Danıştay Kararı 10. Daire 2017/3439 E. 2022/2736 K. 25.05.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/3439 E.  ,  2022/2736 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/3439
Karar No : 2022/2736

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları … ‘ın 10/07/2013 tarihinde gezi olayları olarak adlandırılan gösteriler esnasında polislerden ve sivil şahıslardan oluşan grup tarafından darp edilmesi sonucu hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmini istemiyle yaptıkları başvurunun davalı idarece reddedilmesi üzerine davalı idarenin davacıların başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zarara karşılık olarak toplam 189.237,15 TL (miktar artırım sonucu) maddi ve 2.000.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacılar yakınının ölümüne neden olan olaya ilişkin olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla failler hakkında hapis cezasına hükmedildiği, kamu görevlisi olan güvenlik güçlerinin kamu hizmetini ifa ettikleri sırada sivil vatandaşlarla birlikte saldırı gerçekleştirerek davacıların yakınının ölümüne neden olmalarının görev kusuru niteliğinde ağır hizmet kusuru teşkil etmesi nedeniyle davacıların uğradıkları zararların davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, davacıların maddi tazminat istemlerine ilişkin yapılan incelemede davacıların destekten yoksun niteliğindeki zararlarının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 19/09/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda çocukları …’ın ölümü nedeniyle baba … ‘ın 26.220,87 TL, anne … ‘ın 30.959,52 TL olmak üzere toplam 57.180,39 TL maddi zararının bulunduğu yönünde görüş bildirildiği ayrıca … ‘ın tedavisi sırasında yapılan giderler ile cenaze defin giderleri için istenilen toplam 2.000,00 TL zararın bilgi belgelerle ortaya konulamasa da, 38 gün yoğun bakımda kalan çocukları için il dışından gelen bir ailenin harcayabileceği minimum giderleri ve cenaze defin için yapılacak harcamaları aşmadığı ve tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden ise idarenin kusuru, olayın oluş şekli, zararın niteliği, ölüm olayındaki kastın yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle davacıların olay nedeniyle duyduğu acı, üzüntü ve ruhsal sıkıntılarının kısmen de olsa dindirilmesi için takdiren baba … için 250.000,00 TL, anne … 250.000,00 TL, kardeşler … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde görüldüğü, … tarih ve … sayılı işlemin iptali isteminin yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davacılardan … ve …’ın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 59.180,39 TL maddi tazminatın 37.180,39 TL’lik kısmının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/11/2016 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile … için 250.000,00 TL, anne … 250.000,00 TL, kardeşler … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 650.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince … İdare Mahkemesi’nce verilen karara esas alınan … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz incelemesi sonucu … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile sanık polis memurlarından … ile … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanmasına, … hakkında kurulan beraat hükmünün de bu sanığın TCK 86/2,3-d-e maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş olması karşısında istinaf başvurularına konu anılan İdare Mahkemesi kararının davalı idarenin hukuki sorumluluğu ve tazmin yükümlülüğünün tespitinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığı ek gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, maddi tazminata dayanak olan bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı olduğu, reddedilen tazminat miktarı için davalı idare lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, idare hukukunda prensip itibariyle idare aleyhine açılan tam yargı davası neticesinde idarenin sorumluluğuna hükmolunabilmek için bir hizmet kusurunun mevcudiyetinin gerekli ve zorunlu olduğu, hizmet kusuru mevcut değilse, idare de kural olarak sorumlu olmadığından tazminata mahkum edilemeyeceği, bunun yanında kusurluluk oranının tespiti bakımından ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesinin gerektiği, olayda idareleri personelinin görevle ilgili kişisel bir kusurunun söz konusu olmadığı, kişisel kusur nedeniyle doğan zarar ile idareleri arasındaki illiyet bağının ortadan kalktığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının emsal dosyalarla kıyaslandığında fahiş olduğu, kararın aleyhlerine olan kısmının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idare tarafından, karşılıklı olarak birbirlerinin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçesiyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerine bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde yatıran tarafa idareye iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.