Danıştay Kararı 12. Daire 2018/1437 E. 2022/3300 K. 02.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/1437 E.  ,  2022/3300 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1437
Karar No : 2022/3300

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde sözleşmeli dağıtıcı olarak görev yapan davacının, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 44. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca sözleşmesinin feshi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında, aynı fiili nedeniyle açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla, görevi gereği kendisine teslim edilen gönderi bedellerini uhdesinde bulundurmak suretiyle zimmet suçunu işlediği ve Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, fiilin zincirleme suç şeklinde işlediğinden cezanın artırıldığı, suçtan meydana gelen zararı soruşturma başlamadan önce aynen iade ettiğinden etkin pişmanlık dolayısıyla cezanın indirildiği, verilen cezanın 2 yılın altında olduğu ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı dikkate alınarak hakkında verilen cezanın ertelenmesi ile bu süre zarfında denetimli serbestlik kararı verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının zimmet suçundan sonuç olarak 1 yıl, 8 ay, 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verildiğinin anlaşıldığı; disiplin yönünden düzenlenmiş olan soruşturma raporuyla davacıya isnad edilen fiilin “yasal unsurlarının oluşması” nedeniyle sabit olduğu ceza mahkemesince verilen kararla da ortaya konulduğundan, davacının sözleşmesinin feshini gerektirecek nitelikteki eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında verilen ve ertelemeye konu olan mahkumiyet kararının, Yargıtay ilgili Dairesince bozulduğu, yapılan yeni yargılama neticesinde de beraatine hükmedildiğinden bahisle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ilk derece Mahkemesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeniden karar verilmesine gerek görülmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde sözleşmeli dağıtıcı olarak görev yapan davacının, dağıtıma çıkardığı 47 adet ödemeli gönderinin bedelini uhdesinde tutmak ve bunların bedellerini zaman içerisinde ödemek suretiyle işlediği eylemler nedeniyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 44. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının “zimmet” suçundan yargılandığı davada; … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla 1 yıl, 8 ay, 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve anılan hükmün ertelenmesine karar verildiği, davacının kararı temyiz etmesi üzerine … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla hükmün bozulması üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davacının anılan suçtan beraatine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği ve … Ceza Dairesinin dosyasında temyiz incelemesinin devam ettiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Disiplin Cezaları” başlıklı 44. maddesinde, ”Teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla sözleşmeli personelin görevleri ile ilgili kusurlu hareketleri, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışları nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması hariç, verilmesi gereken disiplin cezaları ile disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezası, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin “Uygulamanın İzlenmesi” başlıklı 58. maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Sözleşmeli personele ilişkin olarak bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.” kuralı yer almıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının dava konusu işleme gerekçe olan eylemi sebebiyle ceza mahkemesinde yargılandığı, hakkında … Ağır Ceza Mahkemesince verilen erteleme hükmünün, … Ceza Dairesi tarafından bozulması üzerine, dosyayı yeniden ele alan … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından davacının yargılandığı “zimmet” suçundan beraatine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği ve … Ceza Dairesinin dosyasında temyiz incelemesinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince, davacının zimmet suçundan 1 yıl, 8 ay, 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verildiği, davacının eyleminin sabit olduğu hususunun ceza mahkemesince verilen kararla da ortaya konulmuş olduğundan, davacının eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle sözleşmesinin feshine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; anılan zimmet fiilinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiili işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi üzerine belirlenebileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen davanın reddine dair … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.