Danıştay Kararı 9. Daire 2019/6286 E. 2022/2462 K. 02.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2019/6286 E.  ,  2022/2462 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6286
Karar No : 2022/2462

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, Konya İli, Selçuklu İlçesi, … Mahallesi, … cilt, … sahife, … ada, … parselde bulunan 4.364 m2 mesken üzerindeki 2 nolu bağımsız bölümdeki 1/3 hissesi üzerine, Konya İli, Selçuklu İlçesi, … Mahallesi, … cilt, … sahife, … ada, … parselde bulunan 4.364 m2 mesken üzerindeki 4 nolu bağımsız bölümdeki tam hissesi üzerine, Konya İli, Selçuklu İlçesi, … Mahallesi, … cilt, … sahife, … ada, …parselde bulunan 730 m2 arsa üzerindeki 507/730 hissesi üzerine, Konya İli, Selçuklu İlçesi, … Mahallesi, … cilt … sahife, … ada, … parselde bulunan 12.103 m2 arsa üzerindeki 69/12103 hissesi üzerine uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; davacının şahsi olarak mükellef olmasından doğan vergi borçları, … adlı şirketin kanuni temsilcisi olmasından doğan vergi borçları ve … Ortaklığının ortağı olmasından doğan vergi borçlarından dolayı farklı tarihlerde farklı taşınmazlarına haciz işlemleri tesis edildiği edildiğinin anlaşıldığı, davacı adına, şahsi borçları sebebiyle tesis edilen … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemi, … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemi, … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemi ile … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemlerine ilişkin olarak; davalı idare tarafından 2000 ila 2009 vergilendirme dönemlerine ilişkin ödeme emirleri ile bu ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının kullanılmasına ve muhafazına lüzum olmadığı ve bu belgelerin imha edilmesine karar verildiği bildirildiğinden haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapıldığının kabulünün mümkün olmadığından davacı adına şahsi borçları sebebiyle 2008 yılında tesis edilen haciz işlemlerinde bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına, 9.979,93-TL’lik şahsi borcu sebebiyle tesis edilen … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemine ilişkin olarak; … tarih ve … sayılı ödeme emri gönderildiği, toplam tutarın 6.887,29-TL olduğu, … tarihli tebliğ alındısında ise … numaralı ödeme emri ile birlikte başka numaralı ödeme emirlerinin de yazıldığı, … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işleminin 9.979,93-TL’lik borç için tesis edildiği, ancak anılan haciz işlemine dayanak teşkil eden ödeme emirlerinin düzenlendiği belirtilmesine rağmen 6.887,29-TL tutarındaki borç için düzenlenen ödeme emrinin ibraz edildiği, … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işleminin 6.887,29 TL’lik kısmına ilişkin haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapıldığı anlaşıldığından haczin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık, haczin 6.887,29-TL’yi aşan kısmı yönünden haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapıldığı kanıtlanamadığından haczin bu kısmı yönünden ise hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına, … Ortaklığının borcu sebebiyle tesis edilen … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemine ilişkin olarak; haciz işleminin 27/01/2011 tarihinde tesis edildiği dikkate alındığında haciz işlemine dayanak teşkil eden ödeme emirlerinin bu tarihten önce tebliğ edilmesi gerektiği, haciz işlemi tesis edildikten sonra ödeme emrinin tebliğ edilmesi suretiyle haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapıldığının kabulünün de mümkün olmadığı, haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapılmadan bu suretle de borcun tamamen veya kısmen tahsil imkanının kalmadığı kesin olarak belirlenmeden davacı adına … Ortaklığının borcu sebebiyle 2011 yılında tesis edilen haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına, … adlı şirketin 196.161,58 TL’lik borcu sebebiyle tesis edilen … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işlemine ilişkin olarak; davacının Konya Yarar Bijon adlı şirketin kanuni temsilcisi olmasından kaynaklanan borçlarından dolayı … tarih/ … ve … sayılı ödeme emirleri gönderildiği, ödeme emirlerindeki toplam tutarın 25.518,05-TL olduğu, 14/02/2014 tarihli tebliğ alındısında ise …-… numaralı ödeme emirleri ile birlikte …-… numaralı ödeme emirlerinin de yazıldığı, … tarih ve … yevmiye no’lu haciz işleminin 25.518,05-TL’lik kısmına ilişkin haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapıldığı anlaşıldığından haczin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık, söz konusu haczin 25.518,05-TL’yi aşan kısmı yönünden haciz safhasından önceki takibin usulüne uygun şekilde yapıldığı kanıtlanamadığından haczin bu kısmı yönünden ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Asıl amme borçlusu şirket adına tahsil imkanının kalmadığı veya tahsil edilemediği hususularının kesin olarak tutanakla tespitinin gerektiği, tüm bu işlemleri kesin tespite bağlamadan hakkında takibe geçirilerek haciz tatbik edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu haciz işlemlerinin dayanağının davacının şahsi borçları ile kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu şirketin borçları olduğu, şirkete ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ama tahsilat yapılamadığı, şirketin banka hesaplarına haciz konulduğu, şirketin araç ve gayrimenkulüne rastlanmadığı, dolayısıyla şirketin borca yeter mal varlığının olmadığı, yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.