Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/5701 E. , 2022/3575 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/5701
Karar No : 2022/3575
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2 -… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/4,5,6,9,11,12 dönemleri ile haksız yere mahsuben iade edilen katma değer vergilerinin geri alınmasına yönelik olarak tarh edilen 2010/5,8 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve 2010/3 dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1 ile mükerrer 355/4. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden, … Vergi Dairesi mükellefleri … İnşaat Hafriyat Nakliyat Elektrik Makine Ltd. Şti. ve … Lojistik İnşaat Elektrik Pet Ürünleri ve Oto Yedek San. Tic. Ltd. Şti ile … Vergi Dairesi mükellefi … Nakliyat İnşaat Hafriyat Elektrik ve Orman Ürün San. Tic. Ltd. Şirketinin herhangi bir ticari faaliyette bulunmaksızın düzenledikleri faturaların gerçek bir teslime dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, mal ve hizmet alımında bulunan davacı şirketin 2010/3 dönemine ilişkin 8.000,00 TL tutarını aşan muhtelif ödemelerini banka, PTT veya benzeri finans kurumu aracılığı ile yapması gerektiği halde nakit olarak yaptığı anlaşıldığından özel usulsüzlük cezasının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/4 maddesi gereğince kesilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurlarının gerçekleştiğine dair somut bir tespit bulunmadığından aynı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacı mükellefin 2010 yılında ilgili mükelleflerden almış olduğu sahte belgelerle yapmış olduğu mal alışlarından ödemelerini tevsik edemediği faturalar için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de, davacının kullandığı faturaların sahte olduğu tespit edildiğinden, bu faturaların bedelinin ödenmiş olduğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla gerçek anlamda yapılmamış bir ödemenin banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi beklenemeyeceğinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği, dolayısıyla söz konusu özel usulsüzlük cezası yönünden davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak bu kısım yönünden davanın kabulüne, bu kısım dışında davacının ve davalı idarenin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :Davacı tarafından, eksik inceleme ile düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olmadığı belirtilerek davanın reddine dair mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı İdare tarafından kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu belirtilerek kabule dair karar kısmını bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.