Danıştay Kararı 3. Daire 2019/5106 E. 2022/2597 K. 31.05.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/5106 E.  ,  2022/2597 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5106
Karar No : 2022/2597

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, hakkındaki vergi inceleme raporu ile 2012 yılı zararının … TL olarak belirlenerek izleyen yıllara devreden zararının azaltılması işleminin, belgesiz hasılat ve ahşap istif paletlerinin nakliye giderleriyle ilgili kısmının iptali ile usulüne aykırı düzenlenen fatura ve bir kısım hasılatına fatura düzenlememesi nedeniyle 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi, tek düzen hesap planına uyulmadığından aynı maddenin 6. bendi ile tahsilat ve ödemelerin tevsik edilemediği ve bir adet satış faturasının satış bildirimine dahil edilmemesi nedeniyle aynı Kanun’un mükerrer 355.maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının banka hesap hareketlerinden tespit edilen kasadan yatan açıklamalı banka giriş tutarlarının yasal defterlerinde yer alan kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmesi sonucu, Bankalar Hesabının borcuna Ortaklara Borçlar Hesabının alacak kısmına yapılan kayıtlar ile ilgili banka hesap hareketleri giriş işlemlerinde açıklama olarak kasadan yatan olarak ifade edilen kaydın dayanağı herhangi bir belgenin sunulmadığı, Gelendost şubesinde bulunan hesabından Antakya şubesine gönderilen tutarların bir kısmına yönelik herhangi bir fatura düzenlenmediği, bir kısmının defter kayıtlarının bulunmadığı, bir kısmının aynı kayıtlarla ortaklardan alınan borç olduğu bahsiyle Ortaklara Borçlar Hesabının alacağına kaydedildiği ancak, kaydın dayanağı olan herhangi bir belge sunulmadığından devreden zararının azaltılması işleminin belgesiz hasılattan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının 2012 hesap döneminde ahşap istif paletlerini 333 Seri Nolu Tebliği uyarınca %50 (2yıl) amortismana tabi tuttuğu, ahşap istif paletlerinin nakliye giderlerini ise direk olarak giderleştirildiği, davacı şirketin kanuni temsilcisinin vergi incelemesi sırasında bu durumun sehven yapıldığını ifade ettiği, 213 sayılı Kanun’un 270 ve 273. maddelerine göre nakliye giderleri iktisadi kıymetlerin iktisap edilmesi sırasında maliyet bedeline giren unsurlardan sayılmış olup davacının amortismana tabi tuttuğu iktisadi kıymetin nakliye giderlerini direk olarak giderleştirdiği anlaşıldığından ahşap istif bedellerinin nakliye giderlerinin direk gider yazılmasının yersiz gider olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı, davacı şirketin kanuni temsilcisinin iş yoğunluğu nedeniyle sehven elden gerçekleştirilen nakit giriş ve çıkışları olduğunu ifade etmesi nedeniyle aynı maddenin 6.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ve davacı şirketin … TL’nin üzerinde ödeme ve tahsilatlarını banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymadığı ve mal/ hizmet satışlarına ait bir adet belgeyi Bs formuna dahil etmediğinin tespiti üzerine 213 sayılı Yasanın mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, zararının azaltılması işleminin, belgesiz hasılat ve ahşap istif paletlerinin nakliye giderlerinden kaynaklanan kısmı yönünden iptali istemi ile 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 6. bendi ve aynı Kanun’un mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden dava reddedilmiş, 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin ilgili yılda sekiz faturayı Kanunda belirtilen şekilde düzenlemediği ve soğuk hava deposu işletmeciliğinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının hakkında düzenlenen raporla tespit edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilkderece mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesilmesine sebep olarak gösterilen ve davacı tarafından düzenlenen 8 adet faturada, aynı Kanun’un 230. maddesinde belirtilen faturada bulunması gereken unsurlardan bazılarının bulunmadığı görüldüğünden, 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının bu faturalardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ve kararın söz konusu hüküm fıkrası yönünden bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.