Danıştay Kararı 12. Daire 2022/2214 E. 2022/3177 K. 31.05.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/2214 E.  ,  2022/3177 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2214
Karar No : 2022/3177

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Enstitüsü

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendikanın, kısa süreli mazeret izni kullanımının yıllık iznin olmaması şartına bağlanması uygulamasından vazgeçilmesi ve saatlik izinlerin sadece “beş güne kadar olan kısmının” değil, tamamının personelin yıllık izni olup olmadığına bakılmaksızın kullandırılması talebiyle 24/01/2022 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağını teşkil eden 14/07/2002 tarih ve 24815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği’nin “Mazeret İzni” başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “Ancak bu iznin beş güne kadar olan kısmı yıllık izni olup olmadığına bakılmaksızın saatlik izin olarak kullandırılabilir.” şeklindeki ikinci cümlesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği’nin “Mazeret İzni” başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, yıllık izni olmayan personele yıllık on güne kadar “kısa süreli izin” verildiği, bu iznin saatlik izin olarak kullandırılabildiği, sekiz saatin bir gün olarak hesap edildiği, ancak bu iznin sadece “beş güne kadar olan kısmının yıllık izni olup olmadığına bakılmaksızın saatlik izin olarak kullandırılabildiğinin” üyelerinden gelen başvurular neticesinde öğrenildiği, yıllık iznin hak ve şartlarının ancak kanun ile düzenlenebileceği, her ne kadar Türk Standardları Enstitüsü personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi değilse de, Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği’nin 146. maddesi gereğince, 657 sayılı Kanun hükümlerinin kıyasen Türk Standardları Enstitüsü personeline de uygulanma kabiliyetini taşıdığı, bu bakımdan 657 sayılı Kanun’un emredici hükümlerine aykırı Yönetmelik hükmünün normatif açıdan da sakat olduğu, 657 sayılı Kanun’da “saatlik izin” şeklinde bir izin bulunmamakla birlikte, memurların mesai saatleri içinde kimi ihtiyaçları için amirlerinden kısmi sürelerle izin aldıklarının bilindiği, bu izinlerin kullanımı konusunda mevzuatta açık bir düzenleme bulunmadığı, bu izinlerin saat hesabı toplandığı ve davalı idare uygulaması ile her sekiz saat bir gün olarak hesaplanarak, 5 günü aşan kısmının yıllık izinden düşülmesi yoluna gidildiği, yıllık iznin mazerete dayalı bir izin değil, bizzat dinlenme hakkına ilişkin bir izin olduğu, Anayasa’ya açıkça aykırı şekilde, kanun ile düzenlenmesi gereken izin hakkını yönetmelik ile düzenleyen ve sınırlayan Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği’ne dayanılarak, kısa süreli mazeret izni kullanımının yıllık iznin olmaması şartına bağlanması uygulamasından vazgeçilmesi ve saatlik izinlerin sadece “beş güne kadar olan kısmının” değil, tamamının personelin yıllık izni olup olmadığına bakılmaksızın kullandırılması talebinin zımnen reddinin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı Sendika tarafından, kısa süreli mazeret izni kullanımının yıllık iznin olmaması şartına bağlanması uygulamasından vazgeçilmesi ve saatlik izinlerin sadece “beş güne kadar olan kısmının” değil, tamamının personelin yıllık izni olup olmadığına bakılmaksızın kullandırılması talebiyle 24/01/2022 tarihinde başvuru yapılmış, yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağını teşkil eden 14/07/2002 tarih ve 24815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği’nin “Mazeret İzni” başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “Ancak bu iznin beş güne kadar olan kısmı yıllık izni olup olmadığına bakılmaksızın saatlik izin olarak kullandırılabilir.” şeklindeki ikinci cümlesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”; 4. fıkrasında ise, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun’un “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği belirtilmiş; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, davanın yasal süresi içinde açılmamış olması durumunda davanın reddine karar verileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi incelendiğinde; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması ve bu işlemin birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu zımnen ret işlemine dayanak alınan Yönetmeliğin ilgili maddesinin 23/08/2013 tarih ve 28744 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan maddenin iptali istemiyle yayım tarihinden itibaren dava açma süresi olan 60 gün içinde dava açılmadığı ve davacı Sendika tarafından yapılan 24/01/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin uygulama işlemi olarak nitelendirilemeyeceği görüldüğünden, yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin dava konusu Yönetmelik maddesine ilişkin dava süresini canlandırmayacağı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, 23/08/2013 tarihinde yürürlüğe girerek hukuki sonuçlarını doğurmuş olan dava konusu Yönetmelik maddesindeki düzenlemeye karşı yayım tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden çok sonra 25/04/2022 tarihinde açılan davanın, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurması harcının istemi halinde posta gideri avansından artan tutarın ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiş, 10. maddesinde ise; ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgilerin otuz günün bittiği tarihten itibaren ya da istemin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Davacı Sendika, davalı idareye yaptığı 24/01/2022 tarihli başvurusunda, TSE Personel Yönetmeliği’nin “Mazeret İzni” başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen “kısa süreli izin”in beş güne kadar olan kısmının yıllık izin olup olmadığına bakılmaksızın saatlik izin olarak kullandırılmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle, bu konuda gerekli düzenlemenin yapılmasını istemiş, başvurusunun zımnen reddi üzerine, zımni ret işlemi ile TSE Personel Yönetmeliği’nin 68. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin söz konusu ikinci cümlesinin iptali istemiyle bu davayı açmıştır.
TSE Personel Yönetmeliği’ne dayalı olarak davacı Sendika hakkında doğrudan bir uygulama yapılmasına olanak bulunmadığından, davacı Sendika’nın içeriği yukarıda yazılı başvurusunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında, idari davaya konu olabilecek bir işlem yapılması için idari makamlara yapılan bir başvuru olduğunun ve bu başvurunun reddinin, başvurunun konusunu oluşturan düzenleyici işleme ve bireysel işleme karşı dava açma olanağı yaratacağının kabulü zorunludur.
Bu bağlamda, davanın süresinde açıldığı sonucuna varıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karara katılmıyorum.