alanlarda ve radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personel olarak tanımlandığı; Danıştayın yerleşik içtihatlarında da, radyasyonla fiilen çalışma ve radyasyon görevlisi sayılma şartlarını taşıyıp taşımadığının her bir personel için ayrı ayrı tespit edilmesi ve elde edilen bilimsel veriler dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerektiğinin vurgulandığı; personelin unvanına bakılmaksızın, denetimli anlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışılıp çalışılmadığına göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği; unvanı radyoloji uzmanı olsa dahi, şartları taşımadığı için radyasyon görevlisi kabul edilmeyen personelin şua izni ve fiili hizmet süresi zammından faydalanamayacağı ve bu personelin haftalık çalışma saatinin 657 sayılı Kanun’un genel hükümlerine göre belirleneceğinin açık olduğu; ayrıca hasta sayısı, sağlık personeli yetersizliği, sağlık tesisi kapasitesi gibi hususlar göz önüne alındığında, raporlama sürelerinin uzadığı, teşhis ve tedavide gecikme olduğu, bu durumun dışarıdan hizmet alım mecburiyetine yol açtığı; bu nedenle, idarenin ihtiyaç duyması ve personelin de talebi halinde, radyasyona maruz kalmamak kaydıyla, mesai dışı çalışma yaptırılmasının amaçlandığı, Genel Yazı’nın dava konusu edilen kısımlarının üst hukuk normlarına uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İlgili kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu edilen Genel Yazı’yla, anılan mevzuat hükümlerinin uygulanmasını göstermeye, uygulamada karşılaşılan tereddütleri gidermeye yönelik açıklayıcı bilgilere yer verildiği ve söz konusu mevzuat hükümlerine aykırı nitelikte yeni bir kural getirilmediği; bu nedenle Genel Yazı’nın dava konusu edilen kısımlarında, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : … Derneği vekili tarafından, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün “Radyoloji Uzmanlarının Mesai Dışında Raporlama Hizmeti Vermeleri” konulu … tarih ve … sayılı Genel Yazısı’nda yer alan; “Radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin haftalık 35 saatlik çalışmasına ilişkin düzenlemenin, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı güttüğü, … ancak radyasyon görevlisi sayılmasını gerektirmeyecek alanlarda ve ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme cihazı, teleradyoloji ve/veya teletıp sistemleri üzerinden yapılacak her türlü yerinde ve/veya verilecek raporlama hizmeti gibi radyasyon kaynağı sayılmayan cihazlarla olmak ve radyasyona maruz kalmamak şartıyla …. Radyasyon görevlilerinin, alt birim çalışma alanlarının mer’i mevzuatta belirlenen radyasyon görevlisi tanımına uygun şekilde belirlenmesi, örneğin rapor okuma ve radyasyon görevlisi kapsamındaki iş/işlemlerin ayrı ayrı görev tanımları belirlenerek çalışma listelerinin düzenlenmesi, eksik veya fazla hak durumu oluşmasına mahal verilmemesi önem arz etmektedir.” ibarelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanununa 21/1/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanunun 9. maddesiyle eklenen Ek Madde 1 de; “İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu Genel Yazının yazıldığı tarihte yürürlükte olan ve daha sonra 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlükten kaldırılan 06/05/1937 tarih ve 4201 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Radyoloji Radyum ve elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname’nin 21. maddesinde, “Röntgen ve radyom ile daimi olarak günde beş saatten fazla çalışılamaz. Röntgen muayenehanelerinde pazardan maada ayrıca bir gün daha öğleden sonra tatil yapılmalıdır.”, 22. maddesinde de “Hastahanelerde, röntgen ve radyom ile tam müddetle (günde 5 saat) çalışan kimseler, hastahanenin başka işlerinde kullanılamaz. Bunlara gece uykularını ihlal edecek iş verilmemelidir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Anılan ve daha sonra yürürlükten kaldırılan Nizamname ile iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel için öngörülen 25 saatlik haftalık çalışma süresi, 3153 sayılı Kanununa eklenen Ek 1. madde ile 35 saate çıkartılarak üst sınır belirlenmiş, idareye radyasyonla çalışan personele yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek Yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelikle belirlenmesi konusunda yetki verilmiştir
3153 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi ile 2/11/2011 tarih ve 28103 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11/10/2011 tarihli 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kararnamenin 703 sayılı KHK’nin 25. maddesiyle yürürlükten kaldırılan mülga “Düzenleme yetkisi” başlıklı 40. maddesinde yer verilen, “Bakanlık ve bağlı kuruluşlar görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
