Danıştay Kararı 12. Daire 2021/120 E. 2022/3011 K. 25.05.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/120 E.  ,  2022/3011 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/120
Karar No : 2022/3011

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …. Başkanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun İli, İlkadım İlçesi, … Camii … olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak.” şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; evli olan ve imam hatip olarak görev yapan davacının, 2005 yılı yaz Kur’an Kursu öğreticisi olan Y.E. isimli 15 yaşındaki kız çocuğunu, eşinin evde olmadığı sırada cami lojmanına çağırıp müstehcen görüntü içeren CD izlettirdiği iddiasıyla yapılan ceza yargılaması neticesinde “çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik etmek” suçundan adli para cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde yer alan tanımlamaya göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmün sanık hakkında hiç bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmekle birlikte, 657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca göreve son verme işleminin tesis edilebilmesi için bir mahkumiyet kararının varlığı zorunlu olmayıp, idarelerin mevzuatta yer alan memurluğa atanmada aranan şartların birinin kaybedildiği yönünde yapacakları tespitlerle göreve son verme işlemini tesis edebilecekleri, Ceza Mahkemesi kararında verilen hüküm sadece mahkumiyete ilişkin olmayıp aynı zamanda sanığa atfedilen eylemin sübutu açısından tespite ilişkin olduğu; bu itibarla davalı idarenin, davacının, atanmalarında dini öğrenimi esas alan alanlarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak koşulunu kaybettiğine ilişkin kanaatini, ceza dosyasında yer alan tanık ifadeleri ve tespitlere dayandırmasında hukuken bir sakınca görülmediği; bu durumda, davacının subuta eren küçük yaştaki kız çocuğuna müstehcen görüntü izletmesi eyleminin niteliği ile atandığı görevin önem ve gerekleri mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Görevini layıkıyla yerine getirdiği, çevresinde sevilen bir insan olduğu, kendisine itham edilen eylemin iftira olduğu, ortak nitelik şartını kaybetmiş ise buna ilişkin işlemin 2005 yılında yapılması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.