Danıştay Kararı 10. Daire 2021/3618 E. 2022/2783 K. 25.05.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/3618 E.  ,  2022/2783 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3618
Karar No : 2022/2783

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : Davacının kaybettiği nüfus cüzdanındaki kimlik bilgileriyle çıkartılan nüfus cüzdanı kullanılarak çeşitli resmi ve özel kurumlarda yapılan işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak 60.000,00 TL maddi ve 50.000,00TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2016 tarih ve E:2013/3082, K:2016/1792 sayılı bozma kararına uyularak davalı idare lehine avukatlıt ücretine hükmedilmesine yer olmadığı yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından; Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Harçlar Kanunu uyarınca yargılama masrafları ve her türlü harçtan muaf oldukları, aleyhlerine yargılama gideri ve nisbi karar harcına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden “Kararın bozulması” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164. maddesi, 1. fıkrasında, “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.”; “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168. maddesi, 3. fıkrasında ise, “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL ve kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 1.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan toplam 7.550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, nispi harç dahil tüm yargılama giderlerini haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verildiği, tarafların karşılıklı temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2016 tarih ve E:2013/3082, K:2016/1792 sayılı kararıyla, temyizen incelenen kararın, davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı dışındaki kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, davanın 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlük tarihinden önce açıldığı, bu itibarla bakılan davada davalı idare lehine vekalet ücretine takdir edilemeyeceği, öte yandan nispi harç dahil tüm yargılama giderlerine haklılık oranı uygulanması suretiyle hüküm kurulmasında yasal isabet görülmediği gerekçeleriyle İdare Mahkemesi kararının esası yönünden onanmasına, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yargılama giderleri ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden bozulmasına, bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye iadesine karar verildiği, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin de Danıştay Onuncu Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2016/14021, K:2020/4262 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere; Dairemizin 30/03/2016 tarih ve E:2013/3082, K:2016/1792 sayılı kararında sadece davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve nispi harç dahil tüm yargılama giderlerine haklılık oranı uygulanması suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş ve kararın bu kısımları bozulmuş olup davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik bozma kararı verilmemiştir.
İdare Mahkemesince, Dairemizin bozma kararına uyularak anılan kararda hukuka aykırılığı tespit edilen hususlar giderilmiş olmakla birlikte, bozma kararında belirtilmemesine rağmen davacı lehine kararın verildiği tarihte (19/02/2021) yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı hesaplanan nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Ancak; yukarıda da belirtildiği üzere, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL ve kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 1.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, İdare Mahkemesi kararının bu kısmı Dairemizin 30/03/2016 tarih ve E:2013/3082, K:2016/1792 sayılı kararıyla bozulmadığından, bozma kararı sonrası verilen temyize konu kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan “2-Hükmedilen 15.000,00-TL manevi tazminat nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 1.fıkrasında yer alan “Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü ve 4.fıkrasında yer alan “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmü uyarınca belirlenen 2.250,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,
3-Hükmedilen 10.000,00-TL maddi tazminat nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1.fıkrasında yer alan “Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,” kısmının “Mahkememizin 31/01/2013 tarih ve E:2012/423, K:2013/40 sayılı kararı ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin aleyhine yargılama gideri ve harçları hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz isteminin REDDİNE,
2. …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde, yargılama giderleri ve harçları yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2016 tarih ve E:2013/3082, K:2016/1792 sayılı kararı sonrasında verilen temyize konu kararda davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken hükmedilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, Mahkeme kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyu ile Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.