Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/2981 E. , 2022/2983 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2981
Karar No : 2022/2983
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) redde ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar yakını …ın, … Mekanize Tugay Komutan Yardımcılığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 19/05/2013 tarihinde aynı birlikte askerlik hizmetini yapmakta olan Er …’ın silahla şakalaşması esnasında piyade tüfeğinin ateşlenmesi neticesinde vurularak hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak, ölenin anne ve babası … ve … için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, kardeşleri …, …, … için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesince; davalı idarenin davacının can güvenliğini sağlayamadığı, bir başka ajanının davacıya yönelik taksirli de olsa zarar verici eylemine engel olamadığı, olayın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğu, yaptırılan bilirkişi hesaplaması sonucunda düzenlenen raporda davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlanmış ve tütün ikramiyesi ödenmiş olması nedeniyle destek kaybı olmadığı belirtildiği gerekçesiyle, davacılardan … ve …’ın maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle adı geçen davacılara ayrı ayrı 20.000,00 TL, diğer davacılar …, …, … için ise ayrı ayrı 8.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ödemelerin maddi tazminattan yarar kabul edilmek suretiyle indirilemeyeceği, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile kararın maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının onanması, kısmen kabulüyle manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacılar yakını …, … Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 19/05/2013 tarihinde aynı birlikte askerlik hizmetini yapmakta olan …’ın silahla şakalaşması esnasında piyade tüfeğinden çıkan kurşunla yaralanması neticesinde yaşamını yitirmiştir.
Davacılar tarafından, uğradıklarını ileri sürdükleri zararların giderilmesi istemiyle davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
27/04/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa’ya eklenen geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasanın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/08/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen ve 7078 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile kabul edilen geçici 45. maddede ise; kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan, tebliğde ve infaz aşamasında bulunanlar ile bu mercilerin arşivlerinde bulunan işi bitmemiş dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesinde olanların Danıştaya, diğerlerinin ise Ankara İdare Mahkemelerine gönderileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak, “usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi” gereğince dava dosyalarının devrini müteakip uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize Konu Mahkeme Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Mahkemelerin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Temyize Konu Mahkeme Kararının, Manevi Tazminatın Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Bu niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının özelliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, manevi tatmin sağlayacak, olayın oluş şekli ve niteliğine uygun, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifadeyle benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Manevi tazminatın yukarıda aktarılan amaç ve niteliği esas alındığında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz bulunduğundan, yukarıda belirtilen ölçütlere göre, olayın oluş şekli ve niteliği ile idarenin hizmet kusurunun ağırlığı dikkate alınarak manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda kararın manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN REDDİ ile, (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜ ile anılan kararın manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, davanın görüm ve çözümünde yetkili olan … İDARE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE; kararın taraflara ve … İdare Mahkemesine bildirilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.