Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/941 E. 2022/1936 K. 01.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/941 E.  ,  2022/1936 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/941
Karar No : 2022/1936

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALILAR) :
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: …
2-… Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/1069, K:2021/2298 sayılı kararının taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca çıkarılan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgesinin ”2.1-Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/1069, K:2021/2298 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği,
Dava konusu 02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgenin iptali istenen ”2.1-Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı kısmı ile 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen olağanüstü hale ilişkin olarak çıkarılan 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan kurum ve kuruluşlardan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında işyeri sayılanlarda sigortalı olarak çalışanların sigortalılıklarının sona erdirilmesi hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği,
Genelgelerin yasa, tüzük, yönetmelik ve benzeri hukuk kaynaklarının uygulanmasına ilişkin ayrıntıları ve uygulama şeklini gösteren düzenleyici işlemler olduğu, söz konusu Genelgelerin de, normlar hiyerarşisi bakımından bir üst norma uygun olması gerekeceği,
02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgenin dava konusu maddesinin ikinci fıkrasında; 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışan sigortalıların işten ayrılış bildirgesinin ünitelerce re’sen düzenleneceği ve işten ayrılış nedeni olarak “36- OHAL/KHK” kodu kullanılacağı, dördüncü fıkrasında ise; işyerinin KHK’lar kapsamında kapatılması nedeniyle sadece bu işyerlerinden işten çıkan sigortalılarla sınırlı olmak üzere re’sen düzenlenecek işten ayrılış bildirgesi düzenleme nedeni olarak “OHAL/KHK” kodu kullanılacağının düzenlendiği,
Olayda, her ne kadar davacının sigortalı olarak çalıştığı İzmir Üniversitesi, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılmış ise de, anılan Kanun Hükmünde Kararnamede davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğuna yönelik bir belirlemede bulunulmadığı,
20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen olağanüstü hale ilişkin olarak çıkarılan 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışan sigortalılar hakkında işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeni olarak “OHAL/KHK” kodu kullanılmasının işverenlerce FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle işten ayrılışının yapıldığı şeklinde değerlendirilebileceğinden işten ayrılışı yapılan sigortalılar yönünden mağduriyetlere neden olabileceği dikkate alındığında dava konusu Genelge hükmünün ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibaresinde hukuka uyarlık görülmediği,
02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgenin, dava konusu ”2.1-Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin, ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibaresi dışında yer alan kısmının, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında alınan tedbirlerin uygulanmasına yönelik olduğu ve bu kısımlarında 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, 02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgenin, dava konusu ”2.1-Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin, ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibarelerinin iptaline, iptal edilen kısımları dışında kalan bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Genelge hükmünün “Bu sigortalıların işten ayrılış bildirgesi ünitelerce re’sen düzenlenecek olup işten ayrılış nedeni olarak ’36-OHAL/KHK’ kodu kullanılacaktır.” şeklinde olduğu, “36-OHAL/KHK” ibaresinin bütün olarak kullanıldığı, KHK ile kapatılan kurumlardan işten çıkışı yapılan kişiler için kullanıldığının bilindiği, “36” kodunun
