Danıştay Kararı 12. Daire 2022/2131 E. 2022/3070 K. 30.05.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/2131 E.  ,  2022/3070 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2131
Karar No : 2022/3070

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Müdürlüğünde … olarak görev yapmakta iken … Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile maluliyetine karar verilen davacının, anılan karara istinaden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malulen emekliye sevkine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; Mahkemelerinin davanın reddi yolundaki … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Onikinci Dairesince verilen 19/04/2021 tarih ve E:2020/4874, K:2021/1947 sayılı kararla bozulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bozma kararına uyularak, davanın reddi yönündeki kararın kaldırılarak, yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilen dosyada; ilgili mevzuatın incelenmesinden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanların, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun’u hükümlerine tabi olacakları gibi, emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı, dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, 28/09/2016 tarihinden itibaren kamu görevlisi olarak çalışan davacının, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a tabi personel olmadığı ve tesis edilen işlemin 5510 sayılı Kanun hükümleri bağlamında çözümleneceği dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu malulen emekliye sevki ile meslekle ilişiğinin kesilmesine dair işlemin, idari bir karar niteliğinde olduğu, ayrıca davanın esasına ilişkin olarak ise, Genel İdari Hizmetler Sınıfında çalışıp çalışamayacağının idari işlem öncesi değerlendirilmediği, sağlık komisyonun görüşünün alınmadığı, var olduğu iddia edilen rahatsızlık hakkında ruh sağlığı konusunda uzman bir kurumdan sağlık kurulu raporu alınması gerektiği halde, bu prosedürün gereğince yerine getirilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.