3153 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi ile 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 40 ıncı maddesine dayanılarak hazırlanan Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik 05/07/2012 tarih, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Bu Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin h) bendinde, “Personel: Teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde radyasyon kaynakları ile çalışan radyasyon görevlisini,” ı) bendinde, “Radyasyon görevlisi: Radyasyon kaynağı ile yürütülen faaliyetlerden dolayı görevi gereği, 24/3/2000 tarihli ve 23999 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinde toplum üyesi kişiler için belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı olan kişiyi”, j) bendinde de, “Radyasyon kaynağı: Teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazlar, radyofarmasötik veya radyoaktif kaynağı,” ifade ettiği, “Personel çalışma esasları ve tedbirler” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Radyasyon kaynağı ile çalışan personel, 7 nci maddede belirtilen radyasyon doz limitleri ve Kanunun Ek 1 inci maddesinde öngörülen süre dâhilinde çalıştırılır. Bu personel normal mesai dışında icap nöbetine çağrılmış ise icap nöbetinde bilfiil çalışılan süre de haftalık çalışma süresine dâhil edilir. İdare, personelin sağlığını korumak, doz aşımına maruz kalmasını önlemek ve iş güvenliğini sağlamak için işin niteliğine uygun koruyucu giysi ve teçhizatı eksiksiz bulundurmak ve bu Yönetmelik hükümlerini yerine getirmekle; personel de gerekli korunma tedbirlerine uymakla yükümlüdür.” aynı maddenin 2. fıkrasında da “Radyasyon kaynağı ile çalıştırılacak personelin, işe başlatılmadan önceki tıbbi muayeneleri ile işe başlatıldıktan sonraki yıllık sağlık kontrolleri Ek-1’deki form doğrultusunda ilgili idare tarafından yaptırılır. Bu personelin çalışma şekli, Kanunî süreyi aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir.”, 10. fıkrasında, “Radyasyon görevlisi olmamakla birlikte radyasyon kaynağı ile yürütülen faaliyetlerden dolayı yıllık 1mSv etkin doz değerinden fazla doza maruz kalma ihtimali Radyasyon Güvenliği Komitesince belirlenen personele tedbir olarak kişisel dozimetre kullandırılır.
“, 11. fıkrasında da “Radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izni yılı içerisinde kullandırılır.” şeklinde belirlenmiştir.
2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanununun 4/d maddesine dayanılarak hazırlanıp, 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe konulan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin g) bendinde, “Radyasyon; iyonlaştırıcı radyasyonu”, h) bendinde de “Radyasyon Görevlisi; bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde belirtilen yıllık doza maruz kalma olasılığı bulunan ve bu Yönetmeliğin 15 inci maddesinde belirtilen denetimli ve gözetimli alanlarda görevi gereği radyasyon kaynağı ile çalışan kişiyi,” ifade eder olarak tanımlanmış, aynı Yönetmeliğin 10. maddesinde de yıllık doz sınırları belirtilmiştir.
Davaya konu Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Genel Yazısında özetle, radyoloji uzmanlarının mesai dışında raporlama hizmeti vermeleri konusunda radyoloji uzmanlarından radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin çalışma saatlerinin sınırlı tutulmasındaki amacın ne olduğu, bu personelin mesai saatleri dışında gönüllülük veya idarece ihtiyaç duyulması halinde hangi alan ve koşullarda idarece her türlü önlem alınarak çalışabilecekleri, eksik veya fazla hak durumu oluşmasına yol açılmaması için radyasyon görevlilerinin alt birim çalışma alanlarının bu kapsamdaki iş ve işlemlerin görev tanımları yapılarak, çalışma listelerinin düzenlenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Davacı derneklerin vekilince, özetle 3153 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinde kanunla radyoloji uzmanı hekimlere tanınan haklardan yararlanma koşulunda, radyasyon görevlisi veya radyasyon görevlisi olmayanlar şeklinde bir ayrıma tabi tutulmamasına karşın davaya konu Genel Yazıda, böyle bir ayrıma gidildiği, radyasyon görevlisi olarak kabul edilmeyen personelin şua izni ve fiili hizmet süresi zammından yararlanmasının mümkün olmayacağı bunun hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte sürülmekte ise de, radyasyon görevlisi tanımı, dava konusu Genel yazıda değil anılan yönetmeliklerde yapılmıştır. Diğer taraftan radyasyon görevlisi olarak kabul edilmeyen personelin şua izni ve fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamaları halinde bu hususların bu işlemlere karşı açılan davalarda ilgili konulara ilişkin mevzuat hükümlerine göre değerlendirileceği tabiidir.
