Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1069 E. , 2022/2166 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1069
Karar No : 2022/2166
DAVACI : … A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALILAR : 1. … Kurumu (…)
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
2. … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. …,
Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU :
1. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) … tarih ve … sayılı yazısı ile talep edilen katkı payı tutarına ilişkin idari işlemin;
2. 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile belirlenen 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatı’nın (TORETOSAF) iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Danıştay tarafından iptal edilen 2007 TORETOSAF değerinin mahkeme kararını uygulamak için yeniden belirlenmesi üzerine yapılan itiraza verilen cevapta hesaplamaya alınan değerlerin miktar ve tutar bilgisinin verilmediği, bu nedenle objektif, şeffaf ve gerçek verilere dayalı doğru bir hesaplama olup olmadığının anlaşılamadığı, Danıştay kararında idarenin takdir yetkisinin sınırlarının belirtildiği, Kurul’un takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, TORETOSAF değerini temelde etkileyecek değerlerin hesaplamaya katılmadığı, bu nedenle belirlenen değerin piyasada oluşan gerçek değer ile örtüşmediği, 2007 yılı elektrik enerjisi üretimi toplamının değerlendirmeye alınması gerektiği, her yıl farklı değişkenler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, TORETOSAF değerinin piyasa takas fiyatı ile örtüşmediği, yapılan hesaplama ile haklı beklentinin ihlâl edildiği, hesaplamanın rekabeti engellediği, Danıştay’ın iptal kararı gereği 2007 yılı TORETOSAF hesabında dikkate alınan verilerin tamamının 2007 yılında fiilen gerçekleşen değerler olması gerektiği, oysa EPDK tarafından önceki hesaplamada dikkate alınan serbest olmayan tüketicilere satışların iptal kararı üzerine yapılan hesaplamada dikkate alınmadığı, iptal kararının gerekçesine aykırı işlem tesis edildiği, TETAŞ’ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) anlaşmalarından satın aldığı elektriğin miktar ve maliyetinin hesaba katılmadığı, söz konusu satışların da dikkate alınması gerektiği, revize 2007 yılı TORETOSAF değerinin olması gereken değerin altında kaldığı, EPDK’nın PMUM’da oluşan bazı fiyatları dikkate aldığı, bazı değerleri ise fiyatları aşağıda tutmak için hesaba katmadığı, EPDK tarafından içerik değişikliklerinin hukuka uygun şekilde yapılması gerektiği, dosyaya 26/04/2021 Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümü iki öğretim üyesi tarafından hazırlanan “Teknik Rapor” başlıklı uzman görüşünün sunulduğu, yeni Yönetmelik ile katkı payı güncellemesine ilişkin maddede değişiklik yapılarak TORETOSAF değeri yerine yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının getirildiği, ancak Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan anlaşmalar için TORETOSAF’a göre güncelleme yapılmasına devam edildiği, uyarlama ilkesi gereğince hesaplamada piyasa takas fiyatının kullanılmasının gerektiği, DSİ tarafından SKHA’nın amacına aykırı hareket edildiği, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALI …’NIN SAVUNMASI :
