Danıştay Kararı 7. Daire 2018/673 E. 2022/2299 K. 24.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/673 E.  ,  2022/2299 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/673
Karar No : 2022/2299

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
2- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının yolcu olarak bulunduğu … yönetimindeki araçta yapılan aramada bandrolsüz sigara bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 2016 yılının Nisan dönemi için takdir komisyonu kararına dayanılarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ithalattan kaynaklanan ve gümrük idaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan maliye idaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece, davacı adına tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Maliye idaresinin beyan dışı bırakılan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tarhı konusunda yetkili olduğu, dosya kapsamı ifadeler ve davacı tarafından da itirazsız imzalanan tespit tutanağı başta olmak üzere, toplanan bilgi ve belgelerden, olayda ele geçirilen sigaraların davacının hüküm ve tasarrufu altında olduğu sonucuna varıldığı; öte yandan, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, uyuşmazlık konusu bandrolsüz sigaralar nedeniyle, hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefetten dolayı açılan ceza davasında davacının mahkumiyetine karar verildiği, bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi ürünleri bulundurduğu açık olan davacı adına re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; olayda, ele geçirilen sigaraların davacının hüküm ve tasarrufunda olduğu anlaşılmakla birlikte, söz konusu kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başka şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca fiili ya da kaydi envanterin, ancak önceden resmi bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi olanlar nezdinde yapılabileceği, öte yandan, Kanun’da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiş olduğu anlaşıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan kısım yönünden davanın reddine; istinaf başvurusunun vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının ise belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, ceza yargılaması devam ettiğinden tarhiyat hakkında karar verilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanun’la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.