Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/842 E. 2022/1944 K. 01.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/842 E.  ,  2022/1944 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/842
Karar No : 2022/1944

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2017/2279, K:2021/2043 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2017/2279, K:2021/2043 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmeler yapılarak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği ve UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararının 10/12/2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”‘nın, “ByLock CBS Sorgu Raporu”nun, diğer belge ve tespitlerin ve Ağır Ceza Mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt mensubu kişiler ile birlikte hareket ettiğine ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlem öncesinde şahsına yöneltilen suçlamanın niteliğinin ve nedeninin bildirilmediği, savunma hazırlamak amacıyla makul bir süre verilmediği, yargılama aşamasında davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgelere cevap verme imkanının sağlanmasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerince verilen bir hak olduğu, dava konusu işlem öncesinde verilmesi gereken savunma hakkının yerine ikame edilmesinin mümkün olmadığı, Daire kararıyla daha önce idari işlem öncesinde savunma hakkı ihlal edildiği gerekçesiyle vermiş olduğu birçok bozma kararı ile çelişildiği, Dairenin bu uygulamasıyla uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve yasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 667 sayılı KHK’nın 3. maddesi ile terör örgütleri ile üyelik, irtibat ve iltisakları bulunan hakim-savcıların meslekten çıkarılmalarına ilişkin düzenlemenin gerçekleştirildiği, bu maddenin uygulanması usulüne ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, 2802 sayılı Kanun’da tanınan başta savunma hakkı olmak üzere usule ilişkin bir sınırlama getirilmediği, dava konusu işlem kanunda öngörülen bir usule uygun olarak alınmadığından, durumun gerektirdiği ölçüde kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kararın deliller kısmında dayanak yapılan delillerin kabul etmemekle birlikte tamamının bu yapının terör örgütü olarak yargı kararı ile kabul edildiği dönem öncesine ait olduğu, bu şekilde uygulamanın suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesine açıkça aykırı olduğu, Dairenin ilk karar mercii gibi yeniden delil araştırması ve delil toplaması yaptığı, adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiği, MİT tarafından elde edilen bylock verilerinin yasal delil olmadığı, BTK verileri ile MİT raporunun çeliştiği, itirafçı tanık beyanlarının hukuka aykırı elde edilmiş delil olduğu, soyut, OHAL şartlarında konumunu muhafaza etme veya menfaat sağlamaya yönelik, hukuki ifade niteliği taşımayan subjektif yorumlardan ibaret bu ifadelerin Mahkemece hükme esas alınamayacağı, subjektif değerlendirmeler, varsayımlar, kişisel yorumların ceza muhakemesinde delil olarak kullanılamayacağı, üye olduğu zaman yargı camiasındaki tek dernek olan ve hukuka, mevzuata uygun olarak faaliyet gösteren, yargı üyelerinin büyük çoğunluğunun üye olduğu bir derneğe üye olmasının hukuka aykırı kabul edilerek aleyhine örgüt üyeliği suçu için delil olarak gösterilmesinin hukukun temel ilkelerine, anayasa ve mevzuatta yer alan dernekleşme hakkına açıkça aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin dayanağı olan KHK hükmünün herhangi bir meşru amacının bulunmadığı, görevden uzaklaştırma kararından sonra 2802 sayılı Kanun’a göre usulü işlemler takip edilmeyerek savunma hakkı dahi verilmeden işlem tesis edilmesinin AİHM kriterleri dikkate alındığında demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/06/2021 tarih ve E:2017/2279, K:2021/2043 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 01/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.