Öncelikle, usûle ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise 2007 yılında dikkate alınan verilerin değerlendirilerek, serbest tüketicilere yapılan satışların toptan satış faaliyeti olarak değil, nihai tüketiciye satış olarak değerIendirildiği, söz konusu satışların, şirketler arasında yer alan ikili anlaşma hükümleri ve alış miktarları ve şirket ikili ilişkileri çerçevesinde değişebilmesi nedeniyle, yapılan hesaplamada kullanılmasının yerinde olmayacağı, diğer taraftan toptan satış faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasası kapsamındaki faaliyetlerin dikkate alınması gerektiği kararına varılarak ilgili verilerin EÜAŞ ve TEİAŞ ‘tan talep edildiği, buna göre, EÜAŞ tarafından TETAŞ’a yapılan satışların TETAŞ’ın dağıtım şirketlerine veya doğrudan tüketicilere yaptığı satışlarda kullandığı enerji olduğu değerlendirilerek hesaplamada oluşabilecek mükerrerliği engellemek amacıyla dikkate alınmaması gerektiği, TETAŞ’ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) kapsamında yaptığı alımların, piyasa koşullarından farklı olarak dönemin koşullarıyla yapılan alım garantili anlaşmalar olması ve alım fiyatlarının olması gereken piyasa fiyatlarından farklılaşması nedeniyle söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği, TETAŞ’ın iletimden bağlı tüketicilere yaptığı satışların nihai tüketicilere yapılan satışlar olması nedeniyle toptan satış faaliyeti kapsamında olmadığı, söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği, TETAŞ tarafından yapılan elektrik ithalat ve ihracat faaliyetinin “yılı içerisinde ülkede uygulanan” tanımına girmediği, milli sınırlar içerisinde oluşan arz ve talep ile doğrudan ilişkili bir fiyat olmaması ve ülke ortalama elektrik toptan satış fiyatına ilişkin sinyal niteliğinde bir fiyat teşkil etmeyeceği düşünüldüğünden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiğinin değerlendirildiği, 21 dağıtım şirketinin EÜAŞ ve TETAŞ’tan yaptığı alımların toptan satış faaliyeti olduğu ve hesaplamaya dâhil edilebileceği, TETAŞ tarafından PMUM’da yapılan satışların toptan satış niteliği teşkil etmesi sebebiyle dikkate alınabileceği, Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasasında (DUP) yapılan 0 ve 1 kodlu Yük Alma (YAL) ve Yük Atma (YAT) talimatlarının, sistemi dengede tutmak gayesiyle yapılan faaliyetlerin toptan satış faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği, DUP’ta yapılan alış ve satışlar çerçevesinde dengesizliğe esas enerji ve bunlara ilişkin tutarların toptan satış faaliyeti olarak değerIendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği sonucuna varıldığı, daha önce 2007 yılı hesaplamasında dikkate alınmayan DUP’ta gerçekleşen YAL ve YAT işlemleri ile dengesizlik borç ve alacak tutarlarının, TETAŞ’ın PMUM’da yaptığı satış işlemlerinin toptan satış faaliyetine esas olduğu değerlendirilerek hesaplamada dikkate alındığı, nihayetinde de, 2007 yılına ait TORETOSAF 10,07 kr/kwh olarak belirlendiği, davacının hesaplama metoduna itiraz etmesinin sebebinin revize değerinin davacının beklentisinin altında kalmış olması olduğu, 2007 yılında ilk TORETOSAF değeri hesaplanırken yürürlükte bulunan 4628 sayılı Kanun’da da sonradan yürürlüğe giren 6446 sayılı Kanun’da da toptan elektrik satışının tanımlı olduğu, bu nedenle serbest tüketicilere yapılan satışların hesaplamada dikkate alınmasının hukuka uygun olmadığı, öte yandan her bir ikili anlaşma için farklı fiyatların ortaya çıktığı, YİD, Yİ ve İHD değerlerinin hesaba yansıtılmamasının sebebinin piyasa gerçeklerini yansıtan değerin bulunmak istemesi olduğu, Kurumun TORETOSAF’ı belirlerken özel bir amaçla hareket etmediği, resmî yazı ile talep edilen verilere göre hesaplama yapıldığı, TORETOSAF değerinin bu değerin belirlenmesi için dikkate alınan kalemlerden oluşan ortalama bir fiyatı ifade ettiği için hesaplamaya dahil edilen tek bir kalem ile TORETOSAF’ın doğrudan karşılaştırılmaması gerektiği, davacının iddiasının aksine DUP’ta gerçekleşen YAL ve YAT işlemleri ile dengesizlik borç ve alacak tutarlarının TETAŞ’ın PMUM’ da yaptığı satış işlemlerinin toptan satış faaliyetine esas olduğu değerlendirilerek çeşitlilik arz eden yapıların dikkate alınmasını teminen hesaplamada göz önünde bulundurulduğu savunulmuştur.
DAVALI …’NİN SAVUNMASI :
Öncelikle, usûle ilişkin olarak Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin E:2020/1776 esas sayılı dosyasında aynı uyuşmazlığın derdest olduğu, uyuşmazlığın ilk derece olarak Danıştay’da görülecek davalardan olmadığı, esasa ilişkin olarak ise TORETOSAF değerinin EPDK tarafından belirlendiği, DSİ’nin bu belirlemede herhangi bir katkısının olmadığı, hesaplamanın Danıştay’ın iptal kararı sonrasında revize edilen 2007 yılı TORETOSAF değerine göre yapıldığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ :
Dava; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla talep edilen katkı payı tutarına ilişkin idari işlem ile 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan … tarih … sayılı Enerji piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile belirlenen 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) iptali istemiyle açılmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi” başlıklı 29. maddesinde, “(1) Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. (2) Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin 12. bendinde, Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatının “Yılı içerisinde ülkede uygulanan ve EPDK tarafından hesap edilen elektrik toptan satış fiyatlarının ortalamasını” ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından daha önce; DSİ Genel Müdürlüğünün 20/01/2015, 20/01/2016 ve 17/01/2017 tarihli yazıları ile talep edilen hidroelektrik kaynak katkı payı tutarına ilişkin işlemler ile bu işlere dayanak K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davalarda; Danıştay 13. Dairesinin 17/12/2019 günlü ve E:2016/653, K:2019/4365 sayılı; E:2017/386, K:2019/4367 sayılı ve E:2016/3542, K:2019/4366 sayılı kararlarıyla; “TORETOSAF’ın belirlenmesinde kullanılan verilerin niteliği açısından yapılan incelemede; 2007 yılında, serbest tüketici hakkını kullanan tüketicilerin tüketim miktarlarında ve sayılarında azalma olduğu, dağıtım şirketlerinin satışlarının ise öngörülenin üzerinde gerçekleştiği, bunun sebebinin serbest tüketici hakkını kullananların bu haktan vazgeçip dağıtım şirketlerinden elektrik enerjisi alma yoluna gittikleri, dağıtım şirketlerinin ise bu talebi ikili anlaşmalar yapma yoluna gitmeyerek Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM) nezdinde dengesizlik fiyatları üzerinden dengesizliğe düşerek karşıladıkları, 2007 yılında da elektrik tüketiminin büyük bölümünün tarifeleri düzenlemeye tâbi olan şirketler üzerinden gerçekleştiği hususları göz önüne alınarak TORETOSAF değerinin hesaplanmasında dikkate alınacak verilerin belirlendiği; bu verilerin belirlenmesinde, 2007 yılı TETAŞ satış fiyatı ve miktarı, portföy gruplarının satış fiyatı ve miktarı, dağıtım şirketlerinin PMUM’dan alış miktarları ve fiyatı, otoprodüktör, otoprodüktör grubu ve üretim şirketlerinin üretim miktarları ve onaylı perakande tek terimli diğer iller sanayi tarifeleri ile OG seviyesinde ortalama teknik kayıp oranlarının dikkate alındığı, EPDK tarafından TORETOSAF hesap edilirken belirtilen nitelikteki verilerin dikkate alınması suretiyle yapılan hesaplamada, EPDK’ya Kanun ile verilen takdir yetkisi sınırları içinde kalındığından hukuka aykırılık bulunmadığı, TORETOSAF’ın belirlenmesinde kullanılan verilerin niceliği açısından yapılan incelemede; 2007 yılı TORETOSAF değeri hesaplanırken; EÜAŞ’tan 2007 yılı 9 aylık fiili, 3 aylık tahmin edilen üretilecek enerji miktarı ve birim fiyatlarının, TETAŞ’tan 2007 yılı 9 aylık fiili satın alınan ve satılan, 3 aylık satın alınması ve satılması tahmin edilen enerji miktarı ve birim fiyatlarının ve TEİAŞ’tan 2007 yılı 9 aylık fiili ve 3 aylık tahmini elektrik üretim miktarları ile PMUM Ocak – Eylül 2007 (9 aylık) döneminde oluşan yük alma, sistem dengesizlik ve yük atma fiyatlarının dikkate alındığının görüldüğü, Kanun’da yer alan tanımın TORETOSAF’ın belirlendiği dönemden ileriye doğru gerçekleşmesi muhtemel tahmini bir değer olmadığı, yıl içerisinde gerçekleşen bir değeri ifade ettiği göz önüne alındığında, hesaplamaya dâhil edilen verilerin bir kısmının fiilen gerçekleşen, bir kısmının ise tahmini değerler olarak; PMUM yük alma, sistem dengesizlik ve yük atma fiyatlarının ise yalnızca 9 aylık gerçekleşmelerin dikkate alınması suretiyle tespit edilen 2007 yılı TORETOSAF değerinde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul kararının iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Dairelerinin 15/09/2021 günlü ve E:2020/1534, K:2021/1472; E:2020/2188, K2021/1474; E:2020/1142, K:2021/1473 sayılı kararları ile onandığı, bilahare davalı idarece, Danıştay 13. Dairesinin E:2017/386, E:2016/3542, E:2016/653 sayılı kararlarının uygulanmasına yönelik olarak yeniden hesaplama yapıldığı ve dava konusu 02/04/2020 günlü ve 9284 sayılı Kurul kararıyla 2007 yılına ait TORETOSAF’ın 10,07 kr/kwh olarak belirlendiği, bilahare söz konusu kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından; 21.02.2015 ve sonraki tarihli “Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”ler ile, yanlış uygulamadan dönülerek, hatalı TORETOSAF yerine piyasa takas fiyatının dikkate alınacağının belirlendiği, yani idarenin bu konudaki uygulamasını, TORETOSAF yerine, piyasa takas fiyatının kullanılması yönünde değiştirdiği ve bunun bakılan davadaki haklılıklarını gösterdiği, getirilen bu yeni uygulamaların kendilerini de kapsamasının gerektiği, nitekim 15.06.