Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6264 E. , 2022/3627 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6264
Karar No : 2022/3627
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) Kendi adlarına asaleten, … adına velayeten
…, …
Vekili : Av. …
2- (Davalı) … Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/02/2021 tarih ve E:2016/12179, K:2021/777 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 01/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacılar tarafından, ayağı kırık çöp konteynırıyla oynarken sol el parmağının sıkışması sonucu parmağı kopan çocuklarının, davalı idarenin kusuru neticesinde sürekli işgörme gücünde azalma meydana geldiği ve tedavilerinin halen devam ettiğinden bahisle çocuk için (ıslah edilmiş haliyle) 18.874,08-TL maddi tazminat ile olay nedeniyle uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminat ve babası Mehmet Durmuş için 15.000,00-TL, annesi Asiye Durmuş için 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 98.874,08-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Davaya konu uyuşmazlık, davalı idarenin hukuka aykırı haksız fiilinden kaynaklanmaktadır. Müşterek hukukun “Gaspeden daima temerrüt halindedir” şeklindeki genel ilkesi gereğince; haksız fiilden doğan tazminat borçlarında temerrüt, haksız fiil tarihinde kendiliğinden gerçekleşir. Davalıya ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek yoktur. Bu nedenle, davacı tarafından da talep edildiği üzere, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ve temyize konu kararın tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının belirtilen şekilde düzeltilmesi gerektiği görüşüyle bu kısma yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum.