Danıştay Kararı 6. Daire 2021/6258 E. 2022/6386 K. 30.05.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/6258 E.  ,  2022/6386 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6258
Karar No : 2022/6386

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müşv. …
2-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
… Elektrik Üretim A.Ş
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
… 38- …
… 39- …
… 40- …
… 41- …
… 42- …
… 43- …
… 44- …
… 45- …
… 46- …
… 47- …
… 48- …
… 49- …
… 50- …
… 51- …
… 52- …
… 53- …
… 54- …
… 55- …
… 56- …
… 57- …
… 58- …
… 59- …
… 60- …
… 61- …
… 62- …
… 63- …
… 64- …
… 65- …
… 66- …
… 67- …
… 68- … … 69- …
… 70- … … 71- … … 72- …
… 73- …
37- … 74- …
75- … 91- …
76- … 92- …
77- … 93- …
78- … 94- … 79- … 95- … 80- … 96- … 81- … 97- … 82- … 98- …
83- … 99- …
84- … 100- …
85- … 101- …
86- … 102- …
87- … 103- …
88- … 104- …
89- … 105- …
90- … 106-…
107-…
108-…
VEKİLLERİ : Av. …
DİĞER DAVACILAR : 1 – …
2 – …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesinde, kurulması planlanan … Enerji Santrali Projesine ilişkin 02.12.2014 tarihli, 12190 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ilave ve revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu alanda mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, 1/5000 ölçekli planın 1/25000 ölçekli Muğla-Bodrum-… Beldesi Çevre Düzeni Planı hükümlerinde tanımlanan amaç, hedef ve koruma ilkelerine uygun olmadığı, 1/1000 ölçekli planın 1/5000 ölçekli plana uygun olarak hazırlandığı, uyuşmazlık konusu alanın göçmen kuşların göç rotası üzerinde yer almaması nedeniyle alanda öngörülen türbin ve yol işlevinin bu tür kuşlar için bir tehdit niteliğinde olmadığı, ötücü ve yırtıcı kuşların üreme alanları içerisinde yer almaması nedeniyle bu kuş popülasyonları üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı, yarasa popülasyonu üzerine olan etkiler konusunda ise yarasa izleme çalışmasının yapılmasının gerektiği, plan çalışması için gerçekleştirilen raporlama çalışmasında bölge ile ilişkisi olmayan türlerin literatür listesinde yer alıyor olması, keşif sırasında bölgede yapılan kısa süreli arazi çalışmasında 1’i endemik olmak üzere 4 nadir türün belirlenmiş olması, Bodrum Yarımadasının ÖDA (Önemli Doğa Alanı) olarak tanımlanmış olması fakat raporda bu literatürün dikkate alınmaması, flora listesinde verilen 147 türe, 1 günlük keşifle 19 türün eklenmiş olması, önemli habitatlar arasında yer alan Cupressus sempervirens ormanlarına yer verilmemiş olması nedeniyle, plan için yapılan incelemenin toprak ve bitki örtüsü yapısı açısından yetersiz olduğu, plan revizyonu ve ilavesi kapsamında kalan alanda 1. derece arkeolojik sit alanı ve 1. derece ve 3. derece doğal sit alanlarının bulunması nedeniyle 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı hükümleri gereği olarak koruma amaçlı plan çalışması ile alanın planlanması gerekmesine karşın dava konusu planların koruma amaçlı imar planı niteliği taşımaması, plan revizyonu ve ilavesiyle öngörülen yapılaşmanın, yerleşmenin siluetinde neden olacağı doğal olmayan görünüm, arkeolojik ve doğal sit alanlarında yol açacağı inşa faaliyetler ile oluşabilecek tahribat nedeniyle tarihi ve kültürel doku ile turizm alanında olumsuz etkilere sebep olacağı, proje çalışmasında, sadece bölgenin jeolojik yapısının belirtildiği, gerçekleştirilecek projenin, bölgenin jeolojik yapısına ne tür olumlu yada olumsuz etkide bulunacağı (heyelan-kayma riski vs.) konusunun belirsiz bırakıldığının belirtildiği, bu raporun incelenmesi ve taraflardan gelen itirazlar neticesinde raporda bir kısım çelişkili ve eksik ifadelerin olduğunun tespit edilmesi üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor istenilmesine karar verildiği, sunulan ek bilirkişi raporunda da özetle, şehir plancısı bilirkişinin 9 ve 11 numaralı türbine ait kamulaştırma sınırının 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, 13 numaralı türbine ait kamulaştırma sınırının güneyinde bir kısmının 1. derece arkeoljik sit alanında, geri kalan bölümünün ise 3. derece doğal sit alanında kaldığı, 7 numaralı türbin kamulaştırma sahasının ve türbin ayağının bir kısmının kesin yapı yasağı bulunan 1. derece doğal sit alanı içerisinde, 8 numaralı türbine ait kamulaştırma sınırının bir kısmının 1.derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının belirtildiği, arkeolog bilirkişisi tarafından ise, 1. derece arkeoljik ait alanın ve taşınmaz kültür varlığı tescilli alanların 8-9 ile 11-12 numaraları türbinler arasında ve 13 numaralı türbinin yakınında bulunduğu, 8-9 numaralı türbinler arasında bulunan 1. grup taşınmaz kültür varlığı tescilli kalıntılar ile koruma alanlarının, türbin yerlerinin kamulaştırma alanları sınırları dişında kaldığı ve türbinler arasındaki yol ile de ilişkisinin bulunmadığı, türbin 11 ve 12 arasında bulunan 1. derece arkeolojik sit alanının, türbin 11’in yakınında ve kısmen türbin 11’in kamulaştırma alanı içerisinde yer aldığı, türbin 11’e yakın olmakla birlikte, fiziki müdahalede bulunulacak inşaat alanları olarak belirlenen 70X40 m ölçülerindeki yerlerin ve bunlar arasındaki bağlantı yollarının 1. derece arkeoljik sit alanı dışında olduğu, türbin 13 yakınında bulunan 1. derece arkeolojik sit alanının da sadece kamulaştırma sınırı alanına girmekte olduğu, genel olarak türbin yerleri ve yollarda 1. derece arkeoljik sit alanı ve kültür varlığı koruma alanlarına herhangi bir fiziki müdahalenin bulunmadığı, yapılacak türbinlerin 1. derece arkeolojik sit alanları ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapılara fiziki bir zarar vermesinin söz konusu olmadığının belirtildiği, botanik uzmanı bilirkişi tarafından, bölgede mevcuttta sit statüsüne sahip bir alanın bulunuyor olmasının, bu alanda mevcut flora elemanlarının korunabileceğinin dolaylı bir garantisi olduğu, gereçekleştirilecek proje bölgeye insan müdahalesini azaltacağından gelecekte alanın klimaks olan kızılçama doğru yönelebileceği, ornitolog bilirkişi tarafından sözkonusu projenin uygulanmak istendiği alanın süzülerek uçan kuşlar açısından bir göç yolu üzerinde olmadığı, küresel ölçekte veya Avrupa ölçeğinde tehlike altında olan herhangi bir kuş türünün belirlenemediği, büyük ve orta boy memeli canlılar için sözkonusu projenin olumsuz bir etkisinin olmayacağı, çevre mühendisi bilirkişi tarafından da ek raporda istenen bilgilerin ışığında proje tanıtım dosyasında yer alması istenen bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı daha ayrıntılı görüşlerin projenin gerçekleştirilmesinde önemli olduğunun belirtildiği, anılan raporlar ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; gerçekleştirilmek istenen projenin bulunduğu alanda 1. derece arkeolojik sit ve 3. derece doğal sit alanı olup olmadığı noktasında şehir plancısı bilirkişi ile arkeolog bilirkişi arasında görüş farklılığının oluştuğu, ancak gerek şehir plancısı, gerekse arkeolog bilirkişinin ortaya koyduğu bilimsel verilerin tamamında, rüzgar elektrik santralinin kurulacağı platform alanında 1. derece arkeolojik sit alanına rastlandığına dair ifadelerin yer almadığı, sadece bazı türbinlerin kamulaştırma sahasının içerisinde 1.derece arkeolojik sit alanının bulunduğunun belirtildiği, bu haliyle kamulaştırma sınırları içerisinde 1. derece arkeolojik sit alanının bulunmasının, bu alanlara doğrudan herhangi bir fiziki