Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/3277 E. , 2022/2055 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3277
Karar No : 2022/2055
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Taahhüt Emlak İnşaat Turizm Gıda Akaryakıt San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1, 353/6 ve mükerrer 355. maddeleri uyarınca 2014 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; dava konusu olayda, davacı şirket adına, 8.000,00-TL’yi aşan ödeme ve tahsilatların banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla yapılmadığı ve ilgili kuruluşlara ait belgelerle tevsik edilmediğinden bahisle özel usulsüzlük cezası kesilmişse de; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000,00-TL’yi aşan tahsilat ödemelerinin banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile teşviki zorunlu olduğu göz önüne alındığında, davacının bu yönde bir işlemi tespit edilmeden ve bu işlemlerin ticari niteliği bilgi ve belgeleriyle ortaya konulmadan sırf tahsilat ve ödeme işlemlerinin banka ve benzeri finans kurumları ile yapılmadığı gerekçesi ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; sözü edilen özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu verilmediği ve alınmadığı hususunun açık, mükellefi bağlayacak ve hukuken itibar edilecek biçimde olayın vukuu anında somut olarak tespitinin zorunlu olduğu, bir başka ifadeyle, vergi inceleme raporunda tespit edilen matrah farkı üzerinden fatura ya da benzeri belgelerin düzenlenmediği veya alınmadığı varsayımı ile özel usulsüzlük cezası kesilmesinin Kanun’un amacına aykırı düştüğü, incelenen olayda, böyle bir tespitin olmadığı, özel usulsüzlük cezasını öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen Kanun hükmünde belirtilen unsurların olayda bir arada gerçekleşmediği, idari cezalar için geçerli olan “cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı” yolundaki genel ceza hukuku ilkesi karşısında varsayım ya da kıyas yolu ile ceza tayinine olanak bulunmadığından, davacı adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği, davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; dava konusu olayda, alım-satım amacıyla işletmeye alınan taşıtların 153-Ticari Mallar hesabına kaydedilerek aktifleştirilmesi gerekirken aracın 254-Taşıtlar hesabına kaydedildiğinin tespit edildiğinin sabit olması, bu durumun davacı şirket yetkilisi tarafından açıkça kabul edilmesi nedeniyle belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı belirlenen davacı şirket hakkında bu fiil nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu özel usulsüzlük cezalarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1 ve mükerrer 355. Maddeleri uyarınca kesilen toplam 238.381,07-TL tutarlı özel usulsüzlük cezalarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.