Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/809 E. , 2022/3176 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/809
Karar No : 2022/3176
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kırklareli İli, Babaeski İlçesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde … olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının disiplin cezasına konu eylemlerine ilişkin olarak “Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı, Hayasızca Hareketlerde Bulunma, Cinsel Taciz” suçlamalarıyla yapılan yargılama sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mağdurelerin çelişkili beyanlarda bulunarak eylemleri farklı anlatmaları, olayın ortaya çıkış şekli, mağdurelerin çelişkili beyanlarının dosyada ki diğer delillerle desteklenmemesi nedeniyle sanığın üzerine atılı iddianameye konu edilen eylemlerini öğrenci-öğretmen ilişkisini aşacak şekilde cinsel arzuları tatmine yönelik bir amaçla gerçekleştirdiğine, sınıfta cinsel organı kalkık vaziyette gezdiğine, hayasızca bir harekette veya teşhircilikte bulunduğuna dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut, net ve inandırıcı delil bulunmadığından, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması karşısında “çocukların cinsel istismarı”, “sarkıntılık yapmak suretiyle çocukların cinsel istismarı”, “cinsel taciz” ve “hayasızca hareketler” suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği, soruşturma raporu ve … Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar incelendiğinde, davacının öğretmeni olduğu okulda … adlı öğrenciye özel ilgi gösterdiği, dizlerinden kalçasına çıkmak suretiyle dokunduğu, elini …’nün omzuna koymak suretiye dokunduğu, okşadığı, saçına dokunduğu, … adlı öğrenciye cinsel organını işaret ederek “gösteririm ben sana” dediği, sınıfta bacaklarını açarak oturduğu, cinsel organını sıralara sürterek yürüdüğü, öğrencilerin bedenlerini süzerek uzun süre baktığı iddialarının yeterli ve somut delillerle ispat edilemediği, bir kısım öğrencinin davacının aleyhine olan ifadelerini geri çektiği, davacının bu eylemleri işlediğine ilişkin olarak da ifadelerden başka somut bir tespit bulunmadığı, davacı hakkında isnat edilen eylemlerin işlendiği açıkca ortaya konulmadan disiplin cezası verildiğinin anlaşıldığı; bu durumda, disiplin yaptırımı uygulanacak kişi tarafından ikrar edilmeyen ve eldeki mevcut deliller ile disiplin normuna aykırı fiilin ispatı mümkün olmayan hallerde “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince ilgiliye disiplin cezası verilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, dosya kapsamıyla örtüşmeyen ve eksik incelemeye dayalı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, Kırklareli ili, Babaeski ilçesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde … olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bedinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 131. maddesinde, “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev’i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Davacının disiplin cezasına konu eylemlerine ilişkin olarak “Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı, Hayasızca Hareketlerde Bulunma, Cinsel Taciz” isnatlarından yapılan yargılama sonucunda … Ağır Ceza Mahkesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-(e) maddesi uyarınca delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, ceza mahkemesince delillerin takdiri ve suçun niteliği yönünden yapılan değerlendirmede uyulacak ilke ve kuralların, disiplin hukuku açısından uygulanan kurallardan farklı olduğu açıktır.
Disiplin cezasına konu fiillerin sübut bulup bulmadığı hususunda, soruşturma kapsamında alınan ifadeler ayrıntılı olarak değerlendirilmiş; şikayetçi öğrencilerden yalnızca bir kısmının şikayetten vazgeçtiği, ceza mahkemesindeki ifadelerinde de davacının eşinin ifadelerini değiştirmeleri konusunda baskı yaptığını belirttikleri görülmüştür.
Öte yandan şikayetçi kız öğrencilerin kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda, davacıya iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şikayetlerinden ısrarla vazgeçmemeleri, rapor ve tanık beyanlarının incelenmesinden üzerine atılı disiplin suçunun sübut bulduğu sonucuna varıldığından eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı İdarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.