Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4365 E. , 2022/2507 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4365
Karar No : 2022/2507
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Büyükşehir Belediyesi-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket tarafından, Mersin ili Tarsus ilçesi … Mahallesi … pafta … ada … parselde kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan inşaat için yapı ruhsatı almak üzere davalı idareye başvurması üzerine tahakkuk ettirilip davacı tarafından ödenen 2016 yılına ilişkin yol harcamalarına katılma payının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali ile ödenen 149.193,00-TL’nin faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … gün ve E:…; K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin, davanın süresinde açılmadığı itirazı yönünden, Anayasanın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesine, 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” düzenlemesinin yer aldığı, söz konusu değişikliğin gerekçesinde, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin, hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmesinin amaçlandığının belirtildiği, Devletin, işlemlerinde bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasanın 40. maddesinin 2. fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşıması karşısında yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari veya yargı mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesi zorunlu olup, dava konusu … tarih ve E. … sayılı işlemde, başvuru süresine ve başvuru merciine yönelik açık bir ibareye yer verilmediği görüldüğünden ve bu durum Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerin korunmasını düzenleyen 40. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğundan davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına geçildiği; uyuşmzalığa konu taşınmaz taşınmaz çevresinde katılma payı istenilmesine dayanak oluşturucak yol çalışması yapıldığı hususunun davalı belediye tarafından ortaya konulamadığı, yol harcamalarına katılma payının, yapılan hizmetin halkın istifadesine sunulduktan sonra taşınmaz sahibinden alınabileceği, tahsil tarihinde ise hizmet ifasının gerçekleşmemiş olduğu, diğer yandan davalı belediyece, yol harcamalarına katılma payının hesabında dikkate alınan unsurların kanuni dayanağının bulunmadığı da anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, davalı idareye yaptığı başvuruda faiz talebinin bulunmadığı ve dava dilekçesinde tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi konusunda bir talepte bulunulmadığı halde, Vergi Mahkemesince, dava tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken, istem aşılarak, tahsil tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmeisinin usul hukukunun taleple bağlı olma ve istenilenden fazlaya hükmedilemeyeceği ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun belirtilen kısım yönünden kabulüne, Mahkeme kararının, “tahsil tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için hükmedilen faize ilişkin” hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu yönden davanın reddine, kalan kısım yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
DAVACININ İDDİALARI : Tasarruftan yoksun kalınan süre için yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden, tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN İDDİALARI : Davanın öncelikle süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, mevzuat çerçevesinde tahhakkuk ettirilen dava konusu yol harcamalarına katılma payının hukuka uygun olduğu iddialarıya kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Daire kararında belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından, Mersin ili Tarsus ilçesi … Mahallesi … pafta … ada … parselde kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan inşaat için yapı ruhsatı almak üzere davalı idareye başvurması üzerine tahakkuk ettirilip davacı tarafından ödenen 2016 yılına ilişkin yol harcamalarına katılma payının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali ile ödenen 149.193,00-TL’nin faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uyması zorunludur.
Bu durumda yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca, 02/02/2018 tarihinde davacıya tebliğ edilen dava konusu 30/01/2018 tarih ve E.13008 sayılı işlemin iptali istemiyle, vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi olan 30 gün içinde, 05/03/2018 tarihine kadar (bu tarih dahil), dava açılması gerekirken, 08/03/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu kısmen kabul edip, Vergi Mahkemesi kararının “tahsil tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için hükmedilen faize ilişkin” hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu yönden davanın reddine, kalan kısım yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında yasal isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin bu nedenle reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin 08/02/2019 tarih ve E:2018/874, K:2019/154 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 02/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.