3153 Yasada, radyasyon görevlisi tanımına yer verilmemekle birlikte iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin yoğun olarak radyasyona maruz kaldığı açık olduğundan bunlar için öngörülen haftalık çalışma süresinin 35 saat olarak belirlenmesi, radyasyon dozu limitlerinin aşılması halinde idarece çalışma süresinin de kısaltılabileceğinin öngörülmesi ile yıllık doza maruz kalma olasılığı bulunan denetimli ve gözetimli alanlarda görevi gereği radyasyon kaynağı ile çalışan personelin radyasyonun olumsuz etkilerinden korunmasının amaçlandığı, Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin, sağlık kurum ve kuruluşlarında radyasyon kaynağı ile teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı alanlarda çalışan tüm personelin radyasyondan kaynaklanabilecek risklere karşı radyasyon dozu limitlerini ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşılması durumunda alınacak tedbirler ve radyasyon kaynakları ile ilgili çalışma esaslarını belirleyerek ilgili personelin korunmasını sağlamak için çalışma şeklinin kanunî süreyi aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde de düzenlenebileceği, radyasyon görevlilerinin normal mesai dışında icap nöbetine çağrılmış ise, icap nöbetinde bilfiil çalışılan sürenin de haftalık çalışma süresine dâhil edileceği öngörülerek denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin yaşam ve sağlık hakkı gözetilerek radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı güttüğü, çalışılan kurum veya bölüme göre radyasyon doz limitleri farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle de teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazların radyasyon limitlerinin zaman içinde değişebileceği tartışmasız olduğundan radyasyon görevlilerinin çalışma alanlarının radyasyon görevlisi tanımına uygun şekilde belirlenmesi, çalışma süresi, sağlık izni, fiili hizmet süresi zammına ilişkin haklarının kullanımında önem taşımaktadır.
Bu durumda anılan Yasa hükümleri ile yönetmelikteki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu Genel Yazının içeriğinin anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleri ve amacıyla çelişmediği, anılan hukuk normlarında belirtilen kural ve ilkeleri sınırlandırmadığı veya yeni bir kural getirmediği anlaşıldığından söz konusu Genel Yazının iptali istenilen kısımlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, duruşma için önceden belirlenen 07/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri … ‘in ve Danıştay Savcısı … ‘ın katılımıyla açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun ikişer defa söz verildikten, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve taraflara son kez söz verildikten sonra, duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sağlık Bakanlığında hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından radyasyon görevlisi sayılan personele yaptırılacak haftalık çalışma şeklinin, nöbet ya da vardiya veya mesai kaydırma şeklinde belirlenmesinin mümkün olup olmadığı ve bu personelin talepleri halinde, radyasyona maruz kalmayacak şekilde raporlama yapmak üzere, haftalık çalışma süresi dışında çalışıp çalışamayacakları hususunda tereddüt oluşması üzerine, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 11/12/2017 ve 07/02/2018 tarihli yazılarıyla, Bakanlık Hukuk Müşavirliğinden görüş istenilmiştir.
