Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1487 E. 2022/1961 K. 01.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1487 E.  ,  2022/1961 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1487
Karar No : 2022/1961

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/01/2022 tarih ve E:2021/6539, K:2022/152 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/05/2017 tarih ve 30058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1/b fıkrasında yer alan “Kurum binaları ve bahçelerinde baz istasyonları bulunamaz.” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/01/2022 tarih ve E:2021/6539, K:2022/152 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 12/05/2020 tarih ve E:2017/4601, K:2020/2092 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/04/2021 tarih ve E:2021/164, K:2021/777 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak;
Uyuşmazlık konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihteki haliyle 5661 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 1. fıkrası ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü” başlıklı 13. maddesine yer verildikten sonra,
Dava konusu Yönetmeliğin; ortaokul, imam-hatip ortaokulu ve ortaöğretim kurumları ile yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere öğrenim dönemlerinde barınma hizmetleri sunmak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından öğrenci yurtları açılmasına, işletilmesine ve bunların denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarıldığı,
Davalı idarece, ortaokul beşinci sınıftan başlayıp üniversite son sınıfa kadar uzanan yaş grubundaki öğrencilerin uzun süreli barındığı bu kurumlarda, öğrencilerin fiziksel ve bedensel gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek baz istasyonlarının barınma hizmeti veren kurumların bahçelerinde ve/veya binalarında yirmi dört saat çalışır vaziyette bulundurulmasının öğrencilerin sağlıklarını olumsuz yönde etkileyebileceği; açma, kapatma ve her türlü denetim yetkisi Bakanlık’ta olan kurumlarda barınan öğrencilerin ve personelin menfaati ve güvenliği gözetilerek dava konusu düzenlemenin yapıldığının belirtildiği,
İdarenin, öğrenci yurtlarında baz istasyonu kurulmasına izin verip vermemek konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetki kullanılırken haklı bir sebebe dayanılması, diğer bir ifadeyle bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiği,
Bu durumda, baz istasyonlarının insanların sağlığını tehdit etmeyecek şekilde insanlardan uzaklaştırılması gerektiği düşüncesiyle, kurumlarda barınan öğrencilerin ve personelin menfaati ve güvenliği gözetilerek dava konusu düzenlemenin getirildiği dikkate alındığında, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin, öğrenci yurtlarında kontrolü ve denetimi özel öğrenci barınma hizmeti kurumunda olmayan baz istasyonu kurulmasına izin vermemek yönünde kullanılması suretiyle tesis edilen dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı,
Diğer taraftan, bir kamu hizmeti olan elektronik haberleşme hizmetinin devamı için kurulması gereken baz istasyonlarının öğrenci yurtlarının binalarında ve bahçelerinde kurulmaması hâlinde bu hizmetin aksayacağından bahsetmenin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik’in, 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Remi Gazete’de yayımlanan Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığı, bu itibarla dava konusu düzenlemenin karar tarihinde yürürlükte bulunmaması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; Cumhurbaşkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/04/2021 tarih ve E:2021/164, K:2021/777 sayılı kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 21/01/2022 tarih ve E:2021/6539, K:2022/152 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.