Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/8064 E. , 2022/3216 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8064
Karar No : 2022/3216
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü ile … Sendikası (…-Sen) arasında 24/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 – 31/12/2019 tarihleri arasını kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptali ile sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; sosyal denge tazminatı sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 7. maddesinin (b) bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu Sözleşme’nin 11. maddesinde adli, idari veya hesap mahkemeleri tarafından verilmiş tazmin kararı varsa, karar tarihine bakılmaksızın, hükmedilen tazmin meblağı karşılanıncaya kadar ödenecek tutardan kesintileri yapılacağı yönünde düzenleme yapıldığı görülmekle birlikte, hukuk sistemimizde ilamların icrasına ilişkin olarak yapılan düzenleme dikkate alındığında ilamlı icra takibi usulünün dışında ayrı bir icra/tahsil mekanizması ile ödenecek sosyal denge tazminatı miktarından kesinti yapılmasının taraflar arasında yapılacak sözleşmeye dayalı olarak düzenlemesinin Anayasa’nın 128. maddesinde yer alan aylık ve ödeneklerin kanunla düzenleneceği ancak mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu hükmü karşısında, Kanun ve ilgili toplu sözleşmede ilama dayalı kesintilerin yapılmasına ilişkin düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında, anılan düzenlemelere aykırı şekilde tahsil yolu öngören dava konusu sözleşmenin 11. maddesinde de hukuka uygunluk görülmediği; dava konusu sözleşmenin 16. maddesinin (a) bendi ile uyarma cezasında 15 gün, kınama cezasında 1 ay, aylıktan kesme cezasında 1,5 ay ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında 2 ay süre ile sosyal denge tazminatının eksik ödeneceğine ilişkin düzenleme yapıldığı görülmekle birlikte, dava konusu sözleşmenin dayanağı olan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme uyarınca; ödenecek tazminatın aylık tutarının, görev yapılan birim ve iş hacmi görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceğinin düzenlendiği, ancak alınan disiplin cezaları sebebi ile sosyal denge ücretinde kesinti yapılmasına ilişkin düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşılması karşısında sözleşme ile Anayasa’nın 128. maddesi ve toplu sözleşme hükmüne aykırı olacak şekilde düzenleme yapılmayacağı sonucuna ulaşılmakla, dava konusu sözleşmenin 16. maddesinin (a) bendinde de hukuka uygunluk bulunmadığı; idari yargı yerlerinde tam yargı davası açılabilmesi için kişisel hakların doğrudan ihlal edilmiş olması şartı arandığından, parasal hak talebine ilişkin davanın, bireysel hakları doğrudan muhtel olan sendika üyeleri veya verdikleri yetki doğrultusunda, onları temsil yetkisi kapsamında üye oldukları sendikalar tarafından açılacağı, bakılan davada belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden davanın, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmine ilişkin kısmı bakımından davacı sendikanın ehliyetli olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptaline, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin kısmı yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; Mahkeme kararının; dava konusu Sözleşme’nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptaline ilişkin kısmı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçelerinde ileri sürülen iddialar da kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bu kısma ilişkin davalı idare ve davalı yanında müdahilin istinaf başvurularının reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı; davacı Sendikanın üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin, sosyal denge sözleşmesinin sağladığı haklardan yararlanılmasını aidat ödenmesi koşuluna bağlayan düzenlemenin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, iptal kararının doğuracağı hukuki sonuçlara yönelik genel kapsamlı bir uygulama talebinden ibaret olduğu, tek tek üyelerin yoksun kaldığı tutara yönelik bireysel bir tam yargı davası niteliği taşımadığı, sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatının, kesintinin yapıldığı sendika üyesinin başvuruda bulunması halinde ödenmesine yönelik olduğu, dolayısıyla bu hususta davacı Sendikanın ehliyetli olduğu sonucuna varıldığından mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu sözleşme hükmü uyarınca davacı sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatlarının, ilgililerin davalı idareye başvurmaları halinde kendilerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, imzalanan Sözleşme’nin, Toplu Sözleşme ve mevzuata uygun olarak düzenlendiği, sosyal denge tazminatının sözleşme serbestisi çerçevesinde imzalanan Sözleşme uyarınca ödeneceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Davalı yanında müdahil Sendika tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacı sendikanın üyeleri adına para tahsilatı yapma yetkisinin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Sözleşmenin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesinin 2. ve 3. cümlesi ve 16. maddesinin (a) bendine ilişkin kısmının onanmasına, 11. maddesinin ilk cümlesine ve parasal hakka ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… Genel Müdürlüğü ile …-Sen arasında 24/05/2019 tarihinde 01/04/2019 – 31/12/2019 dönemini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi imzalanmış, davacı Sendika tarafından davalı idareye … tarih ve … sayılı yazı ile başvurularak söz konusu sözleşmenin bir örneğinin talep edilmiş, davalı idarece … tarih ve … sayılı yazı ekinde sözleşmenin bir örneğinin davacı sendikaya gönderilmesi üzerine, … Genel Müdürlüğü ile …-Sen arasında 24/05/2019 tarihinde akdedilen ve 01/04/2019 – 31/12/2019 tarihleri arasını kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ile 16. maddesinin (a) bendinin iptali ile sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 15. maddede; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Toplu Sözleşme Kapsamı” başlıklı 28. maddesinde; Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar. Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz. Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.” hükmüne, “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32. maddesinde ise, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmüne yer verilmiştir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline Ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4. Bölümünün “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” düzenlemesi yer almıştır.
Dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin iptali istenilen 7. maddesinin (b) bendinde; “…-SEN sendikası üyesi olmayan ve herhangi bir sendikaya üye olmayan kamu görevlisi bu maddenin (a) fıkrasında belirtilen aynı unvanlı kamu görevlisinden kesilen 2 (iki) katı oranı kadar sözleşme aidatı kesilmesi halinde sosyal denge sözleşmesinden yararlandırılır” düzenlemesine, 11. maddesinde; “Sosyal denge tazminatı, çalışılan her ayın 15′ inde maaşlar ile birlikte, mer’i mevzuatta belirtilen yasal kesintiler yapılarak ödenir. Ancak, adli, idari veya hesap mahkemeleri tarafından verilmiş tazmin kararı varsa, karar tarihine bakılmaksızın, hükmedilen tazmin meblağı karşılanıncaya kadar ödenecek tutardan kesintiler yapılır. Sözleşme aidatlarına ilişkin yapılan kesintilerin yargı kararı gereğince ödenmesi gerektiği durumlarda ise; yapılan ödemenin tamamı, emanete alınan ilk sözleşme aidatı ödemesinden mahsup edilir” düzenlemesine, 16. maddesinin (a) bendinde ise, “Disiplin cezası alan çalışanların, bu sözleşme kapsamında Sosyal Denge Tazminatı; Uyarma cezası alması halinde 15 gün, Kınama cezası alması halinde 1 ay, aylıktan kesme cezası alması halinde 1,5 ay, Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası alması halinde 2 ay süre ile eksik olarak ödenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Sözleşme’nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesinin 2. ve 3. cümlesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptaline ilişkin davalı idare ve davalı müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, dava konusu Sözleşme’nin 11. maddesinin ilk cümlesinin iptaline karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmına ve dava konusu Sözleşme hükmü uyarınca davacı sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatlarının, ilgililerin davalı idareye başvurmaları halinde kendilerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına gelince;
Dava, dava konusu Sözleşme’nin 11. maddesinin ilk cümlesinin iptaline ilişkin kısma yapılan istinaf başvurusunun reddi yönünden incelendiğinde;
Dava konusu Sözleşme’nin 11. maddesinin birinci cümlesinin, “Sosyal denge tazminatı, çalışılan her ayın 15′ inde maaşlar ile birlikte, mer’i mevzuatta belirtilen yasal kesintiler yapılarak ödenir” şeklinde olduğu, tarafların hak ve yükümlülüklerini yeniden düzenleyen bir hüküm getirmediği, sosyal denge tazminatının da davacının toplam geliri içinde sayılacağı belirtilerek var olan yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik olduğu, dolayısıyla maddenin belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun kabulü yönünden incelendiğinde;
İdari yargı yerlerinde tam yargı davası açılabilmesi için kişisel hakların doğrudan ihlal edilmiş olması şartı arandığından, parasal hak talebine ilişkin davanın, bireysel hakları doğrudan muhtel olan sendika üyeleri veya verdikleri yetki doğrultusunda, onları temsil yetkisi kapsamında üye oldukları sendikalar tarafından açılacağı, bakılan davada belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden; davanın, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmine ilişkin kısmı bakımından davacı sendikanın ehliyetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; davacı sendikanın bu yönüyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilmediğinden, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin davanın ehliyet yönünden reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Sözleşme’nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesinin 2. ve 3. cümlesi ve 16. maddesinin (a) bendine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Kısmen kabulü ile dava konusu Sözleşme’nin 11. maddesinin ilk cümlesine ve dava konusu sözleşme hükmü uyarınca davacı sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatlarının, ilgililerin davalı idareye başvurmaları halinde kendilerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine 01/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.