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelikin 11. maddesi ile Yönetmelik Ek1’de yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşmanın 40. maddesinin iptali istemiyle, Danıştay 13. Dairesinin E:2019/2985 sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı EPDK’nın,17.02.2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul Kararı ile yayımladığı ilk TORETOSAF değeri hesaplamasında dikkate aldığı unsurlarla, Danıştay iptal kararının gereğini yerine getirmek üzere 02.04.2020 tarih ve 9284 sayılı Kurul kararı ile yayımladığı 2007 yılına ait revize TORETOSAF değeri hesaplamasında dikkate aldığı içeriklerin birbirinden farklı olduğu, bunun TORETOSAF değerinin hesabının dayanaktan yoksun olduğunu ortaya koyduğu, TETAŞ, EÜAŞ ve TEİAŞ’ın 2007 yılı faaliyet raporları incelendiğinde, EPDK tarafından yapılan revize 2007 yılı TORETOSAF hesaplamasında, Yap İşlet (Yİ), Yap İşlet Devret (YİD) ve İşletme Hakkı Devredilen (İŞHD) elektrik enerjisi üretim santrallerinde üretilen ve imtiyaz sözleşmelerinde belirlenen fiyat üzerinden enerji satışı yapılan bu projelerin üretim ve satış tutarlarının dikkate alınmadığı, TORETOSAF değerinin hesaplanmasında hesaplamaya alınan değerlerin miktar ve tutar bilgisinin verilmediği, bu nedenle hesabın objektif, şeffaf ve gerçek verilere dayalı, doğru bir hesaplama olup olmadığının anlaşılamadığı, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin keyfilik anlamına gelmeyip, hukuki sınırlarının olduğu, EPDK tarafından TORETOSAF hesaplamasında hangi kriterlerin, hangi oranda dikkate alındığının açıklanmadığı, toptan elektrik satış fiyatını temelden etkileyecek değerlerin hesaplamaya katılmadığı, bu nedenle hesaplanan TORETOSAF değerinin gerçek piyasada oluşan değerler ile örtüşmediği, 2007 yılı satışa esas elektrik enerjisi üretimi toplamının değerlendirmeye alınmasının gerektiği, açıklanan TORETOSAF değerlerinin PMUM/EPİAŞ tarafından belirlenen piyasa takas fiyatıyla da örtüşmediği ileri sürülerek, dava konusu Kurul Kararının iptali istenilmektedir.
Davacı tarafından daha önce, 2007 yılı TORETOSAFın belirlenmesine yönelik 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı EPDK Kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 13. Dairesince; TORETOSAF’ın belirlenmesinde 2007 yılı TETAŞ satış fiyatı ve miktarı, portföy gruplarının satış fiyatı ve miktarı, dağıtım şirketlerinin PMUM’dan alış miktarları ve fiyatı, otoprodüktör, otoprodüktör grubu ve üretim şirketlerinin üretim miktarları ve onaylı perakende tek terimli diğer iller sanayi tarifeleri ile OG seviyesinde ortalama teknik kayıp oranlarının dikkate alınmasının Kurumun kendisine kanun ile verilen takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmekle beraber, hesaplamaya dahil edilen verilerin yıl içinde gerçekleşen değerlerden oluşması gerekirken, bir kısmının tahmini değerler olarak alınmasının (yalnızca 9 aylık gerçekleşmelerin dikkate alınmasının) hukuka aykırı olarak değerlendirilmesi üzerine, davalı kurumca, 2007 yılında dikkate alınan verilerin değerlendirilerek, serbest tüketicilere yapılan satışların toptan satış faaliyeti olarak değil, nihai tüketiciye satış olarak değerIendirildiği, söz konusu satışların, şirketler arasında yer alan ikili anlaşma hükümleri ve alış miktarları ve şirket ikili ilişkileri çerçevesinde değişebilmesi nedeniyle, yapılan hesaplamada kullanılmasının yerinde olmayacağı, diğer taraftan toptan satış faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasası kapsamındaki faaliyetlerin dikkate alınması gerektiği kararına varılarak, ilgili verilerin EÜAŞ ve TEİAŞ ‘tan talep edildiği, buna göre;
“EÜAŞ tarafından TETAŞ’a yapılan satışların TETAŞ’ın dağıtım şirketlerine veya doğrudan tüketicilere yaptığı satışlarda kullandığı enerji olduğu değerlendirilerek hesaplamada oluşabilecek mükerrerliği engellemek amacıyla dikkate alınmaması gerektiği,
TETAŞ’ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) kapsamında yaptığı alımların, piyasa koşullarından farklı olarak dönemin koşullarıyla yapılan alım garantili anlaşmalar olması ve alım fiyatlarının olması gereken piyasa fiyatlarından farklılaşması nedeniyle söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği,
TETAŞ’ın iletimden bağlı tüketicilere yaptığı satışların nihai tüketicilere yapılan satışlar olması nedeniyle toptan satış faaliyeti kapsamında olmadığı, söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği,
