Danıştay Kararı 10. Daire 2021/6705 E. 2022/2763 K. 25.05.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6705 E.  ,  2022/2763 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6705
Karar No : 2022/2763

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU :Mülkiyeti davacıya ait olan Konya ili, Karatay ilçesi, … köyünde kain, tapunun … ada, … sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın da içinde yer aldığı alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işleminin anılan taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya kök parselinin kain olduğu zeminden tahsis yapıldığı, taşınmazın sınırlarında oluşan kaymanın teknik zorunluluktan kaynaklandığı, sınırda bulunan ağaçların sabit tesis niteliğinde olmadığı, arazi toplulaştırmasına ilişkin uygulamaların 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat hükümleri uyarınca gerçekleştirildiği, bu nedenlerle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava, davacının maliki olduğu Konya ili, Karatay ilçesi, … köyünde kain, tapunun … ada, … sayılı parselinde kayıtlı taşınmaza ilişkin arazi toplulaştırması uygulamasının anılan taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan, davacının toplulaştırma öncesinde maliki olduğu … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki toplulaştırma işlemi sonucunda, anılan parselin büyük kısmının fiili kullanım alanında tahsis edilmesine karşın arazi sınırlarının değiştiği, bu değişikliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, sınır kaymalarının aynı yerde bulunan dört parseli olumsuz olarak etkilediği, taşınmazın kenarında doğal sınır olarak bulunan ağaçların sınır çizgileri altındaki yer altı basınçlı sulama sistemlerinin de korunmak suretiyle tahsis yapılmasının mümkün görüldüğü, dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiii bir zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, bu durumun davacının hak kaybına yol açtığı ve toplulaştırma ilke ve esaslarına aykırılık teşkil ettiği yönündeki değerlendirme esas alınarak ilk derece mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddedildiği, davalı idarece mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek kararın bozulması için temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Arazi toplulaştırması uygulanmasında, kapsam içinde bulunan taşınmazların kadastral sınırlarının bire bir korunması gerekliliği bulunmadığı gibi, toplulaştırma işleminin amacına uygun olarak zorunlu hallerde yeni bir arazi düzenlemesi yapılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının kadastral parselinin sınırlarının kayma suretiyle yeniden çizildiği, yeni oluşturulan parselin büyük bölümünün davacının kadastral parselinin fiili kullanım alanında ve aynı yerde tahsis edildiği, davacı tarafından kadastral parsel sınırında yer altına döşenen sulama sisteminin ve sınır boyu dikilmiş olan ağaçların bir kısmının zorunlu olarak komşu parselde kaldığı, toplulaştırma mevzuatı göz önünde bulundurularak işlem tesis edildiği, bu tahsis işleminin toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar göz ardı edilerek bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde ve bu karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.