müdahalenin olacağı anlamına gelmeyeceği, diğer bilirkişilerin, projenin yöreye katkılarının olabileceğine dair değerlendirmeleri gözönüne alındığında, davaya konu imar planlarında; şehircilik ilkeleri, planlama esasları, plan tekniği ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan “istinaf başvurusunun reddi” yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2019 günlü, E:2018/4612 K:2019/3794 sayılı kararı ile” dava konusu imar planlarının kapsamı, rüzgar enerji santrali projesinin ilgili kurumlardan gerekli izinlerin alınmasından sonra hayata geçirilmesi amacıyla proje sahasında bulunan türbin alanları ve türbinler arası bağlantı yollarının gösterilmesinden ibaret olduğundan, anılan projenin ne ölçüde revize edildiği belirlenerek dava konusu planlarda değişiklik gerektirip gerektirmediğinin araştırılması ve “ÇED gerekli değildir” kararına ilişkin verilen bozma kararı uyarınca verilecek kararın göz önünde bulundurulması suretiyle dava hakkında karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle bozulması üzerine anılan bozma kararına uyularak dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planlarının konusu olan Muğla ili, Bodrum ilçesi sınırları içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan, Geriş Rüzgar Elektrik Santrali Projesi ve Kapasite Artışı (13 adet türbin, 11.2 MWe) Projesi’nin Çed Yönetmeliğinin Ek-2 listesinde yer alması sebebiyle Yönetmeliğin eki Ek-4 ‘te yeralan format çerçevesinde Proje Tanıtım Dosyası hazırlanarak Muğla Valiliğine müracaat edimesi üzerine yapılan incelemeler neticesinde 06.05.2014 tarihinde söz konusu proje için ”ÇED Gerekli Değildir” kararının verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Ondördüncü Dairesinin 27.02.2017 günlü, E:2016/9391, K:2017/1070 sayılı kararıyla yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile bozma kararına uyularak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dava devam ederken … Elektirik Üretim A.Ş. tarafından … Rüzgar Enerji Santrali Revizyon projesinin sunulduğu ve davalı idare tarafından talebin uygun görülerek, … tarihli, … sayılı yeni bir “ÇED Gerekli Değildir” kararının verildiği, bu nedenle uyuşmazlığa konu “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle açılan davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın Danıştay Ondördüncü Dairesinin 18.05.2018 günlü, E:2018/81, K:2018/3846 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği,
… Rüzgar Elektrik Santrali Projesi ve Kapasite Artışı Revizyon Projesi’ne ilişkin … günlü, … sayılı “ÇED gerekli değildir” kararının iptali istemiyle dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan davada ise, … İdare Mahkemesince verilen, dava konusu işlemin iptali yolundaki, … günlü, E: …, K:… sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 08.04.2019 günlü, E:2019/2383, K:209/2246 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine dosyanın Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/11194 sayısına kaydedildiği ve davanın halen derdest olduğu ,
Uyuşmazlıkta, … Rüzgar Enerjisi Santrali Projesi kapsamında, sit alanı dışındaki alana ilişkin 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave nazım ve uygulama imar planlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 27.10.2014 tarihinde; sit alanı içerisinde kalan bölgeye ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon ve ilave nazım ve uygulama imar planlarının ise 02.12.2014 tarihinde onaylandığı, bu onay sürecinden sonra 2017 yılında hazırlanan 2. ÇED sürecinde, RES projesinde değişiklik yapılarak kapasitenin değiştirilmesi nedeniyle müdahil … Elektirik Üretim A.