TETAŞ tarafından yapılan elektrik ithalat ve ihracat faaliyetinin “yılı içerisinde ülkede uygulanan” tanımına girmediği, milli sınırlar içerisinde oluşan arz ve talep ile doğrudan ilişkili bir fiyat olmaması ve ülke ortalama elektrik toptan satış fiyatına ilişkin sinyal niteliğinde bir fiyat teşkil etmeyeceği düşünüldüğünden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiği” değerlendirilirken;
“KCETAŞ dâhil 21 dağıtım şirketinin EÜAŞ ve TETAŞ’tan yaptığı alımların toptan satış faaliyeti olduğu ve hesaplamaya dâhil edilebileceği,
TETAŞ tarafından Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM)’nde yapılan satışların toptan satış niteliği teşkil etmesi sebebiyle dikkate alınabileceği,
Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasasında (DUP) yapılan 0 ve 1 kodlu Yük Alma (YAL) ve Yük Atma (YAT) talimatlarının, sistemi dengede tutmak gayesiyle yapılan faaliyetlerin toptan satış faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği,
DUP’ta yapılan alış ve satışlar çerçevesinde dengesizliğe esas enerji ve bunlara ilişkin tutarların toptan salış faaliyeti olarak değerIendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği” sonucuna varıldığı ve daha önce 2007 yılı hesaplamasında dikkate alınmayan DUP’ta gerçekleşen YAL ve YAT işlemleri ile dengesizlik borç ve alacak tutarlarının, TETAŞ’ın PMUM’da yaptığı satış işlemlerinin toptan satış faaliyetine esas olduğu değerlendirilerek hesaplamada dikkate alındığı, nihayetinde de, 2007 yılına ait Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının 10,07 kr/kwh olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere; davacı tarafından daha önce, 2007 yılı TORETOSAFın belirlenmesine yönelik … tarih ve … sayılı EPDK Kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 13. Dairesince; TORETOSAF’ın belirlenmesinde 2007 yılı TETAŞ satış fiyatı ve miktarı, portföy gruplarının satış fiyatı ve miktarı, dağıtım şirketlerinin PMUM’dan alış miktarları ve fiyatı, otoprodüktör, otoprodüktör grubu ve üretim şirketlerinin üretim miktarları ve onaylı perakende tek terimli diğer iller sanayi tarifeleri ile OG seviyesinde ortalama teknik kayıp oranlarının dikkate alınmasının Kurumun kendisine kanun ile verilen takdir yetkisi sınırları içerisinde değerlendirildiği, ancak hesaplamaya dahil edilen verilerin yıl içinde gerçekleşen değerlerden oluşması gerekirken, bir kısmının tahmini değerler olarak alınmasının (yalnızca 9 aylık gerçekleşmelerin dikkate alınmasının) hukuka aykırı olduğuna karar verilerek, dava konusu kurul kararının bu yönden iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalı kurumca, belirtilen yargı kararının uygulanmasına yönelik olarak, EÜAŞ ve TEİAŞ’tan talep edilen verilere göre ve hangi verinin hangi gerekçeyle değerlendirilip, hangi gerekçeyle değerlendirilmediği de belirtilmek suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, yargı kararının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen … günlü ve … sayılı Kurul Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, davacı şirket tarafından; Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usül ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 11. maddesinde, 2015 tarihinden sonraki projeler açısından K2 değerinin piyasa takas fiyatı olarak belirlendiği, ancak 2015 yılı öncesi projelerde K2 değerinin bu düzenlemenin dışında bırakıldığı (Teklif yılındaki TORETOSAF değerinin dikkate alındığı), yani 2015 yılından önce anlaşma imzalamış şirketler açısından hatalı uygulamaya devam edildiği ileri sürülerek, anılan Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davanın da, Danıştay 13. Dairesi’nin 28.12.2021 günlü ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı Kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile talep edilen katkı payı tutarına ilişkin işlemin incelenmesi;
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, davacıdan 2020 yılına ilişkin olarak hidroelektrik kaynak katkı payı tutarı olan 48.187.974,78 TL’nin ödenmesinin talep edildiği, söz konusu tutarın ise K2 değeri olarak dava konusu edilen 04.04.2020 tarih ve 31089 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı ile belirlenen 2007 yılı TORETOSAF değeri dikkate alınarak hesaplandığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen gerekçe ile, yargı kararı üzerine 2007 yılına ilişkin olarak yeniden hesaplanan TORETOSAF değeri hukuka uygun bulunduğundan, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile talep edilen katkı payı tutarına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/05/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın ve davalı idarelerden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilleri Av…. ile Av. …’un, diğer davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili Av. …’nin geldikleri, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirket lisanssız elektrik üretimi yapmaktadır.
