Danıştay Kararı 10. Daire 2022/3094 E. 2022/2945 K. 31.05.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3094 E.  ,  2022/2945 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3094
Karar No : 2022/2945

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : 09/07/2013 tarih ve 28702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik’in “İşçi sendikası üyeliğinin kazanılması” başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
Dava, 09/07/2013 tarih ve 28702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik’in “İşçi sendikası üyeliğinin kazanılması” başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı, 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan hükümlerin incelenmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; … A.Ş. bünyesinde çalışan bazı işçilerin davacı sendikaya üyelik için başvuru yaptığı, bu başvuruların sendika yönetimince uygun görüldüğü, üyeliklerin Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik uyarınca e-Devlet sisteminde yetkili kılınan kişilerce onaylanması suretiyle kazanıldığı, bunun üzerine anılan şirkete ait iş yerinde mevzuatın aradığı çoğunluğu sağlaması nedeniyle davacı sendika tarafından, Bakanlığa yetkili sendika başvurusunda bulunulduğu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile davacı sendikanın yetkili sendika olduğuna karar verildiği, bu karara karşı söz konusu şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda … İş Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile İş Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının … tarih ve … sayılı yetki tespiti kararının iptaline karar verildiği, Yargıtay ilamının davacı sendikaya 01/05/2022 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, bunun üzerine, davacı sendika tarafından, Yargıtayca yargılama yapılırken Yönetmelik hükmü değil 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükmünün esas alınacağı, buna göre sendika üyeliği için her ne kadar Yönetmelik’te e-Devlet sistemi üzerinden başvurunun onaylanması yeterli gibi görünse de Kanun uyarınca sendika yetkili organının kabul kararı olması gerektiğinin belirtildiği, bu karar ile Yönetmelik hükmünün kanuna aykırı olduğunun ifade edildiği ileri sürülerek, anılan Yönetmelik’in “İşçi sendikası üyeliğinin kazanılması” başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmelik’in 09/07/2013 tarih ve 28702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı, davaya konu 5. maddenin 07/11/2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, bakılan davanın ise 12/05/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı görülmektedir.
Bu durumda, söz konusu Yargıtay kararının gerekçesinden, Yönetmelik hükmünün Kanun’a aykırı olduğuna yönelik çıkarım yapılarak ve bu kararın davacı sendikaya tebliğ edildiği 01/05/2022 tarihi esas alınarak dava açılmışsa da Yargıtayca verilen kararın, Yönetmelik’e dava açılması bakımından süreyi canlandırmayacağı dikkate alındığında; Yönetmelik’in yayımı tarihinden çok sonraki bir tarihte açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, aşağıda ayrıntısı gösterilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL yürütmeyi durdurma harcının ve artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi hâlinde davacıya iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.