Ş. tarafından … Rüzgar Enerji Santrali Revizyon projesinin sunulduğu ve davalı idare tarafından talebin uygun görülerek … günlü, … sayılı yeni “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildiği, 19.10.2017 tarihinde düzenlenen “ÇED Gerekli Değildir” belgesine konu oluşturan … RES Revizyonu kapsamında oluşturulan Ekim 2017 tarihli … RES Nihai Proje Tanıtım Dosyasındaki proje ile, T1- T2- T3- T4- T4- T5- T6- T7- T8- T9-T10-T11-T12-T13 olmak üzere toplam 13 türbin alanından oluşan projenin 12 türbin alanına düşürüldüğü, T8 nolu türbinin iptal edildiği, T5-T12-T13 nolu türbin alanlarında yer değişikliğine gidildiği, T10 nolu türbin alanının koordinatlarında doğuya doğru hafif bir farklılık olmakla birlikte yer değişikliği yapılmadığı, T1-T2-T3-T4-T6-T7-T9-T10-T11 nolu türbin alanları ile Şalt Merkezi ve Şalt Kontrol Binasının yerinin ve formunun aynı şekilde korunduğu, türbin sayısı ve yerlerine ilişkin olarak projede yapılan revizyon kapsamında türbinler arası bağlantı yollarında da değişiklik yapılmasının gerekli hale gelmesine rağmen, proje alanında türbinler arası erişimi sağlayan ana bağlantı yollarının ilk hali ile bırakıldığı,
Bakılan davanın konusu 27.10.2014 tarihinde onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave nazım ve uygulama imar planlarında tanımlı olan türbin alanlarının konumu ve sayısı ile 19.10.2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararına konu oluşturan … RES Revizyonu kapsamında hazırlanan projede tanımlı olan türbin alanlarının konumu ve sayısı arasında önemli farklılıklar olduğu gibi projede revizyona gidilmesine rağmen türbinler arası bağlantı yollarının projenin revizyondan önceki hali ile bırakıldığı, bu çerçevede dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave nazım ve uygulama imar planlarında konumu belirlenen türbin alanı ve türbinler arası bağlantı yollarından oluşan rüzgar enerji santrali projesine özgü plan kararlarının dayanağı rüzgar enerji santrali projesi revizyonu nedeniyle proje ile uyumsuz hale geldiği açık olduğundan, bu yönüyle plan kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne idare mahkemesi kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili tarafından, bakılan davanın Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, E… sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararına uygunluğu değerlendirilmeli iken, hatalı şekilde henüz gerçekleşmemiş proje kapasite artışına yönelik planlanan türbin yerleşimleri esas alınarak imar planlarının yeni düzenlemeleri içermiyor olması nedeniyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdari Dava Dairesi kararının hukuka aykırı olduğu bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahil vekili tarafından, dava konusu imar planlarının planlama teknikleri, imar mevzuatı, planlama ilkeleri ve şehircilik esasları toprağın koruma kullanma dengesine uyarlı bir şekilde yerleşme alanlarına uygun mesafelerde konumlanan arkeolojik sit ve doğal sit alanlarına özen gösterilerek, çevre ve ekolojiye duyarlı hazırlanmış kamuya yararlı imar planların iptali yolundaki İdari Dava Dairesi kararının hukuka aykırı olduğu bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli, 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
UYAP üzerinde yapılan incelemede, … Rüzgar Elektrik Santrali Projesi ve Kapasite Artışı Revizyon Projesi’ne ilişkin … günlü, … sayılı “ÇED gerekli değildir” kararının iptali istemiyle dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 08.04.2019 günlü, E:2019/2383, K:209/2246 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin 30.03.2021 tarihli, E: 2020/11194, K: 2021/4783 sayılı kararı ile kesin olarak onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.