Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2187 E. , 2022/2831 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2187
Karar No : 2022/2831
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 23/02/2012 tarihinde geçirdiği fıtık ameliyatı sonrasında operasyon yapılan bölgede duyduğu ağrılar nedeniyle gittiği Başkent Üniversitesi Hastanesinde 04/08/2018 tarihinde yapılan ameliyat ile vücudundan gazlı bez çıkarıldığı, 6 yıl boyunca çektiği sıkıntılar sonrasında ikinci bir ameliyat geçirmek zorunda kaldığı ileri sürülerek 5.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 23/02/2012 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat istemi bakımından davacı tarafından ileri sürülen, ilk ameliyat ile ikinci ameliyat arasında rahatsızlığı sebebiyle ayda iki kez hastaneye gittiği iddiasına, vücudundaki yabancı cismin sebep olduğu ağrının şiddetli olması durumunda çekilecek tomografi ile tespitinin mümkün olması nedeniyle; ev işlerini yapamadığı için gündelikçi tutmak zorunda kaldığı iddiasına ise, ev işlerini yapmasına mani olacak derecede şiddetli bir ağrı ile 6 yıl geçirmesinin mümkün olmaması ve çektiği ağrı nedeniyle gündelikçi tutmak zorunda kaldığını ispatlayan bir belge (SGK kaydı gibi) sunamaması nedeniyle itibar edilmediği; 04/08/2018 tarihinde Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde geçirdiği ameliyatla vücudundan çıkarılan yabancı cismin, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 23/12/2012 tarihinde geçirdiği ameliyat sırasında unutulduğu sübuta eren davacıya, yaşadığı sıkıntı ve üzüntü sebebiyle manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 11/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat istemi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, 6 yıldan daha fazla bir süre vücudunda yabancı bir cisimle yaşamak zorunda kaldığı, enfeksiyon kaptığı, kanser teşhisi konulup tedavi uygulanmaya çalışıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu; davalı idare tarafından, dava konusu hadisede, tazmin şartlarının gerçekleşmediği, davacının vücudundan çıkarılan gazlı bezin 2012 yılında kullanılan gazlı bez boyutlarıyla uyumlu olmadığı, 6 yıl boyunca yapılan tetkiklerde davacıda gazlı bez unutulduğuna dair bir tespit yapılamamasından bahsedilemeyeceği, bu süreçte hangi sağlık kuruluşlarına başvurulduğunun Bakanlıkça tam olarak tespit edilmesinin de mümkün olmadığı, söz konusu yabancı cismin 2012 yılındaki ameliyatta kullanılan bir malzeme olup olmadığının tespiti hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Bölge İdare Mahkemesi kararının; maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
20/02/2012 tarihinde Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi genel cerrahi polikliniğine, karın ağrısı ve şişlik şikayetiyle başvuran davacının yatışı yapılarak, üç gün sonra sol kasık fıtığı ameliyatı gerçekleştirilmiştir. (Dava dosyasında yer alan, ameliyathane malzeme sayımına ilişkin formun “gaz kompres” başlıklı bölümünün boş bırakıldığı görülmektedir.)
Ertesi gün taburcu edilen davacı, operasyon bölgesinde ağrılar yaşamaya başladığını ifade etmektedir. 2017 yılından itibaren Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başkent Üniversitesi Hastanesinde ultrason ve MR incelemeleri yapılmış, bu incelemelerde genel olarak mesaneye yakın bölgede kistik lezyon oluşumu saptanmıştır.
04/08/2018 tarihinde Başkent Üniversitesi Hastanesinde yapılan operasyonla söz konusu kitle alınmış olup, biyopsi raporunda “yabancı cisim ve şiddetli yabancı cisim tipi aktif iltihabi granülasyon dokusu” ifadesi yer almaktadır. 12/09/2019 tarihinde aynı hastane tarafından düzenlenen hasta anamnezinde de “gazlı bez unutulmuş, opere edilip alınmış” ibaresi bulunmaktadır.
Vücudunda gazlı bez unutulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla, davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince, 23/02/2012 tarihinde Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan ameliyatta gazlı bez unutulduğunun sabit olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince kararın yalnızca manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Esasen, Anayasa’nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.
Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik Davalı İdare İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Dava konusu olayda, davacının yaklaşık 6 yıl boyunca vücudunda unutulan gazlı bezle yaşamak zorunda kaldığı, gazlı bezin çıkarıldığı operasyona ilişkin biyopsi raporunda da belirtildiği üzere davacının vücudunda iltihap oluştuğu ve bu süreçte birden çok hastaneye başvurduğu göz önünde bulundurulduğunda, olayın ağırlığını ortaya koyacak ölçüde davacının manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken, Bölge İdare Mahkemesince takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın yaşanan olay karşısında yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, maddi tazminat isteminin reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/05/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.