… no.lu üretim lisansı kapsamında Aslancık Barajı ve HES üretim tesisinde elektrik üretimi gerçekleştiren davacı şirket, 21/02/2007 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından gerçekleştirilen katkı payı toplantısına katılarak sonrasında 17/01/2008 tarihinde Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma’yı (SKHA) imzalamıştır.
SKHA’nın 28. maddesinde, davacı şirketin, kWh başına 6,05 kuruş katkı payı ödeyeceği, bu katkı payının K güncelleştirme katsayısı ile güncelleneceği, K katsayısının K=K1/K2 olarak hesaplanacağı, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılındaki TORETOSAF değeri olduğu, K2 değerinin ise teklif yılındaki TORETOSAF değeri olduğu kurala bağlanmıştır.
DSİ Genel Müdürlüğünün 20/01/2015, 20/01/2016 ve 17/01/2017 tarihli yazıları ile talep edilen hidroelektrik kaynak katkı payı tutarına ilişkin işlemler ile bu işlemlere dayanak K2 değerine esas 2007 yılı TORETOSAF belirlenmesine yönelik 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davalarda; Dairemizin 17/12/2019 tarih ve E:2016/653, K:2019/4365 sayılı; E:2017/386, K:2019/4367 sayılı ve E:2016/3542, K:2019/4366 sayılı kararlarıyla 2007 yılı TORETOSAF’ın belirlenmesine yönelik 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul kararının iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 15/09/2021 tarih ve E:2020/1534, K:2021/1472; E:2020/2188, K2021/1474; E:2020/1142, K:2021/1473 sayılı kararları ile onandığı, bilahare davalı idarece, iptal kararlarının uygulanmasına yönelik olarak yeniden hesaplama yapıldığı ve dava konusu 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Kurul kararıyla 2007 yılına ait TORETOSAF’ın 10,07 kr/kWh olarak belirlenmesi üzerine davacı tarafından 20/04/2020 tarihli dilekçeyle değerin hatalı hesaplandığı gerekçesi ile yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Daha sonra, DSİ tarafından … tarih ve … sayılı yazı ile, davacının 2020 yılında üretilen elektrik enerjisi karşılığında ödemesi gereken katkı payı tutarı gönderilerek ödeme yapılması talep edilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından 2020 yılı katkı payı ödemesi hesabında kullanılan TORETOSAF 2007 yılı değerinin yüksek hesaplandığından bahisle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme dayanak K2 değerine esas 2007 yılı TORETOSAF’ın belirlenmesine yönelik 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN :
Davalı idarelerin usûle ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 138. maddesinin 4. fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Kurul kararı ile belirlenen 2007 yılı TORETOSAF açısından yapılan inceleme:
Aktarılan mevzuat uyarınca, idarenin, bir işlemin iptali yolundaki yargı kararının gereklerini aynen ve geciktirmeden yerine getirmesinin zorunlu olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tâbi olan idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmek ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin de bir gereğidir.
İdare iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak ve iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukukî durumun geçerliğini sağlamak zorundadır. Bu nedenle, idarenin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda “takdir yetkisi”ne sahip olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarenin bu alandaki yetkisinin “bağlı yetki” niteliğinde olduğu açıktır.
Diğer yandan yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerekmektedir. İdarî yargı kararlarının uygulanması sırasında, kararın hüküm fıkrasıyla birlikte gerekçelerinin de gözetilerek işlem tesis edilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Dairemizin anılan iptal kararlarında, Kanun’da yer alan tanım incelendiğinde, “yılı içerisinde uygulanan toptan satış fiyatlarının ortalaması” ifadesinden, TORETOSAF’ın belirlendiği dönemden ileriye doğru gerçekleşmesi muhtemel tahmini bir değer olmadığı, yıl içerisinde gerçekleşen bir değeri ifade ettiği, bunun dışında TORETOSAF’ın hesaplanmasında dikkate alınacak veriler ve bu verilerin hesaplama ağırlıkları açısından EPDK’ya takdir yetkisi verildiği, bu durumda, hesaplamaya dâhil edilen verilerin bir kısmının fiilen gerçekleşen, bir kısmının ise tahmini değerler olarak dikkate alınması suretiyle tespit edilemeyeceği gerekçelerine yer verilmiştir.
