Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/964 E. 2022/1958 K. 01.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/964 E.  ,  2022/1958 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/964
Karar No : 2022/1958

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Lojistik Antrepo Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU:Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2018/1716, K:2021/5249 sayılı kararının, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/02/2018 tarih ve 30343 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Gümrük işlemleri) (Seri No:105) nde değişiklik yapılmasına dair Tebliğ (Gümrük işlemleri) (Seri No:147) ile Gümrük Genel Tebliği’nin 3. maddesine eklenen “(6) Deniz yolu ile gelen bu Tebliğ kapsamındaki eşyanın serbest dolaşıma giriş işlemleri eşya başka gümrük idaresine sevk edilmeksizin geldiği gümrük idaresi tarafından yapılır.” fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2018/1716, K:2021/5249 sayılı kararıyla;
25/02/2018 tarih ve 30343 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Gümrük işlemleri) (Seri No:105)’nde değişiklik yapılmasına dair Tebliğ (Gümrük işlemleri) (Seri No:147) ile Gümrük Genel Tebliği’nin 3. maddesine “(6) Deniz yolu ile gelen bu Tebliğ kapsamındaki eşyanın serbest dolaşıma giriş işlemleri eşya başka gümrük idaresine sevk edilmeksizin geldiği gümrük idaresi tarafından yapılır.” fıkrasının eklenmesinden sonra 02/05/2018 tarih ve 30409 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Gümrük işlemleri) (Seri No:105)’nde değişiklik yapılmasına dair Tebliğ (Gümrük işlemleri) (Seri No:150) ile dava konusu 6. fıkranın değiştirilerek “(6) Ek-1’de belirtilen listede yer alan eşya bu Tebliğ kapsamı dışındadır.” şeklinde yeniden düzenlendiği ve dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, 282,00-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Dairece karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğu, yargılama giderleri yönünden dava tarihinde tarafların haklılık durumu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinin idareleri aleyhine yüklenmesinde hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2018/1716, K:2021/5249 sayılı kararının temyize konu yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, bu Kanun’da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, 25/02/2018 tarih ve 30343 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Gümrük işlemleri) (Seri No:105)’nde değişiklik yapılmasına dair Tebliğ (Gümrük işlemleri) (Seri No:147) ile Gümrük Genel Tebliği’nin 3. maddesine “(6) Deniz yolu ile gelen bu Tebliğ kapsamındaki eşyanın serbest dolaşıma giriş işlemleri eşya başka gümrük idaresine sevk edilmeksizin geldiği gümrük idaresi tarafından yapılır.” fıkrasının eklenmesinden sonra 02/05/2018 tarih ve 30409 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Gümrük işlemleri) (Seri No:105)’nde değişiklik yapılmasına dair Tebliğ (Gümrük işlemleri) (Seri No:150) ile dava konusu 6. fıkranın değiştirilerek “(6) Ek-1’de belirtilen listede yer alan eşya bu Tebliğ kapsamı dışındadır.” şeklinde yeniden düzenlendiği ve dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderleri ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, 02/05/2018 tarih ve 30409 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Gümrük işlemleri) (Seri No:105)’nde değişiklik yapılmasına dair Tebliğ (Gümrük işlemleri) (Seri No:150) ile dava konusu 6. fıkranın değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlık hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Kaldı ki, mer’i mevzuatta da, karar verilmesine yer olmadığına kararı ile neticelenen davalara ilişkin yargılama giderlerinin talebi yönünden Daire gerekçesinde yer verilen ve “davanın açılmasına sebebiyet vermiş olmak” şeklinde bir usul ya da ilke bulunmamaktadır.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği gerekçesine dayalı olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.