DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1642 E. , 2022/1957 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1642
Karar No : 2022/1957
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Huk. Müş. Yrd. …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının düzeltilmesi/bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmeliğin “Hesaplama ve takip yöntemi” başlıklı 6. maddesinin (b) bendinde yer alan, “Personelin ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarih esas alınmaz. Masrafların yapıldığı yıl esas alınarak, ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarihe kadar kanuni faizi hesaplanarak tazminat hesabı yapılır. Kanuni faiz hesabı Maliye Bakanlığı birimlerince yapılır.” şeklindeki düzenlemenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararının özeti: Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığının husumet itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Subayların ve astsubayların yükümlülüğü” başlıklı 112. maddesi; “(Ek fıkra: 4861 – 28.5.2003/m.7) Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askeri öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak, ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği yıldaki masraf değerleri üzerinden tazminat olarak öderler…”şeklinde iken, 607 sayılı KHK’nin Anayasa Mahkemesinin 21/05/2003 tarih ve E:2003/39, K:2003/40 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine 03/07/2003 tarih ve 4917 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile; “…Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askeri öğrenci, subay ve astsubay
nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazminat olarak öderler…” düzenlemesi ile değiştirildiği, Kanun koyucunun bu değişiklik ile öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının personelin ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği yıldaki masraf değerleri üzerinden tazminat olarak ödenmesi kuralından ayrılarak kanuni faizi ile birlikte ödenmesini ve tazminatın tahsiline ilişkin usul ve esasların belirlenmesini belirtilen bakanlıklara bıraktığı, Yönetmeliğin 6. maddesinde öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının yapıldığı yılın esas alınması ve personelin ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarihe kadar kanuni faizin hesaplanması kuralı öngörüldüğü, Diğer yandan, 926 sayılı Kanun’un 18. maddesinde;”a) Sağlık sebepleri dışında ilişikleri kesilenlere, personel ve amortisman giderleri hariç, Devlet tarafından yapılan masraflar, sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hesaplanarak ödettirilir…” düzenlemesine, 115. Maddesinde;”…Yapılan hesaplamada (Ek ibare: 19/06/2010-6000 S.K/18.mad.) personel ve amortisman giderleri hariç, masraflar, sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hesaplanır…” düzenlemesine yer verildiği, Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmeliğin 6. maddesinde; “Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masrafının hesabında;…b) Personelin ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarih esas alınmaz. Masrafların yapıldığı yıl esas alınarak, ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarihe kadar kanuni faizi hesaplanarak tazminat hesabı yapılır. Kanuni faiz hesabı Maliye Bakanlığı birimlerince yapılır…” düzenlemesinin yer aldığı, Askerî Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmeliğin ÖRNEK: 1’inde yer alan Askerî Okullara Girme Hakkını Elde Eden Öğrenciler İçin Düzenlenecek Yüklenme Senedinde; “…sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için hesap edilecek kanuni faizi ile birlikte…” kuralının yer aldığı,
Somut olayda, davacının itirazı üzerine yeniden tanzim edilen düzeltilmiş masraf bildirim cetveline göre; davacıya çıkarılan toplam …-TL masrafın, …-TL kısmının faizden oluştuğu, faiz hesabının ise, dava konusu Yönetmeliğin 6/b maddesi kapsamında, harcamanın yapıldığı tarihten itibaren hesaplandığının anlaşıldığı, davacı vekilinin ise; faizin hizmetten (veya okuldan) ilişiğin kesildiği tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini belirterek, 05/06/2007 tarih ve E:1954/12, K:1957/2 sayılı Yargıtay İBK kararının dayanak olarak gösterildiği, anılan kararda; “… taahhütnamede faiz mebdeinin masrafı tahakkuk ve sarf tarihi olduğu açıkça kayıt ve irade edilmemiş olan hallerde mükellefiyetin ihlal kılındığı, yani öğrencinin okul ve hizmetten ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğine…” şeklinde değerlendirmenin yapıldığı, ancak İBK kararında ortaya konulan argümanın, davacıya uygulanmasının mümkün olmadığı, zira, masraf bildirim cetvelinde, davacıya yapılan her bir kalem masrafın sarf tarihi açıkça belli edilmiş, dolayısıyla faizin başlangıç tarihi olarak, “sarf tarihi”nin dikkate alındığı, sarf tarihi ile kastedilenin, ilgili kurumun yükümlüye yaptığı her bir kalem masrafın yapıldığı tarih olduğu noktasında tereddüt olmadığı, benzer bir uyuşmazlıkta; Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; ancak, sarf tarihlerinin tespitinin mümkün olmadığı (veya belli edilmediği) durumlarda faizin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim döneminin faiz başlangıcında esas alınabileceğinin içtihat edildiği,