Dairemizin iptal kararları üzerine, davalı EPDK tarafından, 2007 yılında dikkate alınan verilerin değerlendirilerek, serbest tüketicilere yapılan satışların toptan satış faaliyeti olarak değil, nihai tüketiciye satış olarak değerIendirildiği, söz konusu satışların, şirketler arasında yer alan ikili anlaşma hükümleri ve alış miktarları ve şirket ikili ilişkileri çerçevesinde değişebilmesi nedeniyle, yapılan hesaplamada kullanılmasının yerinde olmayacağı, diğer taraftan toptan satış faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek dengeleme ve uzlaştırma piyasası kapsamındaki faaliyetlerin dikkate alınması gerektiği sonucuna varılarak ilgili fiili gerçekleşme verilerinin EÜAŞ ve TEİAŞ ‘tan talep edildiği, buna göre;
EÜAŞ tarafından TETAŞ’a yapılan satışların TETAŞ’ın dağıtım şirketlerine veya doğrudan tüketicilere yaptığı satışlarda kullandığı enerji olduğu değerlendirilerek hesaplamada oluşabilecek mükerrerliği engellemek amacıyla dikkate alınmaması gerektiği,
TETAŞ’ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) kapsamında yaptığı alımların, piyasa koşullarından farklı olarak dönemin koşullarıyla yapılan alım garantili anlaşmalar olması ve alım fiyatlarının olması gereken piyasa fiyatlarından farklılaşması nedeniyle söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği,
TETAŞ’ın iletimden bağlı tüketicilere yaptığı satışların nihai tüketicilere yapılan satışlar olması nedeniyle toptan satış faaliyeti kapsamında olmadığı, söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği,
TETAŞ tarafından yapılan elektrik ithalat ve ihracat faaliyetinin “yılı içerisinde ülkede uygulanan” tanımına girmediği, milli sınırlar içerisinde oluşan arz ve talep ile doğrudan ilişkili bir fiyat olmaması ve ülke ortalama elektrik toptan satış fiyatına ilişkin sinyal niteliğinde bir fiyat teşkil etmeyeceği düşünüldüğünden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiği,
KCETAŞ dâhil 21 dağıtım şirketinin EÜAŞ ve TETAŞ’tan yaptığı alımların toptan satış faaliyeti olduğu ve hesaplamaya dâhil edilebileceği,
TETAŞ tarafından Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM)’nde yapılan satışların toptan satış niteliği teşkil etmesi sebebiyle dikkate alınabileceği,
Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasasında (DUP) yapılan 0 ve 1 kodlu Yük Alma (YAL) ve Yük Atma (YAT) talimatlarının, sistemi dengede tutmak gayesiyle yapılan faaliyetlerin toptan satış faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği,
DUP’ta yapılan alış ve satışlar çerçevesinde dengesizliğe esas enerji ve bunlara ilişkin tutarların toptan satış faaliyeti olarak değerIendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği” sonucuna varılarak daha önce 2007 yılı hesaplamasında dikkate alınmayan DUP’ta gerçekleşen YAL ve YAT işlemleri ile dengesizlik borç ve alacak tutarlarının, TETAŞ’ın PMUM’da yaptığı satış işlemlerinin toptan satış faaliyetine esas olduğu değerlendirilerek hesaplamada dikkate alındığı anlaşılmıştır.
Gerek 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda (6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile başlığı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun şeklinde değiştirilmiştir.) gerekse 6446 sayılı Kanun’da toptan satış, “elektriğin tekrar satış için satışı” şeklinde tanımlandığından, hesaplamada kullanılan verilerde serbest tüketicilere yapılan satışların da dikkate alınması gerektiği yönündeki iddia geçerli görülmemiştir.
Kullanılan diğer veriler açısından ise, yukarıda anılan iptal kararlarında da vurgulandığı üzere, TORETOSAF’ın, yalnızca hidroelektrik katkı payının güncellenmesinde katsayı olarak kullanılmak için değil elektrik piyasasında farklı işlevleri bulunması nedeniyle de hesaplandığı dikkate alındığında, EÜAŞ ve TEİAŞ’tan talep edilen ve fiilen gerçekleşen verilere dayanılarak yapılan hesaplama; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulmasında düzenleme ve denetleme yapmakla görevli davalı EPDK’nın kendisine Kanun ile verilen takdir yetkisi sınırları içinde kalmaktadır.