doğrudan “OHAL/KHK” ibaresini çağrıştırdığı, kararın “36” ibaresinin ayrılarak iptal hükmüne dahil edilmediği, Genelge hükümleriyle, KHK ile kapatılan kurumların tüm çalışanlarının iş akitlerinin feshedilmiş sayılacağının kabul edildiği, aniden işsiz kaldığı bu durumla ilgili hiç bir kusuru bulunmadığı halde maaşından ve özlük haklarından mahrum kalarak maddi ve manevi yönden büyük mağduriyetler yaşadığı, iş akdinin sona erdirilmesinin kalıcı ve sonuçlarının çok ağır nitelikte olduğu, olağanüstü halin gerekli kıldığı hususlara ilişkin olmayan, Anayasal haklarını ihlal edecek nitelikte idari işlem olduğu, dava konusu Genelge ile yapılan ölçüsüz düzenlemenin, kişilerin yaşamlarını devam ettirebilmeleri için çalışma ve mesleki hayatını devam ettirmesine engel olduğu, özel hayata saygı haklarını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, dava konusu Genelgenin, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında alınan tedbirlerin uygulanmasına yönelik olduğu ve anılan Genelgenin iptali istenen “Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibarelerinde, 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı, “36-KHK ile işyerinin kapatılması” işten çıkış nedeni olarak belirtildiği, sigortalıların yeniden çalışamayacağı anlamına gelmediği, sigortalı hakkında KHK ile herhangi bir tasarrufta bulunulmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı, Kanun’un 9. maddesi gereğince işverenlerin hizmet akdi sona erenleri hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren on gün içinde bildirilmelerinin gerektiği, dava konusu Genelgenin, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında alınan tedbirlerin uygulanmasına yönelik olduğu ve anılan Genelgenin iptali istenen “Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibarelerinde, 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı, “36-KHK ile işyerinin kapatılması” işten çıkış nedeni olarak belirtildiği, sigortalıların yeniden çalışamayacağı anlamına gelmediği, sigortalı hakkında KHK ile herhangi bir tasarrufta bulunulmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idareler tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgesinin, dava konusu ”2.1-Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin, ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibarelerinin iptaline, iptal edilen kısımları dışında kalan bölümleri yönünden davanın reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/06/2021 tarih ve E:2018/1069, K:2021/2298 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/06/2022 tarihinde davacının istemi yönünden oybirliği, davalı idarelerin istemleri yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Dava konusu 02/08/2016 tarih ve 2016/16 sayılı Genelgenin, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında alınan tedbirlerin uygulanmasına yönelik olduğu ve davaya konu Genelgenin iptali istenilen ”2.1-Kapatılan işyerlerinden işten ayrılışı yapılacak sigortalılar” başlıklı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “OHAL/KHK” ibarelerinde 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine ve hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, karara bu kısım yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY
XX- 12/05/2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Sigortalı işten ayrılış bildirgesi” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olanlar için Ek-5, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-5/A’da bulunan sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılır.” düzenlemesine yer verilmiş, 18/8/2021 tarih ve 31572 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesiyle, Yönetmeliğin yukarıda metnine yer verilen 25 inci maddesinin birinci fıkrasına; “Sigortalı işten ayrılış bildirgesi Ek-5 ve Ek-5/A’nın açıklamalar bölümündeki işten ayrılış ve eksik gün nedenlerine ilişkin kodları belirlemeye ve bu kodlarda değişiklik yapmaya Kurum yetkilidir. Söz konusu düzenlemeler işverenlere Kurumca duyurulur.” cümleleri eklenmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca, anılan düzenleme kapsamında çeşitli nedenlerle iş yerinden çıkışı yapılan çalışanların iş yerinden ayrılış sebepleri dikkate alınarak işten çıkış ve fesih nedenlerini kategorileştiren işten ayrılış kodlarının düzenlendiği, gelişen hal ve şartlara göre de bu kodların güncellendiği anlaşılmaktadır. 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsünden sonraki süreçte, adı geçen terör örgütüne üyeliği, aidiyeti, irtibatı veya iltisakı bulunan kurumların kapatılması neticesinde, bu mahiyetteki iş yerlerinde çalışanların işlerine son verilmesi söz konusu olmuştur. Bu çerçevede, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında alınan tedbirlerin uygulanmasına yönelik olarak kapatılan kurumlarda çalışmakta iken iş yerinin kapatılması nedeniyle işlerine son verilen ve bu bağlamda haklarında işten ayrılış bildirgesi düzenlenmesi gerekenlerle ilgili olarak “Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi”nin yukarıda belirtilen hanesine kayıt düşülmek amacıyla düzenleme yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu zorunluluk kapsamında hazırlanan Genelge’nin dava konusu edilen kısmında, 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile Fethullahçı Terör Örgütüne/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışan sigortalıların işten ayrılış bildirgesinin ünitelerce re’sen düzenleneceği ve işten ayrılış nedeni olarak 36 numaralı kod altında “OHAL/KHK” kodunun kullanılacağı, dördüncü fıkrasında ise; işyerinin KHK’lar kapsamında kapatılması nedeniyle sadece bu işyerlerinden işten çıkan sigortalılarla sınırlı olmak üzere re’sen düzenlenecek işten ayrılış bildirgesi düzenleme nedeni olarak “OHAL/KHK” kodunun kullanılacağının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Genelge’nin “Konu” kısmından da anlaşılacağı üzere, amaç “FETÖ/PDY” kapsamında kapatılan iş yerleri ile ilgili olarak düzenleme yapılmasıdır. Bu kapsamda, Genelge’nin dava konusu edilen bölümünde yer verilen düzenleme de, iş yerinin kapatılma nedenini belirleme amacıyla getirilmiştir. Ancak söz konusu düzenlemeye, ismi zikredilen bildirgenin “Sigortalının işten ayrılış nedeni/kodu” başlıklı kısmında yer verilmiş olması nedeniyle, “36-OHAL/KHK” kodunun, işten ayrılışı yapılan sigortalının durumu ile ilişkilendirmeye yol açacak bir içerik taşıdığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu Daire kararında, “20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen olağanüstü hale ilişkin olarak çıkarılan 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışan sigortalılar hakkında işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeni olarak ‘OHAL/KHK’ kodu kullanılmasının işverenlerce FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle işten ayrılışının yapıldığı şeklinde değerlendirilebileceğinden işten ayrılışı yapılan sigortalılar yönünden mağduriyetlere neden olabileceği dikkate alındığında dava konusu Genelge hükmünün ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan ‘OHAL/KHK’ ibaresinde hukuka uyarlık görülmediği” gerekçesine yer verilmek suretiyle, bu kısımlar bakımından dava konusu Genelge’nin iptaline karar verilmiştir. Ancak sigortalıların işten ayrılış sebeplerinin sistemleştirilmesi kapsamında, 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan iş yerleri bakımından ayrı bir kod kullanılmasının gerekli olduğu, iş yerinin belirtilen nedenlerle kapatılmasının bir iş yerinin genel kapatılma sebepleriyle bir tutulamayacağı, bu şekilde kapatılan iş yerleri için, dava konusu Genelge’de düzenlendiği gibi ayrı bir kodun ve bu kodun hangi sebepten işten ayrılış yapıldığı anlamına geldiğine yönelik açıklayıcı bir bilginin yer alması gerekeceği açıktır.
Sigortalıların işten ayrılışlarına ilişkin bildirge örneği, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin ekinde EK-5 ve EK-5/A olarak düzenlenmiş olup bu şekildeki uygulama Yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 12 Mayıs 2010 tarihinden bu yana yürürlüktedir ve belirtilen çerçevede yürütülmektedir. Sözü edilen formun “C-Sigortalının Hizmet Bilgileri” kısmında ise sigortalının işten ayrılış nedeninin/kodunun gösterileceği bir bölüme yer verilmiştir. Bu bağlamda, işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış sebebinin gösterilmesi hususu yeni bir uygulama olmayıp Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten beri süregelen bir durumdur.
Bu itibarla, işten ayrılış sebebinin “Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi”nde gösterilmesi bir zorunluluktur. Ancak bu zorunluluk, sigortalının kendisine ilişkin bir sebepten kaynaklanmıyor ise, bildirgede yer verilen işten ayrılış sebebinin bu hususu açık bir biçimde ifade edecek biçimde düzenlenmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu düzenlemeye özgü olarak söylemek gerekirse, işten ayrılış hususunda kendileriyle ilgili olarak FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyet, üyelik, irtibat ve iltisak yönünden herhangi bir tespit bulunmayan sigortalıların, sırf iş yerlerinin FETÖ/PDY kapsamında kapatılmış olması nedeniyle işten ayrılmış olmaları durumunun formun ilgili bölümünde tereddüte mahal vermeyecek bir başlık ve açıklama çerçevesinde düzenlenmesi icab eder. Dava konusu düzenleme ise, bu şekilde bir açıklık taşımaktan uzaktır ve işten ayrılış sebebinin sigortalının durumuyla ilgili olduğu doğrultusunda bir anlaşılmaya yol açacak mahiyettedir. Bu nedenle, FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, aidiyeti, irtibatı veya iltisakı bulunduğu belirlenen sigortalılar yönünden bir sakınca ihtiva etmesi söz konusu olmasa da, adı geçen terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunmamasına rağmen çalıştığı kurumun olağanüstü hal kararnameleriyle kapatılmış olması nedeniyle işten ayrılışı yapılmak zorunda kalınan sigortalılar yönünden bir güvence içermeyen dava konusu Genelge kuralı bu sebeple hukuka aykırıdır.
Bu itibarla, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.