Bakanlık Hukuk Müşavirliğince verilen 08/02/2018 tarihli cevap yazısı esas alınarak hazırlanan Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün “Radyoloji Uzmanlarının Mesai Dışında Raporlama Hizmeti Vermeleri” konulu … tarih ve … sayılı dava konusu Genel Yazısı’nda; “…Radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin haftalık 35 saatlik çalışmasına ilişkin düzenlemenin, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fillen çalışan personelin radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı güttüğü, 35 saatin altında dahi olsa öngörülen doz seviyesinin aşılması halinde bu çalışma süresinin azaltılabileceği ve idarenin her türlü tedbiri almakla yükümlü olduğu da nazara alındığında; mevzuata göre radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin, mesai dışında, gönüllülük esasına dayalı olan bu çalışmayı kişinin istemesi ve/veya idarenin hizmetine ihtiyaç duyması halinde, ancak radyasyon görevlisi sayılmayı gerektirmeyecek alanlarda ve ultrasonağrafi, manyetik rezonans görüntüleme cihazı, teleradyoloji ve/veya teletıp sistemleri üzerinden yapılacak her türlü yerinde ve/veya verilecek raporlama hizmeti gibi radyasyon kaynağı sayılmayan cihazlarla olmak ve radyasyona maruz kalmamak şartıyla, idarece de her türlü tedbir alınmak suretiyle çalışabilmelerinin mümkün olduğu… Radyasyon görevlilerinin, alt birim çalışma alanlarının mer’i mevzuatta belirlenen radyasyon görevlisi tanımına uygun şekilde belirlenmesi, örneğin rapor okuma ve radyasyon görevlisi kapsamındaki iş/işlemlerin ayrı ayrı görev tanımları belirlenerek çalışma listelerinin düzenlenmesi, eksik veya fazla hak durumu oluşmasına mahal verilmemesi önem arz etmektedir. …” açıklamalarına yer verilmiş ve bu Genel Yazı 81 il valiliğine gönderilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99. maddesinin birinci fıkrasında, “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir.” kuralı; üçüncü fıkrasında, “Ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.” kuralı ve 103. maddesinde, “…Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.” kuralı yer almıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Fiilî hizmet süresi zammı” başlıklı 40. maddesinde, “Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır…” hükmü öngörülmüş; aynı maddenin 11. bendinde de, “doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar” için fiili hizmet süresi zammı 90 gün olarak belirlenmiştir.
19/04/1937 tarih ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 3. maddesine istinaden 27/04/1939 tarih ve 2/10857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname’nin, dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 21. maddesinde, “Röntgen ve radyom ile daimi olarak günde beş saatten fazla çalışılamaz. Röntgen muayenehanelerinde pazardan maada ayrıca bir gün daha öğleden sonra tatil yapılmalıdır.” kuralı; 22. maddesinde, “Hastahanelerde, röntgen ve radyom ile tam müddetle (günde 5 saat) çalışan kimseler, hastahanenin başka işlerinde kullanılamaz. Bunlara gece uykularını ihlal edecek iş verilmemelidir.” kuralı; 24. maddesinde de, “Bu gibi müesseselerde, her röntgen mütahassısının veya röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapması mecburidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, 3153 sayılı Kanun’un, 01/01/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanun’la eklenen, Ek 1. maddesinde “İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmiştir.
Söz konusu düzenlemeye istinaden 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde “radyasyon görevlisi”, Radyasyon kaynağı ile yürütülen faaliyetlerden dolayı görevi gereği, 24/3/2000 tarihli ve 23999 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinde toplum üyesi kişiler için belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı olan kişi” olarak; (j) bendinde de “radyasyon kaynağı”; Teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazlar, radyofarmasötik veya radyoaktif kaynağı” olarak tanımlanmıştır.
07/09/1985 tarih ve 18861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Tüzüğü’nün dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 2. maddesinin (k) bendinde de, “Radyasyon görevlisi, sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla çalışan kişidir. Denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla geçici olarak veya ara sıra çalışan kişiler radyasyon görevlisi sayılmazlar.” kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 178. maddesinin (B) fıkrasında, “Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çaıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir…” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; sağlık hizmetleri alanında çalışan ve radyasyona maruz kalan personelin radyasyonun zararlı etkilerinden korunması veya bu zararlı etkilerin azaltılması amacıyla bazı yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulduğu; bu kapsamda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99. maddesiyle memurların çalışma saatleri haftalık 40 saat olarak belirlenmiş iken, özel kanun niteliğindeki 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde “iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde” çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olarak düzenlendiği; yine 657 sayılı Kanun’un 103. maddesiyle, radyoaktif ışınlarla çalışan personele, yıllık izinlerine ilaveten her yıl “bir aylık sağlık izni” verilmesinin öngörüldüğü; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesiyle de, söz konusu personelin, prim ödeme gün sayılarına, “doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde” çalışılan her 360 günü için 90 gün fiili hizmet süresi zammı eklenmesinin kurala bağlandığı görülmektedir.
Ayrıca, Radyasyon Güvenliği Tüzüğü’nde ve Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyosyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’te “radyasyon görevlisi” tanımı yapılmak suretiyle, hangi koşulları taşıyan personelin radyasyon görevlisi sayılacağının açıkça ortaya konulduğu; belirli koşullar altında radyoaktif ışınlarla fiilen çalışan ve bu işin risklerine maruz kalan kişilerin radyasyon görevlisi sayılmasının öngörüldüğü anlaşılmış olup; bu düzenlemeler uyarınca, sağlık alanında çalışan her bir personelin, ilgili Tüzük ve Yönetmelik hükümlerinde yer verilen esaslar (personelin görev yaptığı birim ve maruz kaldığı radyasyonun dozu gibi) çerçevesinde değerlendirme yapılmak suretiyle “radyasyon görevlisi” sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi ve personelin tabi olacağı hak ve yükümlülüklerinin de buna göre tespit edilmesi gerektiği açıktır.