Öte yandan, 26/04/2021 Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümü iki öğretim üyesi tarafından hazırlanan ve 26/04/2021 tarihinde dosyaya sunulan 13/04/2021 tarihli “Teknik Rapor” başlıklı uzman görüşü incelendiğinde, raporda davacının iddiaları doğrultusunda piyasa işlemleri ve fiyat oluşumuna yönelik görüşlerin olduğu görülmektedir. Elektrik piyasası, birden fazla faaliyetin farklı aktörler tarafından yürütüldüğü çok taraflı bir piyasadır. Piyasada yer alan tarafların, kendi kuruluş amaçları doğrultusunda faydalarını en yüksek seviyede tutma çabası içinde olmaları ekonomik ilkelerle uyumludur. Ancak, Teknik Rapor’da ileri sürülen görüşler, davalı EPDK’nın kendisine kanunla verilen elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulmasında düzenleme ve denetleme yapma görevi kapsamındaki takdir yetkisi içinde kalan konulardan oluştuğu görüldüğünden, Kurul kararını hukuken kusurlandıracak mahiyette olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile talep edilen katkı payı tutarına ilişkin işlem açısından yapılan inceleme:
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, davacıdan 2020 yılına ilişkin olarak hidroelektrik kaynak katkı payı tutarı olan 48.187.974,78-TL’nin ödenmesinin talep edildiği, söz konusu tutarın ise K2 değeri olarak dava konusu edilen … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile belirlenen 2007 yılı TORETOSAF değeri dikkate alınarak hesaplandığı görülmektedir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi” başlıklı 29. maddesinde yer verilen, DSİ’ye ödenmesi gereken hidroelektrik katkı payına dair “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” kuralı uyarınca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın anılan kanun maddesi ile kendisine verilen yetkiyi Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’i yayımlayarak kullandığı ve bu Yönetmelikte DSİ’ye her yıl ödenmesi gereken hidroelektrik kaynak katkı payının güncellenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Kaynak katkı payının güncellenmesinin sebebi elektrik piyasasında gerçekleşen fiyatlar üzerinden gelir elde eden şirketin ödeyeceği hidroelektrik kaynak katkı payının da bu fiyatlar uyarınca güncelleme yapılarak belirlenmesidir.
Davacı ile DSİ arasında imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşması (SKHA)’nın 28. maddesinde, davacı şirketin, kWh başına 6,05 kuruş katkı payı ödeyeceği, bu katkı payının K güncelleştirme katsayısı ile güncelleneceği, K katsayısının K=K1/K2 olarak hesaplanacağı, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılındaki TORETOSAF değeri olduğu, K2 değerinin ise teklif yılındaki TORETOSAF değeri olduğu kurala bağlanmıştır.
15/06/2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile getirilen yeni düzenleme sonrasında davacı şirketin (21/02/2015 tarihinden önce imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında) kaynak katkı payı ödemeleri güncellemelerinde kullanılan K katsayısının hesaplanmasına ilişkin formülde (K=K1/K2), K2 değeri davacı şirket için sabit bir değer olan teklif yılındaki TORETOSAF değeri olarak korunurken, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatı şeklinde uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, yeni Yönetmelik ile katkı payı güncellemesine ilişkin maddede değişiklik yapılarak TORETOSAF değeri yerine yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının getirildiği, ancak Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan anlaşmalar için TORETOSAF’a göre güncelleme yapılmasına devam edildiği, uyarlama ilkesi gereğince hesaplamada piyasa takas fiyatının kullanılmasının gerektiği iddia edilmektedir.
Güncelleme katsayısı olarak yıllık aritmetik piyasa takas fiyatının kullanılmasına ilk kez 2015 yılında yapılan yönetmelik değişikliğinde yer verildiği, bu tarihten önce yapılan kaynak katkı payı toplantılarının ise TORETOSAF değeri üzerinden güncelleme yapılacağı kuralı uyarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Kaynak katkı payı güncellemelerinde kullanılan K2 değerinin teklif yılında gerçekleşen değer olarak bir kez belirlendiği ve bir daha değişmediği dikkate alındığında, kaynak katkı payı toplantısı tarihinde toplantıya katılanların tekliflerini hazırlarken göz önüne aldıkları, davacı tarafından TORETOSAF değerinin güncellemede kullanılacağı bilinerek teklif verildiği, K2 güncelleme değeri olarak belirlenen ve tanımı belli olan TORETOSAF değeri yerine sonradan bir başka değerin kullanılması için değişiklik yapılması, yapılan yarışmada başlangıç şartlarının değiştirilmesi anlamına geleceğinden hukuken kabulü mümkün değildir.
Nitekim, davacı tarafından benzer iddialarla 15/06/2019 tarih ve 30802 Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesi ile Yönetmelik’in Ek-1’inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma’nın 40. maddesinin iptali istemiyle açılan dava Dairemizin 28/12/2021 tarih ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Bu nedenle, yukarıda yer verilen gerekçe ile, yargı kararı üzerine 2007 yılına ilişkin olarak yeniden hesaplanan TORETOSAF değeri hukuka uygun bulunduğundan, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.