Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/358 E. , 2022/2331 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/358
Karar No : 2022/2331
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Dekorasyon Elektrik Elektronik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, asıl borçlu … Dekorasyon Elektrik Elektronik İnş.San.Tic.Ltd.Şti’nin kuruluşundan itibaren kanuni temsilcisi olduğu, şirketin 29/12/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği ve davacının tasfiye memuru olarak atandığı, şirketin ödeme emrine konu borçları vadesinde ödememesi üzerine, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, bir kısmının şirketin iş yeri adresinde bir kısmının şirketin tasfiyeye girdiği tarihten sonra, tasfiye memuru olan davacının ikametgah adresinde tebliğ edildiği, borcun ödenememesi üzerine şirket nezdinde yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, dava konusu ödeme emirlerinin dönemlerine bakıldığında, şirketin tasfiyeye girdiği tarih olan 29/12/2014 tarihinden önceki dönemden vergi borçlarının yanısra tasfiyeye giriş tarihinden sonraki vergi borçlarının da bulunmasına rağmen ödeme emirlerinin tamamının kanuni temsilci sıfatıyla düzenlendiği, kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluk ile tasfiye memuru sıfatıyla sorumluluğun farklı kanun maddeleri ile düzenlenmesi ve hukuki sorumluluğunun farklı sonuçlar doğurması nedeniyle şirketin tasfiyeye girdiği 29/12/2014 tarihinden sonra doğan borçları için davacı adına tasfiye memuru sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesi gerektiğinden, ödeme emirleri içeriği vergi borçlarından dönemi 29/12/2014 tarihinden önce olanlarda hukuka aykırılık, sonra olanlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, ödeme emri içeriği borçların dönem tarihi itibarıyla 29/12/2014 tarihinden önceki dönemlere ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, diğer kısım yönünden davanın kabulüne, bu kısım yönünden ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI:Dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir
DAVACININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına kesinleştirilmeyen borçlara ilişkin davacı adına takip yapılamayacağı, dava konusu ödeme emirlerinden önce davacıya ihbarname gönderilmediği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Dekorasyon Elektrik Elektronik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin 7. fıkrasında; tasfiye memurlarının sorumluluğu düzenlenmiş olup, tasfiye memurlarının, kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergiler ve diğer itirazlı tarhiyatlar için, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 207 nci maddesine uygun bir karşılık ayırmadan aynı Kanunun 206 ncı maddesinin dördüncü sırasında yazılı alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamazlar. Aksi takdirde bu vergilerin asıl ve zamları ile vergi cezalarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiği, maddenin a bendinde ise; yukarıda belirtilen vergiler ile sekizinci fıkra uyarınca tasfiye işlemlerinin incelenmesi sonucu tarh edilecek vergilerin asılları ve zamları, tasfiye sırasında dağıtım, devir, iade veya satış gibi yollarla kendisine bir iktisadî kıymet aktarılan ya da tasfiye kalanı üzerinden kendisine paylaştırma yapılan ortaklardan da aranabilir. Ortaklardan tahsil edilmiş olan vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına başvurulamayacağı, b bendinde de; tasfiye memurlarının, bu madde gereğince ödedikleri vergilerin asıllarından dolayı, yukarıda belirtilen yollarla kendisine bir iktisadî kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay alan ortaklara ya da ortakların aldıkları bu değerler vergileri karşılamaya yetmezse İcra ve İflas Kanununun 207. maddesine uygun oranlar dahilinde aynı Kanunun 206. maddesinin dördüncü sırasında yazılı alacaklarını tamamen veya kısmen tahsil eden alacaklılara rücu edebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge idare Mahkemesi Kararının, ödeme emrinin, tasfiyeden önceki döneme ilişkin vergi borçlarına dair kısmına yönelik hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödeme emri içeriği borçların 29/12/2014 tarihinden sonra doğan borçlara ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalının temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, davacının kuruşundan itibaren kanuni temsilcisi olduğu … Dekorasyon Elektrik Elektronik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 29/12/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, davacının, aynı karar ile tasfiye memuru olarak atandığı, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine, şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin, bir kısmının şirketin iş yeri adresinde tebliğ edildiği, bir kısmının ise şirket tasfiyeye girdikten sonra tasfiye memuru olan davacının ikametgah adresinde tebliğ edildiği, borçların ödenmemesi üzerine şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde borçların şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, Vergi Mahkemesi tarafından da ödeme emri içeriği borçların bir kısmının şirketin tasfiyeye girdiği tarih olan 29/12/2014 tarihinden önceki döneme ait olduğu, bir kısmının ise tasfiyeye giriş tarihinden sonra doğan vergi borçları olduğu, kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluk ile tasfiye memuru sıfatıyla sorumluluğun farklı kanun maddeleri ile düzenlenmesi ve hukuki sorumluluğunun farklı sonuçlar doğurması nedeniyle ödeme emrinin tasfiyeye girişten sonra doğan borçlara ilişkin kısmın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bu kısım yönünden verilen kabul kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacının 29/12/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye memuru olarak atandığı açık olduğundan her ne kadar söz konusu ödeme emri kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenmiş olsa da davacının tasfiye dönemine ilişkin borçlardan sorumluluğunun incelenerek karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ödeme emrinin, tasfiyeden önceki döneme ilişkin vergi borçlarına dair kısmına yönelik hüküm fıkrasının ONANMASINA, diğer kısımlara ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.