Sonuç itibarıyla, 926 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yer verilen; “(Ek fıkra:4861-28.5.2003/m.7)…öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak, ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği yıldaki masraf değerleri üzerinden tazminat olarak öderler…” düzenlemesinin, 03/07/2003 tarih ve 4917 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile;”..öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazminat olarak öderler…” şeklinde değiştirilmiş olması nedeniyle iptali istenilen düzenlemenin 926 sayılı Kanun’un 112. maddesine aykırılık teşkil etmediği, 926 sayılı Kanun’un 18 ve 115. maddeleri ile Askerî Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmeliğin ilgili hükmü ile de benzer nitelikte olduğu anlaşıldığından öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını gerçek değerler üzerinden ödenmesini amaçlayan Yönetmeliğin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin hukuka uygun olduğu, Nitekim, TSK Personelinin Öğrenim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmeliğin 6/b maddesinin iptali istemi ile açılan başka bir davada AYİM … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının da bu yönde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik maddesiyle getirilen düzenlemenin 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na aykırı olduğu, yasa koyucu tarafından Bakanlığa verilen yetkinin sınırsız ve mutlak olmadığı, aksi durumun keyfiyete yol açacağı, ayrıca Borçlar Kanunu uyarınca temerrüde düşürülmeden borçludan faiz istenilemeyeceği, somut olayda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, söz konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca; 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 17. maddesi ile Anayasa’ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılması üzerine, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Kanunu’na 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesiyle eklenen Geçici 45. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan “Kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan işi bitmemiş dosyalardan, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu aşamasında olanların Danıştaya, diğerlerinin Ankara idare mahkemelerine gönderileceği” yönündeki düzenleme uyarınca Danıştaya gönderilen, “davacının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının düzeltilmesi istemini içeren” dosyanın, uyuşmazlığın niteliği ve aşaması itibarıyla Kurulumuzun görevinde olduğu görüldü. Yürürlükten kaldırılmış olan 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nda “kararın düzeltilmesi”nin tek ve son kanun yolu olarak öngörülmüş olması dikkate alınarak, davacının istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri çerçevesinde “temyiz” istemi olarak kabul edilerek incelendi ve gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin düzeltilmesi/bozulması istenen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Mülga 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 66. maddesinde, “Daireler ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere, ilamın tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla kararın düzeltilmesi istenebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
11/02/2017 tarih ve 29976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6771 sayılı T.C. Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la Anayasa’ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendinde, askeri yargının kaldırıldığı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 203. maddesinde, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun yürürlükten kaldırıldığı, 36. maddesiyle eklenen 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun Geçici 45. maddesinde ise, dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğerlerinin Ankara İdare Mahkemelerine herhangi bir karara gerek kalmaksızın gönderileceği düzenlenmiştir.
6771 sayılı Kanun’la Anayasa’ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendi uyarınca askeri yargının kapatılması nedeniyle dosyaların Danıştaya gönderilmesi üzerine, yargılama sürecinin bulunduğu aşamadan itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Mülga 1602 sayılı Kanun’da temyiz kanun yolu bulunmamakta olup, Daireler ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere, ilamın tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu öngörülmüştür.
Davacı tarafından da, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesince verilen davanın esastan reddine ilişkin karara karşı, yasal süresinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
Askeri yargının kapatılması sonucunda, dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, davacının karar düzeltme isteminin Danıştay ilgili Dairesince değerlendirilerek karara bağlanması gerekmektedir.
Bu itibarla, davacının karar düzeltme isteminin incelenebilmesi için dosyanın Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, Kurulumuzca, işin esası hakkında temyizen inceleme yapılarak verilen karara katılmıyorum.