Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1278 E. , 2022/2968 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1278
Karar No : 2022/2968
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : .. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, 2014 yılına ilişkin performans değerlendirme puanının 2,14 (yeterli ama kendisini geliştirmesi gerekir) olarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı hakkında performans gözlem takip formunun doldurulduğu, performans gözlem takip formunun performans değerlendirme formu ile uyumlu olduğu, davacıyla 2014 yılı içerisinde çeşitli tarihlerde perormans görüşmelerinin yapıldığı ve buna ilişkin kayıtların tutulduğu anlaşıldığından, 2014 yılı performans değerlendirme formu notunun, değerlendirme amirlerinin tespit ve kanaatleri doğrultusunda, objektif olarak düzenlendiği, davacı tarafından, performans değerlendirme formunu düzenleyen birinci değerlendirne amiri ile husumet olduğu belirtilmekle beraber, birinci değerlendirne amirinin davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına ve ikaz edilmesine dayanak oluşturan tutanakları düzenlediği, amiri olarak bu tutanakları düzenlemesinin aralarında husumet olduğunu göstermediği, en fazla süreyle çalıştığı birinci değerlendirne amirinin dava konusu formu doldurmasında usule aykırı biri durumun olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yazılı ikazların dava konusu işleme gerekçe olamayacağı, hakkında verilmiş olan tüm disiplin cezalarının yargı kararlarıyla iptal edilmiş olduğu, adli yargı kararınca verilen mahkumiyet kararının dava konusu işlemin tesis tarihinden sonra olması nedeniyle işleme dayanak olamayacağı, 1. Değerlendirme amiri ile arasında olan husumet nedeniyle objektif olmayan bir şekilde işlem tesis edildiği, geçmiş yıl performans notlarının çok iyi düzeyde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 04.07.2012 tarih ve 28343 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği’nin 4/1. Maddesinde “c) Birim amiri: Emniyet Genel Müdürünü, Emniyet Genel Müdür Yardımcıları ile merkez, taşra ve yurt dışı birimlerinin rütbe bakımından en üst dereceli başkanını/müşavirini/müdürünü/amirini, d) Değerlendirme amiri: Maiyetinde çalışan personelin performansını, bu Yönetmelikte belirlenen esaslara göre değerlendirmekle yetkili ve görevli personeli……ifade eder hükmü ile 5/3. maddesinde; “Değerlendirme amirleri, personelin performansını adil, tarafsız, önyargısız ve doğru bir şekilde değerlendirmek zorundadır.” hükmüne ve 7. maddesinde de ” (1) Kurul tarafından, her personel için genel olarak iki değerlendirme amiri belirlenir………(2) Görev unvanı ve hiyerarşik bağlılıktan dolayı birden fazla değerlendirme amirinin belirlenmesine imkân bulunmadığı durumlarda Kurul, tek değerlendirme amiri belirler……(5) Değerlendirme amirinin/amirlerinin 1 Ocak-31 Ocak tarihleri arasında yurtdışı görev, ücretsiz izin, hastalık izni, tutukluluk, hükümlülük, görevden uzaklaştırılma, emeklilik, kurum dışı geçici görevlendirme veya herhangi bir nedenle Teşkilattan fiilen ayrı bulunmaları gibi nedenlerle değerlendirme yapamamaları halinde konuya ilişkin uygulama Kurul tarafından alınacak ilke kararları ile belirlenir…..(7) Birim amirleri ve şube müdürleri, gerekli görmeleri halinde, kendilerine bağlı tüm personel hakkında değerlendirme yapabilirler….” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu performans değerlendirme formunu düzenleyen 1. değerlendirme amiri ile davacı arasında, değerlendirme dönemi olan 2014 yılı içerisinde karşılıklı yoğun şikayetleşmeler yaşandığı, suç duyurularında bulunulduğu, disiplin soruşturmaları açılarak davacıya çeşitli ağırlıklarda muhtelif disiplin cezaları verildiği, adli soruşturma ve kovuşturma evrelerine ulaşan bu çekişme hali nedeniyle davacı ile 1. değerlendirme amiri arasında, dava konusu işlemin ait olduğu dönemde yaşanan bir husumet halinin varlığının kabulünün kaçınılmaz olduğu; bu çekişme sonucu davacı hakkında verilen ve savunma dilekçesinde dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen disiplin cezalarının idari yargı yerlerince iptal edildiği (bir kısmının kesinleştiği, diğer bir kısmının temyiz incelemesinde olduğu); diğer taraftan, davacı hakkında 2014 yılına ilişkin olarak doldurulan 8 adet olumsuz gözlem takip formunun 7’sinin davacının ihtilaf halinde olduğu 1. değerlendirme amirince doldurulduğu ve bu formların, mesleki performans ve göreve ilişkin boyutları da olmakla birlikte, ağırlıklı olarak yine davacı ile 1. değerlendirme amiri arasında yaşanan ve fakat yukarıda da belirtildiği üzere, idari yargı yerlerince iptal edilen disiplin cezalarına konu eylemlere tekabül ettiği; davacı hakkında, 22.07.2014 tarihinde (aynı gün içinde) vuku bulan “göreve geç gelme” ve “izin almadan, bilgi vermeden görev yerinden ayrılma” şeklindeki fiilleri nedeniyle tesis edilen ve kesinleşmiş idari yargı kararlarıyla hukuka uygun bulunan “ikaz” işlemlerinin ise tek başlarına değerlendirme formunun tüm hanelerine “1” ve “2” düzeyinde puanlar verilmesini haklı kılabilecek nitelik ve yeterlikte olmadığı; tüm bunların dışında, davacı hakkında bu ölçüde düşük puanlar verilmesini haklı kılabilecek, performans ve göreve ilişkin, başkaca somut bir bilgi ve belge de sunulmadığı dikkate alındığında; Yönetmeliğin 5/3. maddesinde hükme bağlanan “personelin performansının adil, tarafsız, önyargısız ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi zorunluluğunun” sağlanabilmesi, bu çerçevede, esasa ilişkin olduğu kadar biçimsel olarak da adil ve tarafsız bir değerlendirme yapıldığı görüntüsünün verilebilmesi adına, davacı hakkındaki değerlendirmenin, ihtilaflı olduğu 1. değerlendirme amiri yerine, Yönetmeliğin yukarıda aktarılan 7. maddesinde tanınan “tek amir belirleyebilme”, “birim amirince, gerekli görülmesi halinde kendine bağlı tüm personel hakkında değerlendirme yapabilme”, “Kurul tarafından ilke kararı ile uygulama belirleyebilme” şeklindeki yetki ve imkanlar çerçevesinde, somut olayın kendine özgü koşul ve icapları doğrultusunda kıyasen tatbikiyle bir çözüm üretilerek işlem tesisi gerekirken; aksi yönde ve yukarıda gerekçelendirilen diğer hususlar da dikkate alınmaksızın tesis edilmiş olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.