Buna göre; 657 sayılı Kanun’un 103. maddesi, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle, radyoaktif ışınlarla çalışan personelin haftalık çalışma saatleri, izinleri ve emeklilik fiili hizmet süresi zammı hususlarında söz konusu personele yönelik özel düzenlemeler getirildiği; anılan Tüzük ve Yönetmelik hükümleriyle de radyoaktif ışınlarla çalışan ve radyasyona maruz kalan personelin “radyasyon görevlisi” olarak nitelendirildiği dikkate alındığında; söz konusu mevzuat hükümleri çerçevesinde radyasyon görevlisi sayılan personelin özel haftalık çalışma süresinden (35 saat), sağlık izninden ve fiili hizmet süresi zammından faydalandırılmasının mümkün olduğu; radyoloji alanında ihtisas sahibi olmakla birlikte, radyoaktif ışınlarla fiilen çalışmayan ve radyasyona maruz kalmayan (diğer bir deyişle radyasyon görevlisi sayılmayan) personelin ise söz konusu haklardan yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun’un 178. maddesinin (B) fıkrası uyarınca, kurumların gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında (her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilmesi veya fazla çalışmanın ücretle karşılanması şartıyla) çalıştırabilmesinin mümkün olduğu ve ülkemizde sağlık personeli sayısının yetersizliği de göz önünde bulundurulduğunda; 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca haftalık çalışma saatini veya doz miktarına bağlı çalışma süresini tamamlayan radyasyon görevlisi niteliğindeki personelin, isteği üzerine radyasyon görevlisi sayılmasını gerektirmeyecek alanlarda, radyasyon kaynağı sayılmayan cihazlarla ve radyasyona maruz kalmamak şartıyla, ücret veya izin karşılığında fazla çalışma yapabilmesinin mümkün bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 81 il valiliğine gönderilen … tarih ve … sayılı Genel Yazısı’nın dava konusu edilen kısımlarında özetle; radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin haftalık 35 saatlik çalışmasına ilişkin 3153 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemenin, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin radyasyonun olumsuz etkilerinden azami düzeyde korumaya yönelik olduğu; diğer taraftan, radyasyon görevlisi sayılan personelin, mesai dışında ve personelin isteği halinde, radyasyon görevlisi sayılmasını gerektirmeyecek alanlarda, radyasyon kaynağı sayılmayan cihazlarla ve radyasyona maruz kalmamak şartıyla çalışabilmelerinin mümkün olduğu; bu kapsamda radyasyon görevlilerinin, alt birim çalışma alanlarının mer’i mevzuatta belirlenen radyasyon görevlisi tanımına uygun şekilde belirlenmesi (örneğin rapor okuma ve radyasyon görevlisi kapsamındaki iş/işlemlerin ayrı ayrı görev tanımları belirlenerek çalışma listelerinin düzenlenmesi), eksik veya fazla hak durumu oluşmasına mahal verilmemesi gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Genel Yazı’yla, anılan mevzuat hükümlerinin uygulanmasını göstermeye, uygulamada karşılaşılan tereddütleri gidermeye yönelik açıklayıcı bilgilere yer verildiği ve söz konusu mevzuat hükümlerine aykırı nitelikte yeni bir kural getirilmediği sonucuna ulaşıldığından; Genel Yazı’nın dava konusu edilen kısımlarında, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Her ne kadar davacı tarafından, haftalık çalışma süresi, sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammına ilişkin haklardan yararlanma hususunda, mevzuatta “radyasyon görevlisi olan” ve “radyasyon görevlisi olmayan” şeklinde bir ayrım öngörülmediği halde, dava konusu Genel Yazı’yla sadece “radyasyon görevlisi olanların” söz konusu haklardan yararlandırılmasına yönelik getirilen düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; “radyasyon görevlisi” tanımının, esasen dava konusu Genel Yazı’yla değil, 3153 sayılı Kanun’a istinaden yürürlüğe konulan Radyasyon Güvenliği Tüzüğü’nde ve Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyosyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’te yapıldığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.